SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Futbol yaşının emeklilik sürecinde, Türkiye gibi profesyonel futbolun cenneti bir ülkede milyon dolarlarla yatıp kalkmak, 35 yaşındaki Samuel Eto'o'nun özelidir… Antalyaspor gibi açılırsa boğulacak, kemer sıkarsa düşecek bir kulübün, ünlü bir yıldıza forma giydirebilme hevesi, (yediğin hurmalar, daha sonra tırmalar) söyleminin satırbaşıdır… Eto'o'ya bir şey olmadı, olmazda… Transferi gerçekleştiren sayın başkan da parasını alır, çekilir kenara…Ortada kalan adı profesyonel, yaşam ve işleyiş biçimi ne yazık ki; amatör bir kulübün borç bataklığında dibe doğru gidiş rotasıdır..Eto'o'nun Beşiktaş'la flörtü, mazisi başarılarla dopdolu bir oyuncunun caka atmak, bu yaşta da olsa para kazanabilmenin gerçeğidir…Ama; bizim konumuz Eto'o değil…Kanayan yaraya tuz basmak da değil..

Bugün; özellikle Anadolu kulüplerinde başlayan ve giderek yoğunlaşan, yabancı ya da yerli oyuncu transferlerinin, parasal olgunun çizmeyi geçen çizgisi, geriye dönüş, hatalardan ders çıkarmak gibi mantık felsefesinin çok dışındadır…En somut örnek son beş yılın Karadeniz Fırtınası Trabzonspor'dur.. ‘'Alalım, alalım.. Onu da alalım, yetmez daha fazlasını alalım.” gibi dur durak bilmeyen hırs, mazi parlaklığı güneş gibi ışıl ışıl bir takımı bakınız ne hale getirdi?.. Parasal güçleri kısıtlı diğer kulüplerden söz etmiyorum… Canınız sıkılır..

Korkuyorum; futbolumuz adına, kulüplerimiz, hevesli insanlar adına korkuyorum… Profesyonel yönetimleri taçlandırmamış kulüpler, ne yazık ki; asansör takımları olur…Çare ? Kuşkusuz Amerika'yı yeniden keşfetmek değildir… Çare; dünyanın en büyük yıldızları nereden gelmişse, oraya rota tutmaktır… Bizim posası çıkmışlarla işimiz olmamalıdır..

FENERBAHÇE’DE SİSTEM

İngiltere'nin ünlü futbol adamı Alf Ramsey; ‘Bir takımın sistemini oyuncular oluşturur, teknik sorumlu da uygulatır'' demişti, yıllar öncesinde..

Sarı-lacivertli takımın yeni Teknik Direktörü Advocaat'ın göreve başladığından bu yana kafası çok karışık… Futbol oyununun, beyinlerin oluşturduğu üssü ikinci bölgedir (orta saha)… Yönlendirme, yaratma, gol pasları niteliğindeki final paslarının zarafeti, rakip atakta iken savunmaya yardım, markaj gibi futbolun olmazsa olmazlarının birikim alanı bu bölgedir…

Şimdi şapkamız önümüzde, düşünüyoruz… Salih, Ozan, Mehmet Topal.. Alternatif Alper.. Ya da ikinci bölgede oluşacak bir düzenle, iklimi değiştirmek.. Ozan'ın pas yüzdesi zayıf, Salih'in hücum sırasında kaptırdığı toplar çok tehlikeli, Mehmet Topal kesiyor ama dağıtamıyor… Advocaat çaresiz değildir, bekliyoruz..

TÜRK SPORUNDA FEDERASYON BAŞKANLARI

Özerklik yasası çıkmadan önce, devr-i iktidarların adamını atama yöntemi uygulanırdı, federasyon başkanları tercihlerinde.. Ve sıkı sıkıya talimat verilirdi; “madalya getirmezsen, koltuğun sallanır, haberin olsun..''

Böylesi bir mantık, yıllardan beri kemirdi Türk sporunu.. İçini boşalttı, hevesleri yok oldu genç yeteneklerin..

Gençlerimiz spor dışı başka alanlara kaydı. Okullarda spor dersleri kaldırıldı, spor giysilerinde markalar egemen olurken..

Devşirme spor literatürümüze girdi… Şike, doping gibi olumsuz sözcükleri öğrenir olduk… Şimdi; yeniden yapılanma diyorlar.. Desinler; ne yazar ?..

Ahh siyasiler ahh…