SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İdman maçı

Daha 7. dakikada Fernandao'dan gol gelmişse… Üstelik Atina'daki maç da 1-0 galibiyetle kapanmışsa… İşte bu şartlardaki ve de bu güç dengesizliğindeki her maç o dakikada biter. Fenerbahçe de, 7. dakikadan itibaren konsantrasyon eşiğini aşağıya çekti. Rahatladı. Yıldızlar, şovluk hareketlere başladı, sistem gevşedi. Taktiğin, maktiğin önemi kalmadı.

Olumlu olanlardan başlayalım. Mesela Şener… Gökhan sakatlanmasa bu şansı bulamazdı. Ama herkes onun gibi şansını bu kadar iyi değerlendiremezdi. Fernandao, Van Persie biraz daha orta sahaya çekilince ve de servis aldığı top sayısı artınca, kendine geliyor, dün geceki gibi goller atıyor. Uçan Hollandalı ise giderek açılıyor, adım adım kalitesini yakalıyor.

Kjaer disiplini ile dikkat çekiyor. Caner'siz sol kanat düşünülemez hale geliyor. Peki olumsuzluklar… Nani vasatı aşmamak için direniyor, halı saha rahatlığı ile oynuyor. Orta saha, alan savunmasında çok rahat çalım yiyor, geçiliyor (Marcelinho yıldız oldu) , defans hattı bir anda rakip forvetlerle burun buruna geliyor.

Ve Perreira'nın inadı inat; Souza-Topal ikilisi sırayla sahne alıyor. Biri oynarken, diğeri izliyor. Sanki Topal giderek küsüyor. Böylece devrenin özeti ortaya çıkıyor. Manzara ikinci 45'te değişmedi, sadece skor yenilendi. Fenerbahçe iyice rahatlamış, Atromitos önünde arayıp da bulamayacağı idman temposunu yakalamıştı. Bu yarı Diego biraz daha ön plana çıktı, zira Yunan ekibi baskıyı maskıyı bıraktı, kedi-fare oyunu başladı.

65'te dikkat çekici değişiklikler yapıldı. Meireles-Alper gibi iki denenmiş oyuna alındı, gözler denenmemişleri aradı. Nitekim Volkan Şen 75'te girer girmez asisti yaptı. Sonuçta; Fenerbahçe kendi cüssesinde olmayan, İstanbul'a gezmeye gelen, Atromitos engelini çok rahat aştı. Rize sıkıntısı sonrası Avrupa'da gruba çıkarak moral aldı. Doğrusu futbolu umut da verdi. Daha önce de belirttiğimiz gibi Souza-Topal inadı dışında galiba Perreira takımı, takım da Perriera'yı anlamaya başladı.

Yazarın Diğer Yazıları