SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ben aslında kulüp takımı çalıştırmayacaktım. Ancak; Fenerbahçe inanılmaz bir teklifle gelince, böyle bir kulübe hayır diyemezdim” nokta…

Hoş geldin; Hollandalı Advocaat, hayırlı olsun Fenerbahçe… İnanılmaz teklifin açılımı, ‘'Paranın'' bolluğudur. Danışmanlıktan, bu ülkenin en büyük kulüplerinden birine keyif alarak dikey geçiş yapmanın parasal karşıtı, elbette ki; ‘Hatır için' olmazdı. Doğrusu bu ya; Hollandalılar çok kurnaz insanlar… Yardımlaşmayı da seviyorlar. Baksanıza; Guus Hiddink, ‘Beni almayın, onu alın' diyebiliyor.

Orta Asya kökenli bir atasözü vardır: “Dere geçerken, at değiştirilmez.” Geçen futbol sezonundan bu yana, birlikte olduğun ve Beşiktaş'a kaptırılan şampiyonluğun faturasına Pereira'ya yüklemeden, “Haydi soyun, yeni sezonda da beraberiz” demişsen, şimdi ne oldu da böyle oldu? Ve niye Monaco karşılaşmalarının sonucu beklendi. Fenerbahçe; özcesi yıldızlar topluluğu bir takımın, teknik direktörünün kaderi, birkaç karşılaşmanın özetinde mi saklıdır? Bir başka üzüntü de, Uluslararası Futbol Mahkemesi'ne iş düştü. Portekizli teknik direktör, “CAS'a giderim CAS'a” diye bir türkü çığırır oldu. Şimdi sormak gerekir. Yeni teknik direktörün, Fenerbahçe gibi dev bir takımın dev oyuncularını tanıması için verilen süre nedir? Ya süre uzarsa ve Fenerbahçe'nin başarılara alışkın taraftarı öfkelenirse, yönetimin B planı ne olacaktır?

ŞAPKA VE KUPA

Galatasaray'ın bir başka tanımı da ‘Kupa Beyi' oldu. Sarı kırmızı takım doğrusu bu ya, kupa bırakmadı, kucakladı, müzesine götürdü…

Ancak; Süper Kupa'nın ‘Penaltılar yoluyla' sahibinin, bence sıkıntısı var. Futbolun kolektif yapısı içinde, Muslera gibi bir yıldızın doksan dakikaların tamamında, ‘Geçit vermez' görüntüsü ile savunmanın, “Geçiniz” konumunu arasındaki aralığı, Hollandalı Riekerink nasıl kapatacak? Sarı-kırmızılı takımın ikinci bölgesindeki, form grafikleri düşük oyuncuların, bu hafta başlayacak lig ortamında neler yapacağını merak edenlerin çokluğu ise giderek fazlalaştı. Galatasaray'ın hücum düzeni, denge unsuru henüz oluşmamış bir jimnastikçinin acemi hareketlerini andırıyor. Kupaları kazanan Cimbom, şapkasını da önüne koymalıdır. Sezon başı yitirilen puanların telafisi çok zor oluyor.

TBL'YE DİKKAT

Açılımı Türkiye Basketbol Ligi… Yani Türkiye Süper Ligi'nin bir altındaki organizasyon… Birkaç yıldan beri keyifle takip ediyorum. Basketbolun fabrikası Amerika'dan gelen onlarca genç oyuncunun, daha büyük hedeflere doğru gidebilmesinin start çizgisi… Ve de Süper Ligin deneyimli ancak yaşları ilerlemiş oyuncuların oyun mekânı bu lig… Deneyimle yetenek buluşuyor, muhteşem bir basketbol sunumu ortaya çıkıyor. Basketbolseverlere öneriyorum. Körelen ruhumuz; dünyanın en büyük spor organizasyonu olimpiyat oyunlarının Brezilya'nın ünlü kenti Rio'dan gelen sesi çok kısık, ya da ‘Biz başka spor (!.) işleriyle uğraştığımız için' gür geliyor da duymuyoruz… Rekorlar kırılıyor, sporların anası Atletizm de Jamaikalı Bold geçilmiyor. Olimpiyatların temel sporlarından Yüzmede rekorlar kırılıyor, madalyalar boyunlara takılıyor ve bir renk cümbüşü sulardan rekorlar fışkırıyor. Ve hele jimnastik… Estetik sporların temel olgusu, ritim, güzellik, zarafeti sunarken, bizde bize gelen haberlere göre; geleceğe yönelik yatırım yapıyormuşuz!.. Nasıl bir yatırım, anlamak mümkün değil… Devşirme sporcuların yoğun olduğu Türkiye oluşumunda, hangi sporcuya, nasıl bir olanak sağlıyoruz ki; adına yatırım diyelim…

İki kafadar bir filme gitmişler. Film Amerika'nın ünlü bir şirketi MGM'ye ait… Şirketin fragmandaki Aslan'ı çıkıyor kükrüyor. Kafadarlardan biri ötekine sesleniyor;

Kardeş ben bu filmi gördüm…

Kıssadan, hisse..

Sosa'nın gidişi Beşiktaş'a hayır getirir..

Uluslararası nitelikle futbolculardan bazıları, ülke ve kulüp değiştirmekte mahirdirler. Birkaç yıl içinde, birkaç ülke ve takım değiştirmekten hoşlanan oyunculardan biri de Arjantinli Sosa'dır. Siyah-beyazlı takımın şampiyonluğunda büyük emeği olan oyuncunun İtalya macerası, erken kurgulanmış bir senaryonun uygulama zamanıdır. Sosa gitmişse, Beşiktaş'ın şu aşama da ağıt yakacak zamanı yoktur. Gitmişse gitmiştir, yerine bir başka Sosa (2) bulunur.

Rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in bir söylemini anımsadım:

Demokrasilerde çare tükenmez.

Kuşkusuz; Beşiktaş'ta da.