SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yazarlar F.Bahçe – Grasshoppers maçını yorumladı

Yazarlar, Fenerbahçe'nin 3-0 kazandığı Grasshoppers maçını yorumladı.

Selçuk Dereli (Sözcü): Bizde bir atasözü vardır: “At sahibine göre kişner!” Sanırım bu atasözü Advocaat için en doğru tanımlama olur. Tecrübeli hoca hem çıkardığı doğru 11'le hem de yaptığı değişikliklerle maçın kazanılmasında en önemli rolü üstlendi. Stoch'un geri dönüşü ve van Persie'nin hocaya olan inanmışlığı çok net ortada. Sonradan oyuna giren yıldız futbolcu elinden geleni yaptı. Ama bir oyuncu için parantez açmak gerekirse onun adı da Salih Uçan'dır. Salih'in İtalya deneyimi kendisine çok önemli şeyler kazandırmış. Hem çok sakin hem de kondisyonu üst seviyede. Golden önce yerde kalmasına rağmen attığı müthiş çalım golü getirdi. Bu da şunu gösteriyor ki Salih çok güçlü ve sezona da damga vuracak.
Çağdaş Sevinç (AMK): Göze çarpan önemli bir sorun sarı lacivertlilerin hücuma çıkarken fazlaca top kaybı yapması oldu. Farklı bir oyun düzenini değişik futbolcularla oynayınca bu süreçte uyum sorunu yaşanması normal. Zaman içinde muhtemelen Advocaat’ın en çok üzerinde çalışacağı konu bu olacak.
Mustafa Kanarya (Korkusuz): TEK maçla bir teknik adamı değerlendirmek doğru değil ancak dünkü takımı izleyince “Fenerbahçe iyi ki Monaco’ya elenmiş’ diyesi geliyor insanın. Pereira’nın vedası sonrası kulüp sitesinden sürekli futbolcuların neşeli görselleri servis edilmişti. Grasshoppers maçında gördük ki, Pereira’nın gidişi gerçekten oyunculara yaramış.
Mehmet Demirkol (Fanatik): Fenerbahçe’nin içeride oynadığı Monaco maçını hatırlamadan, bu maçı değerlendirmek doğru olmaz. Rakibe yarım pozisyon verip bütün maç oyunu domine ettiğini hatırlamalı. Pereira’nın oyun seçimini, stratejisini beğenmemek başka bir şey... Fakat hakkını vermek lazım. Monaco, Grasshoppers’la karşılaştırılamayacak kadar iyi bir takım. ..Ve Fenerbahçe o maçı gayet iyi oynadı. Dolayısıyla ‘Dick Advocaat geldi her şey düzeldi’ yaklaşımını reddediyorum. Fenerbahçe, sadece Volkan Demirel’in sahada olmasıyla Monaco turunu geçerdi.
Emre Bol (Fotomaç): Yeni teknik direktör geldiğinde bütün futbolcuların kendisini göstermek istemesi son derece doğal… Yapılan sistem değişikliği sürekli savunma takımı diye eleştirdiğimiz Fenerbahçe'nin; oyunun hücum yönünü ne kadar iyi oynayabildiğini gösterdi. Artık herkes Fenerbahçe'nin "el freninin" Vitor Pereira olduğunu biliyor. Bu takım iyi bir takım. Ama Pereira sürekli yaptığı sistem değişiklikleriyle oyuncuların kafasını karıştırdı, yaptırdığı saçma sapan antrenmanlarla onları güçsüz bıraktı. Acaba dün gece maçı izlemiş midir, izlediyse neler düşünmüştür? Umarın Vitor şu maçı seyredip ne kadar kötü bir antrenör olduğunu anlamıştır.
Şansal Büyüka (Milliyet): Aslında yeni teknik direktör Advocaat’a “hoş geldin“ dememiz lazım ama, Hollandalı hocadan önce “hoş geldin“i Stoch hak ediyor... Futbolda kadere de inanmak lazım... Fenerbahçe’de hoca değişikliği olmasa, Hollanda’dan Twente yıllarından tanıdığı bir hoca gelmemiş olsa, Stoch büyük bir olasılıkla son iki yılda olduğu gibi yine gurbete çıkacaktı. En önemlisi: Pereira‘nın bildiği kadar, Advocaat‘ın unutmuşluğu var...
Erman Toroğlu (Fotomaç): Fenerbahçe dün akşam baskılı futbol oynadı. Bakınız, yeni gelen teknik adam Advocaat'ın elinde sihirli değnek yoktu. Ama çok basit hamleler yaptı. Ve yaptığı her hamle tuttu. Gözüküyor ki bu teknik adam Fenerbahçe'ye Perreira'dan daha iyi futbol oynatacak. Bu çok net ortada. Zaten bu teknik adamın futbolcularla mücadele edecek, onlarla didişecek hali yok. Zamanla takımı daha iyi tanıdığında, sistemini daha iyi oturttuğunda Fenerbahçe'nin güzel işler yapacağını söyleyebiliriz. Zamanla çok daha iyi futbol seyrediğimizi görebiliyoruz.
Ersin Düzen (Milliyet): VITOR Pereira sonrası F.Bahçe nasıl olacak sorusunun yanıtı tabii ki tek maçta verilmeyecek ancak dün akşam üzerindeki ölü toprağını atmış bir takım vardı sahada. Pereira’nın gönderilme operasyonu geçen sezonun sonunda yapılıp Dick Advocaat daha erken takımın başına geçse F.Bahçe belki hâlâ Şampiyonlar Ligi’nde yoluna devam ediyor olurdu ancak artık bunu tartışmanın manası yok.