SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Lukas girdi maç döndü

Lukas girdi maç döndü

Bora ERDİN yazdı...

Futbolseverler gündüz maçlarını o kadar özlemiş ki; karısını, sevgilisini, çocuğunu alan Ali Sami Yen'deki koltukları doldurup statlarını bayram yerine çevirmişti. Galatasaraylı taraftarlar bir yandan takımlarını desteklerken namağlup unvanını kaybetmek istemeyen ‘Riekerink Bey'in kadro tercihlerini de eleştirmeye başlamıştı. Açıkçası Yasin ve Sabri ısrarı bizim olduğu kadar taraftarları da şaşırtmakta.… Antalyaspor öyle hafife alınacak bir takım değil, Galatasaray da evinde ‘Aslan'.… Böyle olunca ilk on beş dakika rakibi boğan adeta sahasına mahkûm eden bir Galatasaray, temkinli oynayan Antalyaspor vardı. Ne var ki, kaleye çekilen ilk şut gol oldu hem de ceza sahasında altı oyuncu varken, misafir takım iki oyuncusu ile pozisyon buldu.

Golden sonra 8 şut çeken Galatasaray çerçeveyi bir türlü tutturamadı. İsabetli pasları ve atağın kanadını hızlı değiştirme konusunda on üstünden dokuz puan verilecek bir performans izledik. Eto'o hakikaten bitmiş. Oyuna sonradan girdi ama eski günlerini arattı. Selçuk İnan'ın frikikten attığı gol maçın kırılma anıydı. Hem tribünler bağrına bastı hem de “Ben bu takımın kaptanıyım” dedi. Galatasaray böylece geriye düştüğü maçları çevirme becerisini yeniden kazandı. Gole kadar taraftarlar bir an olsun susmazken 40 bin 812 taraftar 12 numaralı formayı giymiş gibi desteğe devam etti. Ve Lukas Podolski…şüphesiz maçın kahramanı ve attığı goller ile galibiyetin mimarlarından oldu. Bu galibiyete rağmen sormadan geçemeyeceğim: “İlk yarıda sahada hangi Galatasaray vardı?”