SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yazarlar G.Saray-Karabük maçını yorumladı

Yazarların, Galatasaray - Karabükspor maçı hakkındaki yorumlarını sizler için derledik.

Selçuk Dereli (Sözcü): Hakem Bülent Yıldırım, Karabük'ün penaltısını vermeyerek maçın kaderini etkiledi. Bu kadar açık ve net bir penaltıyı Bülent Yıldırım nasıl vermez? Buradan şunu da söylemek istiyorum, ilave çizgi hakem uygulamasını kaldıran Federasyonu da eleştiriyorum. Bu uygulama ilk maçta fiyaskoyla sonuçlandı. Bundan sonra da birçok maçta ilave çizgi hakem kalkmasaydı diyeceğiz.
Kadir Çetinçalı (AMK): Galatasaray, Prandelli ile Hamzaoğlu karışımı tuhaf bir sistemsizlik içinde. Çoğunlukla geri ve yana pas, oynar gibi gözüküyor; pozisyonları Karabük buluyor. Ne var ki, kalede Muslera aşk şarkısındaki gibi “Sen başıma gelecek en şahane şeysin”. Ligin yeni takımı ile sahanda oynadığın maçta, Muslera sahanın en iyisi ise hal ve gidiş sıkıntıda demektir.
Uğur Meleke (Hürriyet): G.Saray bireysel kalitesi iyi oyuncuları olan ve bunlar üzerinden sonuç alan bir takım. Sneijder gününde olursa zaten sorun yaşanmıyor. Wesley’in olmadığı maçlarda hep devreye giren adam Muslera oluyor. Artık bu yükün paylaşılması lazım. Elde eğer Sinan ve Bruma gibi hızlı, topu taşıyan oyuncular varsa ve bunları oynatıyorsan artık oyun planını buna göre değiştirmek zorundasın. Riekerink, öndeki dörtlüyü birbiri ile doğru oynamayı öğretmeli. Eğer Sneijder, Bruma, Sinan ve Eren arasında bu uyum yakalanmazsa Galatasaray’ın durumu geçen seneden daha iyi olmaz.
Mehmet Demirkol (Fanatik): İddiam o ki, Galatasaray’ın kalesinde Muslera değil başka bir kaleci olsa mutlak golü bulurlardı. Hayır Nando’nun alışık olduğumuz muhteşem kurtarışlar yapmasından değil, Muslerafobi’den. Rakip hücumcular karşılarında Muslera’yı gördüklerinde sağlıklı vuruş yapamıyorlarlar. Bu bir gerçek. ‘Atamam’ endişesi o vuruşu yaptırmıyor. Messi’yle karşı karşıya kalan kalecinin ruh haline benzer bir durum bu. Ve bu durum Galatasaray savunmasının en büyük silahı. Dün Galatasaray’ı ayakta tutan buydu.
İlker Yasin (Hürriyet): Eren Derdiyok uzatmanın uzatmasında attığı golle Galatasaray’ın derdini bitiremez. Riekerink, Pereira’dan sonra ikinci yolcudur... Yolcudur çünkü inanmıyor. Hem başaracağına hem de Galatasaray’ın teknik direktörü olabileceğine... Lige yeni çıkan Karabük önünde kariyersiz bir Igor Tudor’dan çok daha iyi kadroya sahip olduğunun farkına varamıyor, takımı formatlayamıyor ve yarışmacı bir teknik adam görüntüsü veremiyor. Bu nedenle bugün değilse de yarın gidecektir.
Ahmet Çakar (Sabah): Galatasaray hiç hak etmediği, iyi oynamadığı ve geleceğe yönelik hiçbir umut veremediği bir maçı şansıyla kazanıverdi. Karabük'e doğrusu çok yazık oldu. Görün bakın Karabük bu sene ligde çok önemli işler yapacak. Maçta seyirci olmayınca hakemlerin işi çok kolay ama Bülent Yıldırım, dün akşam affedilmez bir eyyam yaptı. 3 dakika uzatma verdi, uzatmada sakatlık ya da oyuncu değişikliği olmadı. Üç dakika bitmişti, top orta sahadaydı, maçı bitirmedi ve Galatasaray'ın golü geldi. Çoğu kişi "Bunda ne var 2-3 saniyenin lafı mı olur" diyebilir ama ben bunu yemem. Yazıklar olsun Bülent Yıldırım.
Erman Toroğlu (Sabah): Bu iş böyle. İstanbul'dan büyüklerden puan alacaksan en az 1 gol atacaksın. 2 gol atarsan ancak galip gelebilirsin. Çünkü hakemlerden fazla bir şey beklemeyin. Düdük de onlar da saat de! Galatasaray yıllardır transferler yapıyor. Milyon Eurolar harcıyorlar. Ama hala Sabri oynuyor. Bu ayıp kesinlikle Sabri'nin değil, Galatasaray'da "Yöneticiyim" diye geçinenlerin. Bundan sonraki haftaları da göreceğiz. Ama şunu duymak istemiyorum. "8. ya da 10. haftada daha yeni bir takımız. Yeni bir teknik direktörüm takımımı tanımıyorum" derseniz şu cevabı alırsınız: "Ben sizin eski halinizi de biliyorum."