SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ünlem

Kibir ve inat bu turnuvanın bizim için en önemli başlıkları oldu. Hadi inadı sahaya yansırken görsek tamam! Ama nerde? İnadı da kibri de maalesef sadece saha kenarında gördük. İlk maç sonrasında yapılan tüm eleştirilere rağmen aynı kadroyla sahaya çıkmak nedir? Ya oyuncuları cezalandırıyorsun ya da “Ben ders almam veririm” konusunda takılmış kalmışsın. Artık şunu görmek lazım: Fatih hocanın eski etkisi ve eski gücü yok oyuncular üzerinde. Gazla, höt zötle artık bu gemi yürümüyor. Kaldı ki artık futbolcularının arkasında durmak yerine, onları da medya aracılığı ile ateşe atıyor ve şikâyet ediyor. Bu milli takım gelişimini tamamlamamış, erken doğmuş bir bebek gibi. Baksanıza

Milli takımın yıldızı ve belki de ister istemez büyük yük bindirdiğimiz Arda Turan bile turnuvaya katılmış olmanın başarı olduğunu düşünüyor. Arda bu turnuvaya nasıl gittiğimizi hatırlamıyor galiba. Biz bu turnuvaya 8'in 8'li permütasyonlarının tamamının oluşması sayesinde, şansla gittik. İşin başına, kadro oluşturulurken yapılan tercihlere iyi bakmak lazım. Topal neden stoperde oynuyor? Ozan neden ilk 11'de! Ozan'ın menajeri kim? O menajerin arkadaşı kim? Ve o arkadaş menajer olmasına rağmen neden milli takımın kamp otelinde fink atıyor? Bu soruların cevaplarını Sayın Terim verecek turnuva sonunda.

Ama İspanya maçı sonrasındaki gibi değil. Maç bitiyor, hoca çıkıp, “Gereği neyse yaparım” sözlerini bile üst perdeden söylüyor. Bize jest yapıyor, sanki lütufta bulunuyor. Futbol sonuç odaklı bir oyundur, sonuç yoksa başarısızsındır. Yazılacak çok şey var ama TFF'nin sitesinde bile Fatih Terim'in yardımcısı yok. Tüm bunlara rağmen Çek Cumhuriyeti'ni yenip turnuvaya devam etme ihtimali de bu gerçekleri değiştirmeyecek. Kaldı ki umarım, A Milli Takım Çek'leri farklı yener ve turnuvaya devam eder. Ama ben şansımızı çok zor görüyorum

Yazarın Diğer Yazıları