SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yeni bir sezon, yepyeni bir stat ve güzel bir başlangıç… 2012'den bu yana, ilk kez kendi evinde, “Gidenlere güle güle, kalan sağlar bizimdir.” diyerek lig maratonuna başladı Beşiktaş. Süper Kupa'nın negatif atmosferi tribünler nezdinde çoktan dağılmıştı. Beşiktaş'ın rakibi karşısında rahat pozisyonlar bularak oyunu rölantiye alması takım olarak tam anlamıyla hazır olduğu anlamına gelmese de ligin ilk maçlarının günahı olmazmış diyelim. Puan kayıplarının bile tolere edilebileceği bu ilk maçlarda, üstelik giden üç önemli oyuncunun yerine yenileri gelmemişken geçen yılın coşku veren oyununu beklemek pek de adaletli bir istek olmazdı zaten. Ama rotada sadece lig maçları yok. Bu perşembe Şampiyonlar Ligi kuraları çekilecek. Stresli ve yoğun bir maraton başlayacak. Eksikleri doğru tespit ederek, nokta atışları yapmak burada çok önemli.

BİRAZ DAHA SABIR

Kamp dönemindeki istek ve çabasıyla dikkat çeken Tolgay'ın biraz daha performans çıtasını yükseltirse iyi işler başaracağını inanıyorum. Henüz hazır olmamakla birlikte Süper Kupa maçındaki golü, kendine has şık pasları, oyunu ateşleyen yeteneğiyle bir kez daha gördük ki Kartal'ın bu sezonda da en büyük kozlarından birisi Quaresma olacak. Attığı jeneriklik golle Oğuzhan'ın, 2 golüyle şeytanın bacağını kıran Cenk Tosun'u da unutmayalım. Tribünlerin de hakkını verelim. Daha stat açılmadan Passolig Kart sayısını 1 ayda 60 binden fazla arttıran, kombinede rekor sayı yapan Beşiktaş taraftarı, 3 yıllık hasretin acısını yeni stadyumda kendisine hayran bırakarak çıkaracak. O kesin…