SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yazarlar derbi maçı yorumladı

Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan Ziraat Türkiye Kupası finalini yazarlar değerlendirdi

SELÇUK DERELİ - SÖZCÜ Teknik Direktör Pereira’nın oyuna müdahalesi yetersizdi. Zaten Portekizli teknik adamın kenardaki tavrı, artık takımı bıraktığını ve vedaya hazırlandığını gösteriyordu. Galatasaray geçmişteki kupa tecrübesiyle istediğini almayı bildi. Cimbom’da Podolski çok büyük bir çaba gösterdi.
GÜLTEKİN ONAY - VATAN Sezon boyunca “Hücumda planı yok” diye eleştirdiğimiz F.Bahçe, sezonun 58’inci resmi maçında da benzer sorunları yaşadı. Orta alan oyuncuları rakip savunmanın arasına girmiyor, gol bölgesine destek olmuyor. Nani’nin anlık patlamaları ve Volkan Şen’in 1’e 1 çabaları dışında F.Bahçe taraftarı maçı seyrederken heyecanlanmıyor. F.Bahçe çok para harcadı diye süper bir kadro oluşturduğunu savunan dostlara bir sorum var: “Aynı kadroyla yeni sezona başlasın mı?” Teknik direktör Vitor Pereira’nın da hataları mutlaka oldu ama bu kadronun kapasitesi sanıldığı kadar da yüksek değil.
MEHMET DEMİRKOL - FANATİK Fenerbahçe’de oyuncuların çoğu Başakşehir maçından sonra kontağı kapatmış. Bu durum ikinci yarıda top onlara geçtiğinde rakip alana yerleştiklerinde bile atlatılamadı. Çok acemice ve aceleyle bitirdiler akınları. Müthiş bir hamlık vardı. Ligdeki kısır dönemlerin de ötesinde. Yani hem bir hücum planı olmadan bireysel beceriye dayalı bir oyununuz varsa... Ve hem de bireyler kontağı maç içinde açmaya uğraşıyorsanız, iş çok zorlaşıyor.
HAKAN ÜNSAL - HÜRRİYET G.SARAY için en fazla kazandığı finaldi bu. Ama ilk defa kupayı kazanmak bu denli önemliydi. Bu maç, bir final veya derbinin ötesinde sonuçları olacak bir maçtı G.Saray için. Yönetim için bu maçın kazanılması yeniden seçilmek demekti! F. Bahçe içinse, şampiyonluğu kaybetmiş olmanın moral bozukluğunu telafi etme ödülüydü. Fakat, bozulan moralleri düzeltebilecek kadar ne zaman geçmişti ne de maç kazanılmıştı. Ligin sonlarına doğru yakalanan tempo ve üretkenlikten eser yoktu.
GÜRCAN BİLGİÇ - SABAH Antalya'daki mücadelede maçın final olduğunu algılayan ve gereğini yapan takım Galatasaray'dı. İlk 45 bittiğinde, Fenerbahçe'nin karşına; "Boşuna oynadılar" yazılırdı. Bu sezon birçok maçta, kötü oynadılar veya kötü sonuç aldılar ama bu kez "Teslim" olmuş gibiydiler. Topu da rakibe bıraktılar, pozisyonları da pasları da...
SERHAT ULUEREN - VATAN Fenerbahçe bugünden itibaren yaprak dökümü başlar. En az 5-6 futbolcu takımdan ayrılır, buna Gökhan Gönül de dahil. Beşiktaş’la görüştüğü için dün başkanı tarafından kesik yemiş olabilir. 3.5 aydır oynamayan Markovic’i nihayet 25 dakika izledik ama o da hikaye... Niye geldi, niye oynadı, nasıl, ne zaman sakatlandı anlamak mümkün değil. Kötü bir zeminde G.Saray kupayı kazandı ve sezona sözüm ona kurtardı. Asla böyle olmamalı. G.Saray yönetimi bu dandik kupayla oyuncuları ve kendilerini başarılı göstermeye kalkarsa önümüzdeki sezon daha büyük bir hayâl kırıklığıyla karşılaşırlar. Üstelik bu sezon 3 ayrı göğüs reklamıyla sahaya çıkarak rekor kırdılar.
RÜŞTÜ REÇBER - HÜRRİYET İKİNCİ yarı Galatasaray'da Sneijder'in yerine Chedjou, F.Bahçe'de ise Van Persie'nin yerine Fernandao'nun oyuna girdiğini gördük. Bu Galatasaray için aleyhte bir durum oldu. Tamamen gol yememeyi düşünen Galatasaray, son düdük çalana kadar bu anlayışla sahada oldu. F. Bahçe özellikle 55'inci dakikadan sonra oyunun kontrolünü ele alan; ama tempoyu yükseltemeyen futbolu ile gol bulmaya çalıştı. Gol fırsatları da yakaladılar, ama bunlardan en tehlikelisi Ba'nın kafa ile vuruşunda direkten dönen toptu. Yorulan G.Saray'a karşı özellikle kanatları etkili kullanamayan Fenerbahçe, yüzde yüz gol pozisyonu diyebileceğimiz herhangi bir pozisyon yaratamadı. Ve 3 kez üst üste Türkiye Kupası'nı alan G.Saray, Avrupa'dan men cezasını bu yıl çekmiş oldu...
AHMET ÇAKAR - SABAH İkinci yarı Fenerbahçe'nin golü bulması lazımdı. Seyreden herkes bu güneşe kar dayanmaz diyordu ki Galatasaray; Sabri'yi, Linnes'i, Chedjou'yu peyder pey sahaya sürüp Fenerbahçe'yi durdurmaya çalıştı. Fenerbahçe için ilk yarıda konsantre olamadılar diyebiliriz. Ama ikinci yarıda pekala maçı çevirebilirlerdi. Van Persie'nin ne kadar manasız bir transfer olduğunu dün gece bir kez daha gördük. İlk yarıda oyunda kaldı ama babası oynasa herhalde daha etkili olurdu.
ERMAN TOROĞLU - SABAH Lig şampiyonluğunu Beşiktaş'a veren Pereira, Türkiye Kupası'nı da Galatasaray'a elleriyle hediye etti, hayırlı olsun! Sneijder, Podolski, Emre Çolak ilk yarıda orta sahada sazı ellerine aldılar. Ama Fenerbahçe'ye bakıyorum, sazı eline alan yok. Saz kenarda duruyor ama eline alan yok. Şahsi birkaç pozisyon ürettiler o kadar. Van Persie ile Fernandao iyi işler de yapıyorlar birlikte. Ayağına kurşun sıkmak gibi bir şey oldu Van Persie'nin çıkması. Pozisyon geliyor ayağına kullanacak adam lazım. Van Persie gibi bir adam lazım ama o yok. Galatasarayın fizik olarak ne olduğu belli. Sen atamazsan, yıkacaksın. Yıkmak için bir değil iki adam lazım. Sen iki adam varken niye birini çıkarıyorsun?