SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Yazarlar Fenerbahçe – Kardemir Karabükspor maçını yorumladı

Yazarlar Fenerbahçe – Kardemir Karabükspor maçını yorumladı

Fenerbahçe'nin Kardemir Karabükspor'u 5-0 yendiği maçı yorumlayan yazarlar, hakem Fırat Aydınus'un yönetimini eleştirdiler.

Selçuk Dereli (Sözcü): Maçta bir hakem komedisi yaşandı. Fırat Aydınus verdiği ve vermedikleri ile Fenerbahçe-Karabükspor mücadelesinin önüne geçti. Öylesine ilginç kararlar verdi ki, çok tartışılacak. Dengede giden maçın tek kelimeyle ahengini bozdu. Maçın içinde faul vermeyip devam ettirdiği pozisyonun aynısına Karabük ceza alanında penaltı düdüğünü üfledi. Böyle ağır bir karar olur mu? Bu kadar tecrübeye sahip bir hakemin bu düdüğü çalması hayret verici.

Ilgaz Çınar (AMK): Fenerbahçe’nin esas problemi, sahada yakalayamadığı birlikteliği tribünde de kaybetmiş olması. Tribün, oyunu ve oyuncuyu itme konusunda yetersiz kalınca, Fenerbahçe’nin ‘kolektif emek’ ile ilgili sıkıntısı ve zaafı da kabak gibi ortaya çıkıyor.

Argun Darıcı (Korkusuz): Fenerbahçe, nasıl kendi sahasında oynuyor? Seyirci türübünde yarım, haliyle oyunun başında Fener oyuncularının kalbi sahada yarım. Fenerbahçe bu yarım kalbiyle önceki haftaların istikrarlı ve başarılı takımı Karabük karşısında topa daha çok sahip olup klasik 4-3-3 dizilişi ile atak oynadı. Oyunun kontrolünü elinde tuttu Fener. Lens’in etkili girişleri, Topal’ın ileri üçlüye yoğun desteği 17. dakikada meyvesini verdi.

Ahmet Çakar (Sabah): Türk futbolunda bana bundan sonra bir çok şeyin rahmani olduğunu anlatmasınlar… Geçen hafta Fenerbahçe, Bülent Yıldırım’ın Konya lehine çalmadığı bir penaltı sonrası galip geldi. Dün gece de Fırat Aydınus sahne aldı. Adeta Fenerbahçe’nin yeni başkan adayı ya da hamisi edasıyla ilk 20 dakikada maçı bitiriverdi. Hangi Fırat Aydınus’tan bahsediyorum biliyor musunuz? Hani şu geçen hafta Galatasaray- Trabzon maçını yöneten. Orada Podolski omzundan tutulup, düşürülüyor, Fırat Aydınus “devam” diyordu. Dün gece ise çok daha hafifi bir pozisyonda “cart” diye penaltıyı verdi.

Güntekin Onay (Vatan): Zor geçmesi beklenen maçı F.Bahçe büyük bir farkla kazandı. Seyirci uzun bir aradan sonra evine mutlu gitti. Maçı izlemeyen birisi F.Bahçe'nin harika bir futbolla gol şov yaptığını düşünür doğal olarak. Ancak ilk yarıda sahada istediklerini yapamayan ve oyun olarak rakibine üstünlük kuramayan bir F.Bahçe vardı.

Erman Toroğlu (Fotomaç): Evet F.Bahçe, Karabük’ü yendi. Hem de 5 golle. “Penaltı ağırdı, oyuncu eksildi” falan diyebilirsiniz. Penaltı, penaltıydı! Sebebi, Karabüklü Skulason, Mehmet Topal daha havaya çıkarken koluyla omuzundan aşağı basıyor. Bunun adı faul. Bu ceza alanı içinde olduğunda da penaltıdır. Bu kadar net! Karabüklü oyuncu, F.Bahçeli oyuncu daha kafaya çıkmadan omuzuna basıyor. Bu net bir penaltı. Benim söyleyeceğim bunlar değil. Hakemin çaldığı düdükler, verdiği kartlar, bir de vermediği kartlar var. İzleyin tüm 90 dakikayı aynı pozisyonların birinde kart verildiğini, diğerinde kart verilmediğini görürsünüz. Veya rakibin suratına koluyla darbe atan adamın ikaz bile edilmediğini göreceksiniz. Neyse bu işin bir tarafı. Şimdi geçelim öbür tarafına…

Attila Gökçe (Milliyet): Fenerbahçe için sezon başından beri kıyamet borusu çalanlar, en ağır eleştirilerle Başkan'a, Teknik Direktör'e ve futbolculara yüklenenler, herhalde susmaktadır artık. Rakiplerinden 8 puan geriye düşen takım, dünkü oyunu ve skoru ile kötü günlerin sayfalarını yırtıp atmıştır. Zirve yarışına katılmış ve kendini göstermeye başlamıştır.

Feyyaz Uçar (Fanatik): Böylesine çeşitliliğe sahip bir kadronun sıralamadaki yeri üzücü. İkinci yarının başında topla rakip sahaya katetme arzusu Fenerbahçe'nin yapabileceklerini ortaya koydu. Özellikle sağ kanadın kullanımı skorun artmasındaki en büyük etken. Şener'in her bindirmesi bereketli. Çünkü Lens bu bindirmeleri göz ardı etmiyor. Basit bir ayak içi pas ile takım arkadaşlarını pozisyona sokabiliyor. Arkadaşlarına pozisyon hazırlamakta bir diğer usta da Van Persie. Attıklarının yanında attırdıkları da dikkat çekici. Yeter ki fizik kapasitesi yeterli olsun. Yapabileceklerinin sınırı yok.

Ercan Güven (Milliyet): Rakip çılgın planlar yapıp Kadıköy'de Fenerbahçe'yi batırmaya niyetlenirken, hatta on kişi kalınca bile bu niyetinden caymayıp felaketi iliklerine kadar yaşarken, Fenerbahçe yavaş yavaş hızlanarak doğru dürüst bir zafer kazandı dün gece… Sekiz haftadır sesi soluğu çıkmayan büyük makinenin burun verip hayata dönüşü çok gürültülü oldu doğrusu. Yüzmeye devam ederse, bakarsınız yine liderlik eder Süper Lig donanmasına.

Gürcan Bilgiç (Sabah): Fenerbahçe’yi farklı skora taşıyan mükemmel oyunu değil. Rakibin maçtan vazgeçmesini sağlayan ikincisinin ardından, önemli oyuncularının tekrar rol almaya karar vermesidir. Lens ve Volkan Şen’den bahsediyoruz elbette. Adam eksilten oyuncunun ne kadar değerli olabileceğini ispat ettiler hepimize. Hem takım yardımlaşması içinde kalıp, hem de bireysel olarak risk almaları büyük kazançtı. Bunu tabelada da gördük zaten.

Deniz Çoban (Fanatik): Maçın 17. dakikası oynanırken Karabükspor ceza sahası içinde Mehmet Topal-Skulason ikili mücadelesine penaltı verdi. Futbol temas oyunudur. Oyuncular ikili mücadele içerisindeyken birbirlerine temas ederler. Bu temaslar her zaman penaltıyı gerektirmez. Bu pozisyonda da Skulason, Topal'a penaltıyı gerektirecek bir müdahalede bulunmamış; eliyle rakibini çekmemiş, ayağıyla Topal'a onu düşürecek bir temasta bulunmamıştı.

Engin Verel (Akşam): Mehmet Topal'a yapılan ve alakası olmayan penaltıdan sonra Aydınus'a geçen haftaki Galatasaray-Trabzon maçında Podolski'ye yapılan harekette penaltı vermeyen, ancak dün akşam yoktan var edilen penaltı ve sonrasındaki Dany ve Ceyhun Gülselam'a göstermiş olduğu itirazdan dolayı sarı kartlara anlam vermek çok zor değildi. Ne yapacaklardı? Bu penaltı sonrası seni tebrik mi edeceklerdi. Ve 10 dakika sonra Lens'e faul mu değil mi flu olan bir pozisyonda ikinci sarıdan kırmızı kartla Ceyhun'u oyundan atıp rakibi 10 kişi bıraktı. Bundan sonra artık Fırat Aydınus için her şey rahattı.