SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Peri masalı bitiyor

18 Haziran 2016

MUCİZEVİ bir şekilde gitttiğimiz Fransa'da adeta boyumuzun ölçüsünü alıyoruz. Hırvatistan önündeki kötü futbolun ardından İspanya karşısında bir kıpırdanma, en azından direnç beklemiştik ama kırıntısını bile bulamadık. İspanya topu ayağına aldı, oyunu istediği gibi yönlendirdi.

Biz sadece savunmaya çalıştık, onu da beceremedik. İspanya'yı 20-30 dakika bile izleyen herkes görür ki, bu adamlar oyunu açarak, topu kanatlara yayayak, beklerini savunma arkasına kaçırarak pozisyon arıyor. İlk 45 dakikada iki kanat bekimiz Gökhan ve Caner'in önünde kimlerin oynadığı belli bile değildi. Her İspanya atağında sağdan Juanfran, sondan Alba sol çizgiye kadar indi, orta üstüne orta yaptı, top çevirdi. Gökhan ve Caner kimi kapatacağını şaşırdı.

Devşirme stoper Mehmet Topal'ın ilk goldeki zamanlama hatasının ardından ikinci golü resmen ikram etmesi aslında sistemimizin olmadığının bir kanıtıydı. Büyük umutlar beslediğimiz Arda Turan, Hakan Çalhanoğlu, Oğuzhan Özyakup adeta sahada yoktu. İspanyollar bu oyunu ezbere oynarken, top bizim oyunculara geldiğinde elleri ayakları birbirine dolandı. Kafayı kaldırıp kime pas atacaklarına karar verene kadar topu kaybettiler. Skor 3-0 olunca İspanya maçı antrenman havasına çevirdi. Sonrasında tribünlerden yükselen ıslıklar, yuhalamalar…

Şapkayı önümüze koyup net kanuşalım. Turnuvanın en kötü takımıyız. Arnavutluk direnç gösterirken, Kuzey İrlanda savaşırken, Macarlar mücadele ederken bizim ne yaptığımızı anlayan var mı?

“Biz bitti demeden bitmez” diyoruz ama galiba peri masalı bitti. Bundan sonra ipler bizim elimizde değil. Çek Cumhuriyeti'ni yenersek çıkma ihtimalimiz zayıf da olsa var ancak takımda bu ışığı gören var mı?

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek