SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Teknik direktör turnuvası

Grup maçları sonunda en iyi futbolu oynayan takım Hırvatistan oldu. Ante Cacic üzerinde yoğunlaşan spekülasyonlardan sonra Hırvatlardan bu kadar doyurucu futbol beklenmiyordu. İtalya ve İspanya liginde oynayan orta saha oyuncuları oyunu domine etti. Çek Cumhuriyeti ile 2-2 berabere kalırken de sıkıntı taraftarlarındaydı.

Simeone ve Burnley teknik direktörü Sean Dyche ile dünya futbolunda tekrar popüler olan, “old fashion 4-4-2” oynayan ekipler, bu turnuvada daha doyurucu futbol oynadılar. İzlanda, Polonya ve Romanya bu kurguya yakındı. Oyuncudan ziyade teknik direktörlerin turnuvası oluyor. Düşük profilli Giovanni De Biasi (Arnavutluk) ve Bernd Storck (Macaristan) gibi isimler önemli işlere imza attılar. İtalya'da Conte, bundan önce yakışıklı, moda ikonu oyuncular yerine, üçlü savunma kurgusu ve o savunmaya göre yerleştirmiş olduğu ilerideki oyuncu grubuyla bu başarıyı sergiledi.

Fransa tutuk başlasa da, finale kadar yürüyeceğini düşünüyorum. Almanya'ya gelirsek… Löw, elemelere kadar kafasındaki kurgu ile oynamıştı, şimdi Almanya'nın başarılı olmuş düzenine dönüyor. Almanya'nın kazandığı kupalara bakalım, muhakkak gerçek bir santrforla başlamışlar. Götze'yi sahte 9 numara olarak denedi, son maçta ise gerçek bir santrforla çıktı. Her ne kadar 1-0 kazansa da ortaya çok ciddi bir fark çıkıyor. Bence Löw artık elemelerden itibaren Mario Gomez'i kullanarak çıkacaktır.

İspanya için herkes geçiş sürecinde dese de öyle bir süreçte olmadıklarını gösterdiler. İspanya hâlâ taş gibi futbol oynayan bir ekip. İtalya karşısında koş koş futboluna mı ayak uyduracak, yoksa İtalya'yı sürekli topun peşinden koşturup kendi oyununu mu oynayacak. Atletik ve dinamik bir İtalya önünde bu kez doğrudan sonuca giden bir İspanya görebiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları