SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
“Adapte olmamız şart”

“Adapte olmamız şart”

A Milli Kadın Basketbol Takımı’nın yıldızlarından Işıl Alben önemli açıklamalar yaptı.

A Milli Kadın Basketbol Takımı'nın yıldızlarından Işıl Alben, “A Milli Takım forması, üst seviye istek ve konsantrasyonla taşınır” dedi.

2015 yılında Avrupa şampiyonası beşinciliği ile olimpiyat elemeleri hakkı kazanmış olan A Milli Kadın Basketbol Takımı kadrosunda bulunan Işıl Alben, takımın Avrupa şampiyonası eleme maçlarından alnın akıyla çıkacağını söyledi. Işıl Alben, Ankaralı basketbolseverlerin desteğine de güvendiğini belirtti.

TBF resmi internet sitesi için Şansın Tokyay'ın sorularını cevaplayan Işıl Alben’in röportajının detayları şöyle:

– Milli takımın önünde iki kritik mücadele var. Aziz Akkaya ile çıkılan yeni yolda, takımın durumunu Işıl Alben'in gözünden dinleyebilir miyiz?

Geçtiğimiz yaz döneminde milli takımda yeniden yapılanmaya gidilmişti. Ekrem Memnun ve Aziz Akkaya’nın tecrübesi ve yardımcı antrenörlerin desteği ile çok verimli bir yaz dönemi geçirdiğimize inanıyorum. Avrupa Şampiyonası'na hazırlanmak için çok kısa bir süremiz olmasına rağmen Ekrem Memnun’un sistemiyle olimpiyat elemesi vizesi almaya hak kazandık. Şimdi ise başantrenörümüz, Türk basketboluna çok önemli isimler kazandırmış, sayısız başarısı olan, hepimizin çok saygı duyduğu Aziz Akkaya. Benim kendisiyle bu formatta ilk defa çalışma fırsatım olacak. Hem bunun için, hem de yeniden bir Avrupa şampiyonası yolculuğu yapacağım için çok heyecanlıyım. Hazırlıklarımız devam ediyor ancak değişen bu şampiyona sistemine bir an evvel uyum sağlamak zorundayız. Hepimiz kulüp takımlarımızla çok zorlu kulvarlarda yarışıyoruz. Şimdi ise Türkiye Ligi ve Avrupa Ligleri konsantrasyonundan sıyrılıp, milli takıma kısa sürede adapte olmamız şart. Neticede burası A Milli Takım, görev verilir biz de elimizden geleni tam konsantrasyon ve istekle yaparız. Aziz Akkaya ile çok kısa süre çalışıp hazırlık maçı bile yapamadan sahaya çıkacağız. Hazırlık zamanı bizim takımımız özelinde kısa da olsa, yorgunluklarımız da olsa sahaya çıkıp elimizden geleni ortaya koyacağız.

– Tecrübeli isimlerin yanında genç oyuncuların ağırlıkta olduğu bir kadro var karşımızda. Bu ekibin güçlü yönleri nelerdir?

Genç ama enerjisi çok yüksek ve basketbolu seven bir ekibimiz var. Tecrübe ve enerjimizi birleştirdiğimizde ortaya çok yüksek potansiyelli bir takım çıkıyor. Yine de önemli olan bunu sistem içinde doğru kullanabilmektir. Kontrolsüz bir enerjiyle sahada olmak bizi zor anların içine sokabilir. Oynayacağımız maçlarda, savunmasıyla rakibi bunaltan, pes etmeyen, sahanın her yerine yetişen ve tüm gücünü ortaya koyan; izleyenlere keyif veren bir Milli Takım olacağını düşünüyorum. Hücum anlamında organizasyonlara çabuk adapte olmak bizim adımıza önemli olacaktır. Açıkçası her zamankinden daha fazla konsantrasyona ve maçın içinde kalmaya ihtiyacımız var. Sahanın içinde ne kadar fazla oyuncu aynı şekilde maçı okursa, bu bizim avantajımız olur ve işimizi kolaylaştırır. Motivasyon kısmıyla ilgili ise şunu söyleyebilirim ki zaten Ankaralı seyircilerimiz en büyük destekçimiz. Burada oynadığımız maçları oyunun içine giren ve bize güç veren taraftarımızla beraber kazandık. Ankaralı basketbolseverlerin de güçlü olduğumuz yönlerimizden biri olduğunu dile getirmeden geçemeyeceğim.

– Ankara'da kamp dönemini en çok hangi noktalar üzerine yoğunlaşarak geçireceksiniz?

Eleme maçlarında Nevriye ve Birsel’in oynayamayacak olması büyük eksiklik. Nevriye, kadın basketbol tarihinin en önemli oyuncusu. Bir oyun kurucu olarak söylemeliyim ki kendisiyle oynamak çok müthiş bir duygu. Eksikliği mutlaka hissedilecektir. Ama az önce de dediğim gibi çok enerjik ve istekli gençlerimiz var. Grup maçlarının ilk ikisinin oynanacağı bu periyodda en önemli konu oyun içinde ne istendiğini hemen anlayacak ve çalıştıklarımızı doğru şekilde sahaya koyacak konsantrasyonda olmamız. Yeni yapılanmanın ilk ve çok önemli maçları var kapıda. İlk oluşumların ilk adımları her zaman zordur ancak burada yakalayacağımız bir ivme bizim işlerimizi hızlandırır ve kolaylaştırır. ‘Takım' olarak kalmak, birbirimizi dinlemek, anlamak ve aynı frekansı yakalamak ilk üzerinde durmamız gereken konular. Sonra da yapmamız gereken; en iyi yaptıklarımızı, aklımızı kullanarak sahaya yansıtmak. Bunları gerçekleştirecek potansiyelimiz var ve her kamp döneminde ritmimiz daha da iyi olacaktır.

– Son günlerde belin ile ilgili yaşadığın problemlerden dolayı zorlandığını biliyoruz. Bu durum milli takım çalışmalarını nasıl etkileyecek?

Kendi durumumla ilgili şunu söyleyebilirim ki sağlık olarak çok da iyi bir noktada değilim. Hatay maçından sonra MR’ı çektirmek zorunda kaldım. Son 3 haftadır belimde ağrılar var. Kalçamdan bacağıma kadar inen bu ağrı tüm sırtımda ciddi bir spazm da yaratıyor. Son 2 takım maçımıza hiç antrenman yapmadan çıktım. Sadece tedavi olup maçları oynadım. Hafta içi Avrupa Ligi ve hafta sonu Kadınlar Basketbol Süper Ligi maçlarımızın deplasmanda olması, bu sebeple uçak ve otobüs yolculukları yapmamızdan dolayı belim daha da zorlandı. Spazm bir türlü açılmıyor ve maçlardan sonra iyice kasılıyor. Bu da belimdeki ağrıları şiddetlendiriyor.

Kayseri’den kafileyle beraber direk Ankara’ya geçtim. Şimdi milli takım kampında sadece ağır bir tedavi sürecinden geçip dinleniyorum. Antrenmanlara ne zaman çıkabilirim ya da çıkabilir miyim bilemiyorum ancak elbette söz konusu ‘milli vazife' ve ben de milli takımımızla beraber kamptayım. Milli maçlarda oynamayı çok istiyorum. Bağlı olduğum kulübün de hekimi olan milli takımımızın doktoru Gökhan Metin ve sağlık ekibimiz de sakatlığım ile yakından ilgileniyor. Öncelikle önümüzdeki 2 hedef maçı kazanacağız, sonra grup maçlarından alnımızın akıyla çıkıp Avrupa şampiyonasına gitmeye hak kazanacağız. Bir zorlu dönemden çıkıp yine zorlu başka bir döneme gireceğiz, hepimizin Allah yardımcısı olsun.