SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Futbolumuzun kurtuluş reçetesi: Cavcavizm

Futbolumuzun kurtuluş reçetesi: Cavcavizm

Metin Gören yazdı...

İlhan Cavcav aramızdan ayrıldı… Futbolumuzun, cumhuriyetimizle yaşıt köklü takımı Gençlerbirliği'ni tam 39 yıl, beş ay ‘sorunsuz' yöneten bir başkanını yitirdi Türk futbolu. Çarpık yapılaşmanın kulübüne vereceği zararların matematiksel hesabını erken yapan futbol adamının, uzun yıllar içinde geliştirdikleri ‘Cavcavizm Felsefesi'nin ayak sesleri oldu. Borçlanarak büyümek yerine, üreterek ve kazanarak büyümeyi yeğleyen akıl, kırmızı-siyahlı takımı futbolcu üretim merkezi haline getirdi. Önce “tesis” dedi. Aynı paralelde altyapıyı geliştirdi. Yabancı transferleri, genç oyuncu, kendisine ödenen ücretini en az on katına çıkarabilecek oyuncu mantığıyla gerçekleştirdi. Dünyanın futbol merkezlerini hayatı boyunca dolaştı, yorulmadı.

Futbolcu seçiminde ülkenin koşullarını aklından çıkarmadı. Afrika seferinde Moşe, Khuse ve Kona'yı alarak tarih yazdı. 250 bin dolara transfer ettiği Kamerunlu Geremi'yi tam 5 milyon dolara dünyanın en büyük takımlarından Real Madrid'e satarak, futbol simsarların gözünü yuvalarından çıkardı. Üç büyüklere, güçlü takımlara Gençlerbirliği patentli nice oyuncuları milyon dolarlara sattı. Onlarca teknik direktörün işine son verdi. Yüzlerce yöneticiyle çalıştı, birçoğuyla anlaşmazlık yaşadı. Ona göre; bu denli değişimler moral motivasyondu. Ve kulüp gelirlerini sorumsuzca harcamadı, birikim yaptı. Parayı yerinde, zamanında ve gerektiğinde kullandı. Ve huzur içinde ve yönetici havasında gezenlere ve de medya kuşu olarak o kanaldan bu gazeteye uçanlara unutulmaz dersler vererek aramızdan ayrıldı…

Bir arzusu vardı, onu gerçekleştiremedi; takımını şampiyonluk kürsüsüne çıkaramadı. Sonrada üzülmediğini söyledi. Cevabı ise ondaydı; “Varımızı yoğumuzu harcayarak bir kez şampiyon olacaktık. Sonrada yokluk içinde kulübün kapısına kilit asacaktık. Ben bizim dükkan kapanmasın istedim…”