SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ankara'nın iliklere dek işleyen soğuk bir pazartesi gününde sımsıcak bir maç oynanıyor… Osmanlıspor (eski Ankaraspor) ile Beşiktaş saha ve hava koşullarına aldırış etmeden, mükemmel bir puan mücadelesi yapıyor. Beşiktaş taraftarları ile Osmanlıspor taraftarları arasında tatlı bir slogan rekabeti var. Siyah-beyazlı taraftarlar coşkularını giderek arttırıyor ve son ayların muhteşem “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” söylemiyle stadı adeta inletiyor. Bu anlamlı tezahürata, Osmanlıspor taraftarları ıslıkla protesto gösterisi yaparak karşılık veriyor. Anlamak olası değil. Yeniçeriler adı verilen ve mehter takımı eşliğinde gösteri yapan taraftar topluluğu bu ıslık protestosu ile neyi anlatmaya çalıştı? Biliyoruz, bildiğimizi onlar da biliyor. Ama ben bir kez daha belirtmekte yarar görüyorum:

“Ben de; Mustafa Kemal'in askeriyim.”

Anlatabildim mi?

OLMAYACAK İŞLER İÇİN YORULMAK

Kaynayan kazandı, fokur fokur. Ya da patlamaya hazır bir yanardağ gibi tanımlanabilirdi. Fitili ateşleyen de Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım oldu. Adanaspor karşılaşmasından sonra verdi veriştirdi, futbolumuzu yönetenlere. Hedef, yıllardan beri çözülemeyen denklem; hakemlerdi, çarpık futbol düzeniydi. Başkan, açıklamalarını beraberliğin verdiği sıkıntı yükünden kurtulabilmek için mi yapıyordu diye düşünürken, Yıldırım'ın geniş çaplı bir operasyonla, yeniden yeni isimlerle yola çıkılmasını işaret ettiği anlaşıldı.

Başlaması gerekli olduğu öne sürülen yeniden oluşumda Demirören'in yerine iki isim önerildi:

Rıdvan Dilmen ya da Göksel Gümüşdağ.

İkisi de hükümete ve Cumhurbaşkanı'na yakındı. Zaten koltukta oturan Demirören de adı geçenlere çok yakın değil miydi? İş alanı başka iken yakınlığını hizmete dönüştürerek sunabilmek adına tam iki gazete birden satın alan bir aileden söz ediyoruz. Bir koltukta üç karpuz, mümkün değil. Başkan Aziz Yıldırım bu savı ortaya atarken, ‘olmazların' olamayacağını bilmiyor muydu? Bence biliyordu. Baba ile oğul hakem Çakır'ların camiadaki etkinliklerini de biliyordu. Cüneyt kardeşimizin giderek yükselen konumunu da… Düdüklü imparatorların kamplara bölündüklerini de. Fenerbahçe Kulübü Başkanı ya da bir başka takımın yöneticisi bilmiyor muydu, bilinenleri. Ne değişti, ne değişecek? Bence; olmayacak işler için beyinsel yorgunluk, günümüzün futbol dünyasındaki egemen güçlere karşı başlatılan bir yel değirmeni savaşıdır.

MEHMET EKİCİ YANLIŞ EKTİ

Trabzonspor'un altyapısı Almanya'da oluşan oyuncusu Mehmet Ekici'nin gazetelerdeki demeçlerini beğenmedim: “Ofspor'da oynarım, Beşiktaş'a gitmem…” Kuşkusuz onun bileceği iş. Fenerbahçe'de oynamak istediğini de belirtmiş… Bu da güzel ama bir tarafı yaparken, öteki tarafı yıkma. Ekici kardeş; sözsel ekimin yanlış olmuş. Düzeltmelisin. Çünkü sen profesyonel bir oyuncusun. Dengeli bir duruşun olmalı.

GALATASARAY’DAN İKİ PORTRE

BRUMA: Son derece egoist bir oyuncu. Futbolun kolektif olgusundan yana değil. Topla; benden başkası oynamasın der bir görüntüde. Gol atabilmek için bireysel hareketleri gereksiz yapıyor ve de bunu başaramıyor. Çünkü gol olabilecek final vuruşları çok ama çok zayıf. Bruma; ya vuruş tekniği üzerinde özel antrenmanlar yapacak ya da asist dediğimiz gol paslarındaki becerisinin üzerine daha fazlasını koyacak. Portekizli; atmakla attırmak arasında bocalıyor.

RODRIGUES: Büyük reklam spotları eşliğinde ülkemize ayak bastı. Hollandalı oyuncunun futbolseverlere sunumu, bence biraz abartılı oldu. Ara transfer dediğimiz bir zaman diliminde ve futboldaki gücü bizden çok aşağılarda Yunanistan liginden atlayan Rodrigues; yanında veya arkasında oynayan ‘Yaratıcı' oyuncuların kontrolünde beklenilen düzeye çıkabilir. Genç oyuncu, kenar çizgiye yakın kulvarlarda, çok kıvrak, savunmayı kolay geçebilecek becerilere sahip, süratli ama yardıma mutlaka ihtiyacı olan bir oyuncu konumunda.

YETER ARTIK Q7

Portekizli Ricardo Quaresma, Osmanlıspor karşılaşmasında yine çıldırdı. Şenol Güneş oyunun yetmişinci dakikasında oyundan aldı diye eldivenlerini sinirli bir şekilde çıkardı sahaya attı ve soyunma odasının yolunu tuttu. Ulu önder Atatürk ne demişti: “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim…”

Yayınlanma Tarihi:09:33,