SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İki farklı yarı

Maç öncesi taraftar ve spor kamuoyu Fenerbahçe kadrosunu gördüğünde oldukça şaşırmıştı. 4-4-2 formasyonunda Hasan Ali, önünde İsmail Köybaşı yer almış, orta saha Souza ve Topal'a bırakılmış gibi gözükse de esasında durum farklıydı. Fenerbahçe'nin mevcut kenar oyuncuları 4-3-3 ve varyantlarını oynayabilir lakin bu kurguda Advocaat'ın planını aksatabilirdi.

Hasan Ali-İsmail ikilisi teoride ve pratikte SkubicÖmer Ali etkileşimini neredeyse sıfırlarken, İsmail bir diğer düşünceyi de hayata geçirdi. İsmail'in ilk yarı boyunca sahada adım attığı ve topla buluştuğu noktalar sol önden ziyade bir orta saha oyuncusunun ısı haritasını işaret etmekteydi. Advocaat, kurgusu ve kurguda İsmail'e verdiği görev ile fark yaratan adam olmayı ilk 45 dakikalık dilimde başardı. Aykut Kocaman'ın takımı ise aşina olduğumuz kurgusu ile sahada yer aldı. Kuşkusuz ki Vukovic'in yokluğu, Konyaspor'un saha içi dengesini olumsuz etkiledi. Abdülkerim, Fenerbahçe'nin kazandığı penaltıda bir futbolcunun sadece oyunu değil, geometri vb. pozitif bilimlere yatkın olmasının gerektiğini bir kez daha gösterdi. Normalde Lens'in ilk hareketinden sonra doğru pozisyon alsa ve Lens'i temas etmeden dışa yönlendirse, pozisyon tehlike yaratmadan sona erecekti.

2. yarıya damga vuran ise Aykut Kocaman'ın cesur değişiklikleri oldu. Lens'in henüz 90 dakikalık oyuncu olmaması, kulübenin başlangıç kurgusuna uyacak kollektif birlikten uzak olması, F.Bahçe'nin en büyük sıkıntısıydı.

Bu maçı skordan bağımsız konuşmak, yorumlamak gerekir. İlk 45 Advocaat, ikinci 45 ise Aykut Kocaman'ın damga vurduğu, stratejik olarak bence harikulade bir maç izledik…

Yazarın Diğer Yazıları