SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Saat 22:00’de maç mı başlar?

12 Ağustos 2015

2015-2016 sezonu bu hafta sonu başlıyor. Ama dakika 1 gol 1. Türkiye Futbol Federasyonu yine yaptı yapacağını. İlk hafta maçlarının başlama saati 22.00. El insaf. Hangi akla hizmet böyle bir karar alırlar.

Maç saatlerinin geçe alınmasının nedeni hava sıcaklığıymış. Elbetteki bu bir bahane. Asıl neden yayıncı kuruluşun isteğidir. Maç öncesi, maç ve maç sonu yayınlarıyla prime time olarak bilinen televizyonun en çok izlenen saatini doldurmak için bunu istiyorlar. Bizim, yayıncı kuruluşun ağzından çıkan her şeyi emir kabul eden federasyonumuz ne istenirse “hay hay” diyor.

Saat 22.00'de başlayan maçın bitiş 24.00. Maça giden birinin stattan çıkıp eve varması en az 1 saat. Bu maçları 8-10 yaş arası çocuklar da izliyor. Tuttukları takımı, hayran oldukları yıldızları izlemek için uykusuz kalıyorlar, metabolizmaları bozuluyor.

Mademm havalar sıcak, ligi daha geç başlatın o zaman. Güney ve güneydoğu takımlarına bir uygulama yapılabilir, ama her yerde 22.00'de maç mı başlar?

Daha ilk haftadan gördük ki TFF'yi yayıncı kuruluş yönetiyor, yönetmeye de devam edecek. TFF, yayıncı kuruluşun yeni patronlarını üzmemek için her şeyi yapıyor. Oldu olacak yönetim kurumu toplantılarını bundan sonra Riva yerine Lig tv stüdyolarında yapsınlar da her şey tam olsun.

Önce evinizin önünü temizleyin

Son yılların en haraketli transfer dönemini yaşıyoruz. Yeni yabancı kuralının ardından kadrolar yeniden yapılandırılıyor. Ancak kulüp yöneticileri şöyle bir algı oluşturmaya çalışıyor: Transferi bitirirlerse yöneticilik başarısı, bitiremezlerse “basın yazdı, fiyatı yükseldi, o yüzden alamadık.” SSüürreekkli suçlu basın. Gazetecileri taraftarın önüne at, başarısızlığını ört. Hadi canım sende.

Yöneticiler istiyor ki gazeteler hiç transfer haberi vermesin, sadece kulüpten yapılan resmi açıklamaları buyursun. E gelin o zaman da siz yapın sayfaları…

Bir de gazetede çıktıktan sonra fiyat yükselme işi var ki ona çok gülüyorum. Kardeşim senin bir plan programın ve gücün varsa istediğin oyuncuyu rahatça alabilirsin.

Transferin üç ayağı vardır; oyuncu-menajer-yönetici. Bu üçü dışında kim gazeteciye transfer haberini verebilir?

Transfer haberlerinden rahatsız olan değerli kulüp yöneticilerine sesleniyorum.

Siz gazetecileri suçlayacağınıza önce etrafınıza bakın. Önce etrafınıza ağzı sıkı yöneticiler alın. Oyuncusuna prim yaptırmak için gazetecileri günde 7 kez arayan menajerlerle iş yapmayın. “Abi beni şu takıma da yaz” diyen oyuncuları da almayın.

Önce herkes kendi evinin önünü temizlesin sonra komşusunun evine laf etsin…

Rize’deki gibi faili meçhul kalmasın

Türk futbolu adına en kara günlerden biri yaşandı dün. Türkiye'nin en beyefendi futbolcularının başında gelen Fenerbahçeli Mehmet Topal'ın arabası E6 otobanında Samandıra turnikelerine girdiği an kurşunlandı. Yanında da Uygar Mert vardı.

Öncelikle Mehmet Topal başta olmak üzere, Uygar Mert, Fenerbahçe ailesine ve Türk futboluna geçmiş olsun. Mehmet'in aracı zırhlı olmasa belki de çok acı şeyler konuşabilirdik şu anda.

Olay Türk futbolu acısından çok büyük bir infial. Kimler ne için milli futbolcunun arabasını kurşunluyor. Ülkemizde gergin günler yaşadığımız şu günlerde futbolcularımıza yapılan bu silahlı saldırının faillerinin bir an önce bulunması gerekli.

Saldırganın arabası kameralarda göründüğüne göre bu işin fazla uzun sürmemesi gerekiyor. Bu olay da aylar önce, Fenerbahçe otobüsüne Rize'de oynanan maçın dönüşünde silahlı saldırı gibi hikayeye döndürülmesin.

Bu olayı aydınlatamayan devlet, futbola ve futbolculara yönelik yapılan ve yapılacak tüm saldırılara davetiye çıkarmaktadır. Bu işin şakası artık kalmadı. Sporculara kurşun sıkılır oldu. Ciddi bir eyleme geçmek için illaki bir canın mı gitmesi lazım. Burradan tüm yetkililere sesleniyorum. Rize'deki olayın ve dün yaşanan olay da faili meçhul kalırsa Türkiye'deki futbol sevgisini bitireceksiniz. Otobüse saldırı çözmeye gücünüz yetmedi, bari Mehmet'e ve Mert'e doğrultulan silahın sahibini bulun.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek