SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kusursuz oynadık

22 Haziran 2016

LENS'teki Stade Bollaert- Delelis değildi orası. Kadıköy'den, TT Arena'dan, Torku Arena'dan farksızdı. Hırvatistan ve İspanya önünde oynanan facia futbola, kavgalara, tartışmalara rağmen taraftar, inancını yitirmemişti. Fatih hacanın reklamda söylediği gibi, 78 milyon sığmıştı formaya, stadı dolduran binlerce taraftar coşturmuştu millileri… İstenen buydu aslında: Savaşmak, mücadele etmek. Dünkü futboldan sonra kim ne diyebilirdi ki futbolculara. İlk iki maçlar sonrası turnuvanın en kötü takımı olarak gösterilen Türkiye, gerçek kimliğini Çek Cumhuriyeti önünde buldu.

19 yaşında bir çocuk. İki ay öncesine kadar ismini bile bilmediğimiz Emre Mor, yaptığı mükemmel asistle galibiyetin ilk kıvılcımını ateşledi sahada. Savunmamız daha derli topluydu, orta alan top yapıyordu. Kimsenin beğenmediği İsmail Köybaşı resital sunuyordu. Hangi birini övelim. Burak'ın hırsını mı, Volkan'ın delici koşularını mı, Selçuk'un oyun zekâsını mı, Ozan'ın terinin son damlasına kadar mücadele etmesini mi, kanlar içinde kalan Gökhan'ın özverisini mi? 2008'deki maçın etkisinden çıkamayan Çekler şaşkındı. ‘Biz bitti demeden bitmez' sloganıyla yola çıkan milliler, biraz geç de olsa başladı turnuvaya.

Bundan sonra ne olacak göreceğiz ama dünkü futbolu, hırsı, azmi izledikten sonra, “Aklınız neredeydi” diye sormak geliyor insanın içinden. Taraftar mücadelenin karşılığını da vermişti. “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sesleri arasında gitti milliler soyunma odasına. Bugünkü maçlar sonunda durumumuz belli olacak ancak eğer ikinci tura çıkarsak, rakibimiz kim olursa olsun, dünkü mücadeleyle şansımız yüzde 51'dir.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek