SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Aynaya bakma zamanı gelmedi mi?

25 Ocak 2017

Bu hafta hakemlerimizin bazıları ne yazık ki yine başarısızdı. Çakır, Özkahya ve Yankaya formsuzdu. Hele, hele ne olmuş H.Umut Meler'e? FIFA kokartını takmış ama kendisi yok olmuş. Arslanboğa, Ulusoy, Yıldırım ve Uğurlu maçlarında fena değillerdi.

Dünyanın sayılı hakemlerinden Cüneyt Çakır'ın pozisyonu oyuncuya sorması ömrü boyunca onunla birlikte yaşayacak. Doğruyu bulmak için hakemlik kurallarını, kişiliğini, kariyerini hiçe sayarak gördüğü, aslında doğru ya da yanlış değerlendirdiği durumda bile kendinden şüphe edip oyuncuya güvenip ona soruyor pozisyonu. O kadar kaçmış akılları bir yere, çaresiz kalmışlar. Verdikleri kararın arkasında duramaz, titrek olmuşlar. Bütün hakemler sanki şamar oğlanı olmuş, dayak arsızı gibi laf, söz, eleştiri arsızı olmuşlar. Hata yapmayayım derken daha beter bataklığa batıp daha çok hata yapıyorlar. Hakemlerin üstündeki baskıyı düşünebiliyor muyuz? Onları biraz anlamaya çalışsak olmaz mı?

İşin bir başka boyutu da var aslında. Hakemler ne kadar saf düşünceler içindeler ki, oyuncuya güvenip pozisyonu ona soruyor, ancak buna karşılık o oyuncular, idarecileri, futbol kamuoyu hakemlere güvenmeyip verdikleri her kararın altında bir bit yeniği arıyorlar. Bilinmeli ki bu bitlerin sonu da yoktur. Hakemlerimize biraz güvenelim. Bu duruma düşmelerinin tek sebebi belki sadece kendileri değildir! Aynaya bakmalıyız hepimiz! Başarı için her yolu mubah kılma anlayışıyla hareket etmeyelim. Herkes “Bu hakemlik işi yapılmaz” diyor. Kim yapacak bu işi? Biraz rahat bırakalım bu çocukları. Hakemlerin arkasında taraftar topluluğu da yok. Vur, vur nereye kadar? Savunmasız, küçük bir grup olan hakemlerin vakti geldiğinde gücü de ağırlığı da çok büyük olur, köşeye çok sıkıştırmamak gerekir hakemleri! Uygulanan mobbing, aşırı eleştiriler nedeniyle maçlara çıkmazlarsa ya da bu şekilde her maçı perişan ederlerse bu işten takımlarımızın ve futbolumuzun zararlı çıkacağı kesindir. Hakemleri bu güvensiz ortamdan kurtarmalıyız ki onlar da İsa'ya, Musa'ya yaranmak için çalışmayı bıraksınlar. Yanlış yollara sapmayı, hatalarını düzeltmek adına başka yanlışlar yaparak adaleti adaletsizce sağlamayı düşünmesinler.

Belki diyeceksiniz ki bizlerin, bu mubah (!) davranışlarına rağmen hakemler işlerini doğru dürüst yapsınlar. Olmuyor işte yapamıyorlar. Bu hakemler gitsin ötekiler gelsin, MHK yönetimi değişsin mantığıyla olmuyor, hep daha kötüye gidiyor. Futbolumuzun üzerine bir çığ gibi düşüyor hakemlerimiz. Hepimiz altında kalıyoruz. Çığın altına elimizi sokup hakemlere yardım etmeliyiz. Başarı ve ekranda daha çok para kazanma yolunda hakemlerimizin üzerlerine acımasızca basarak kendimize basamak yapmaktan vazgeçmeliyiz artık.

Bu işte gelmiş, geçmiş MHK'ların yanlışları yok mu? Çok fazla var onlara da ciddi reform gerekiyor. Bu işlerin çözümü aslında çok fazla da zor değil.

Düşmanlarımız değiller hakemler. Futbolcular gibi hakemlerimizin de bizlerin evlatları olduğunu unutmamalıyız.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek