SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Agresiflik sorunu

İstanbul'un sert soğuğundan, Adana'nın yumuşak sıcaklığına indik. Adana 5 Ocak Stadı'nda maçın dakikaları ilerledikçe, Galatasaray'ın Adana sıcağını özümsemiş yumuşak bir takım haline dönüşümüne tanıklık etmek zorunda kaldık. Adanaspor ligin yeni ekibi, mütevazı ve kısıtlı bir kadro ile belli ki ligde tutunmak için didinecek. Vasat bir takım anlayacağınız. Adana, Galatasaray'dan daha yumuşak, bu yüzden oyunu domine eder gibi görünen taraf sarı-kırmızılı oyuncular oldu.

Türkiye'nin adı ‘Süper', kendi ‘vasatın dibi' görünümündeki liginde genel olarak futbol topu saha içinde 50-55 dakika ortalamasında hareketli kalıyor. Düşünün ki, Galatasaray bu zamanın yüzde 80'ini yana ve geriye oynayarak, kendini pasifize ediyor.

Ne denli kaliteli olsanız, ne denli deneyimli olsanız, üstüne güçlü de olsanız bu şampiyonluk için yetmez. Riekerink'in ekibi agresif değil. Bruma dışında rakibin üstüne giden yok. Orta alanda Selçuk İnan'ın da topla ileri yürümesi gerek. Ancak kaptan baskı altında riske giremiyor; ‘Ya kaybedersem' diye. Tolga Ciğerci güçlü, topla ilerleyebilir, ancak bunu yapmıyor. Takımda bir tek agresif Podolski var, O da kendisini anlamayan arkadaşlarına kızgınlık ve tepki düzeyinde bir agresiflik içinde. Ben Eren Derdiyok'un yerinde olsam, kafayı yerim. Golcüsüne pozisyon üretemeyen naif bir takım Galatasaray.

BU KEZ FİŞEK GİBİ VURDU

Riekerink kendi kişiliğine benzer; kibar, efendi, topla iyi oynayan ama agresiflikten uzak bir takım oluşturmuş durumda. Bu takım agresif olmaz ise hedefe varamaz. Bruma ile biraz heyecanlanır, Podolski ile arada vay be dersiniz. Sabri ile komedi dram tarzında duygulara bürünüp, finalde bu takımdan sıkılırsınız.

G.Saraylı oyuncular uyuşuk futbolun bir sonuç getirmeyeceğini sonunda fark edip, hareketlendiler. Bruma bu kez hızı ile değil, fişek gibi vuruşu ile kilidi çözdü. Adana'daki G.Saray gelecek için pozitif görüntü vermedi.

Yazarın Diğer Yazıları