SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yazık etmeyin bu güzel oyuna

9 Şubat 2017

Futbol; dostluk, sevgi, barış, kardeşliktir. Klişe olarak görülen bu cümleyi anlamaya ve uygulamaya o kadar çok ihtiyacımız var ki…

Sahalarımızda sevgi, dostluk, kardeşlik ortamını ne kadar sağlayabiliyoruz? Yahu, futbol sahada oynanır ancak medyanın da içinde bulunduğu spor unsurları bu güzel oyunu sahadan çıkarmak için elinden geleni yapıyor.

Alın size son örneği Beşiktaş- Fenerbahçe derbisi…

Derbi öncesi kulüp başkanlarının karşılıklı demeçleriyle maç başladı aslında. Ortam gerildikçe gerildi. Fenerbahçe, tecrübeli isimleriyle bu gergin atmosferi iyi yönetti, Beşiktaş yönetemedi.

Kırmızı kartlar, kavgalar, itişkakışlar, rakip futbolcunun boğazına sarılan teknik adamlar, sahaya atlayanlar, atılan yabancı maddeler, tuzağa düşenler, düşürülenler…

Maç biteli 4 gün oldu, kaç kişi Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'nin sergilediği futboldan bahsetti?

Fenerbahçe'nin Beşiktaş'a karşı bu sezon 161 dakika sonra kaleyi bulan ilk isabetli şutunda gol atması üzerine bir kritik okumadım.

Beşiktaş'ın kırmızı karta kadar oyunun hâkimi olmasına rağmen ceza sahasına girememesini kim irdeledi?

Maç sonu Fikret Orman çıktı, önce ‘Süt kupası' dedi, sonra ‘Efendi' sezonunda Beşiktaş'ın böyle gerginliklere karışması nedeniyle özür diledi.

Dün Şekip Mosturoğlu, “Özrü kabul ediyoruz, bu ortamda katkımız varsa biz de özür diliyoruz” dedi.

Şimdi soruyorum:

Siz futbolu yönetenler neden maç öncesi vermezsiniz bu mesajları? Bir araya gelmek, birlikte çay, kahve içmek, yan yana basın toplantısı yapmak, el sıkışmak bu kadar mı zor? Lafa gelince “Ezeli rakip, ebedi dostuz” diyenler bunu neden uygulamaz?

“Futbolumuzun marka değerinı arttırıyoruz, yayın ihalesi 500 milyon doları aştı” diye övünenler günü kurtarmak adına ortaya çıkardıkları kavga ve kaos ortamıyla bu ülkedeki futbol sevgisinin bitirildiğini hiç mi fark edemiyor?

Yazık etmeyin bu güzel oyuna…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek