SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Başkan adayı Arıboğan, hedeflerinin kulüpleri karar mekanizması haline getirmek olduğunu söyledi, “Basketbol ailesi kavramını, herkesi işin içine dahil ederek hayata geçireceğiz” diye konuştu.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanlığı için 27 Mayıs'ta yapılacak Olağanüstü Genel Kurul'da adaylığını açıklayan Lutfi Arıboğan projelerini Milliyet’e anlattı. Tecrübeli spor adamı, kazanması durumunda basketbolun sahibi ya da başkanı gibi davranmayacağını, sadece kaptanı olacağını anlattı.

Bu göreve 2. kez adaysınız, bu süreç nasıl gelişti?

– 2005'ten sonra ben Futbol Federasyonu yöneticisi oldum. Bundan da çok mutlu oldum, çünkü 8 yıl boyunca başkan vekilliği yaptığım futbol federasyonunda gerçek anlamda spor federasyonun nasıl olması gerektiği konusunda önemli tecrübeler elde ettim. Sonrasında da TBF bir seçim sürecine girdi. Son 6 aydır spor camiasından benim federasyon başkanlığını tekrar düşünmem konusunda yaklaşımlar, destekler olmaya başladı. Söylenen de ‘Sen 2005 yılında Basketbol Federasyonu Başkanı olmak için çıktığın yolda söylediğin projelerin çoğunu futbolda gerçekleştirdin, lütfen bunları basketbola da yansıt. Bu yaklaşımdan çok etkilendiğimi söyleyebilirim.

“YENİLİK LAZIM”

2005'te sloganınız ‘pozitif değişim'di. Seçilseydiniz, bugün neler pozitif olarak değişirdi?

– Benim projelerimde çok değişen bir şey yok, çünkü basketbolda da değişen bir şey olmadı. Acilen basketbolun bazı yeniliklere ihtiyacı var. En başında da dışlanmış, dışarı itilmiş kulüplerimizin merkeze çekilmesi, karar mekanizmalarının içinde aktif yer almaları ve devamında da liglerin her birinin farklı bir ürün olarak organize edilmesi ve pazarlanması var. Yani liglerin ve kupaların ayrı ayrı isimlerle, logolarla organize edilmesi ve pazarlanması. Milli takım başarılarının en üst düzeyde hedeflenmesi ama bunun yanında da alt yapıya önem verilmesi ve basketbolun yaygınlaştırılması, kadın basketbolunun desteklenmesi öncelikli planlarımız. Lisanslı basketbolcu sayısının ve yaratılan sinerji ile gelirlerin artırılmasını hedefliyoruz.

ŞEFFAF YÖNETİM!

Özellikle bu gelir artırımı konusunda somut projeler var mı, bir de mevcut yönetimde bu konu özel bir firmaya devredilmiş durumda, sizde de böyle mi olacak?

– Hakların tamamen bir firmaya verilmesini verimli olduğunu düşünmüyorum. Gördüğüm kadarıyla ortaya çıkmış bir performans yok. Zaten o firmayla yapılan sözleşmeyi bilen de yok. Zaten en önemli sorun da bu tür anlaşmalarda kulüpleri dışarıda tutup, sürecin şeffaf olarak yönetilmemesi. Konusuna ve içeriğine göre hem federasyonun bunu becerecek bir marketing departmanı olacak, hem de size uygun şartlar sağlayan dış şirketlerden cazip teklifler geldiği zaman bunu değerlendirecek bir yapı oluşacak. Gelirler konusunda da kulüplerin bir araya gelmesi önemli. İçinde kavga olan bölgelerde, oluşumlarda ekonomi de gelişmiyor, sponsorlar ve o branşa yatırım yapacak olanlar da uzak duruyor. Öncelikle basketbolu bu sorunlu, bölünmüş, parçalanmış kendisine ait hissetmeyen insanlar ve kulüpler görüntüsünden uzaklaştırmak gerekiyor.

“ALTYAPI GÜÇLENMELİ”

Basketbolu Anadolu'ya nasıl yayacaksınız? 12 Dev Adam Okulları projesi yapıldı, bu doğru mu sizce?

– Basketbolu Türkiye sathına yaygınlaştıracağız. Açıkçası spor okullarının yerel dinamikler tarafından yapılmasını teşvik edeceğiz. Üst taraftan empoze edilmiş bir marka ile oyuncu yetiştirmeye çalışan kulüplerimize bir rakip yaratmayacağız. Bizim onlara standartlar oluşturarak alt yapı organizasyonlarını güçlendirmemiz gerekiyor. Federasyon kulüplerin rakibi olamaz. Basketbolun yaygınlaştırılması için birçok projemiz var, bunlardan bir tanesi de yetenek merkezlerinin kurulması. Bunun yanında da temel prensip olarak yerinde yönetime ve yerel sorunların yerinde çözülmesine çok inanıyoruz. Bu nedenle şehir ve bölge temsilcilikleri oluşacak. Onlar basketbol senatosu oluşturacak. Bu senato da yılın belli zamanlarında basketbolun her bölgedeki sorunlarının konuşulduğu bir meclis haline gelecek. Devamında yetenek ve ölçüm merkezleri Türkiye'nin farklı yerlerine yayılacak.

“HABERLERİ BİLMİYORUM”

Harun Erdenay konusunda olumsuz haberleri sizin servis ettiğiniz iddiasına ne diyeceksiniz, mesela Turgay Demirel'in devamı olacağı?

– Ben olumsuz bir haber çıktı mı bilmiyorum. Benimle ilgili kurgulanmış, düzenlenmiş, sistematik olarak olumsuz algı yönetimine yönelik haberleri görüyorum ama. Benim okuduğum, Turgay Demirel'in kulüpleri arayarak Harun'un başkan adaylığını desteklediği ve kendisinin yönetmeye devam edeceği haberleriydi.

“HERKES KÜSTÜRÜLMÜŞ”

Sadece kulüp değil, kişi bazında da küskünler var. Onlar için düşündüğünüz bir planınız var mı?

– Hepsini basketbol için kazanacağız. Ben inanamıyorum; Türk Basketbolu'na uluslararası düzeyde üst yapıda altyapıda tarihi başarılar kazandırmış değerli insanlar sistemin dışına itilmiş, küstürülmüş. Türk Basketbolu için en verimli olabilecekleri dönemde emekli psikolojine sokulmuş olmaları bile mevcut sistemin ne kadar yanlış yönetildiğini gösteriyor.

“HARUN’U DA İKNA ETMİŞİM!”

Harun Erdenay'ın projelerini nasıl buluyorsunuz?

– Harun'un bahsettiği projeler beni mutlu etti. Çünkü benim sözünü ettiğim projelerin bir bölümünü anlatmış. Demek ki onu da ikna etmişiz, sanırım Harun'un da oyunu alacağım. Ama temelde bakarsak bu bölüm projeler ve benim projelerimin tamamı farklı bir felsefenin alt başlıkları.

Ben önce felsefeyi değiştirmek istiyorum. 23 yıldır süren bir dönem, bir felsefe var. O felsefeyi değiştirmeyen bir yönetimin bunları yapma imkanı yok. Aksi halde zaten 23 senedir bunlar yapılmış olurdu. Bu 30 günlük baskın seçim dönemi olmasa, yaratılan bilgi kirlilikleri olmasa, biz daha çok projemizi anlatmak istiyoruz.

Biz Türkiye için basketbolun toplumsal bir harç olmasını, taş atan çocukların basket atan çocuklar olmasını istiyoruz. Bunun için olaya sosyal boyutuyla da bakıyoruz. Sportif ve sosyal projeler ofisleri kuracağız. Bunlarla ilgili fonlar bulacağız. Ben bu işin sahibi, başkanı değil, kaptanı olacağım.

“TALİHSİZ BİR AÇIKLAMA”

Bölünmüşlük demişken, Fenerbahçe'nin adaylığınıza ciddi bir tepkisi var. Seçilirseniz, Fenerbahçe'yi nasıl işin içine çekeceksiniz, o bölünmeyi nasıl önleyeceksiniz?

– Aynı anlayış ve sabırla. Fenerbahçe de çok değerli bir kulübümüz. O da sistemin içinde olacak. Sözü açmışken yaptıkları açıklamanın talihsiz olduğunu söyleyeyim. İçeriği tamamen saptırılmış ve iftira olan bir açıklama. Bunu iyi niyetli bulmuyorum. Delegeleri etkilemek için yapılmış bir açıklama. Sonuçta basketbol federasyonu başkanını delegelerin özgür iradesi belirliyor. Hiçbir kişi ve kurumun buna ipotek koyamayacağını düşünüyorum. Üzüldüğüm bir nokta da bu açıklamada değerli Spor Bakanımız Sayın Akif Çağatay Kılıç'ın da isminin geçiyor olması. Sayın bakanımız adalet ve tarafsızlık ilkelerini göz önünde bulunduran başarılı bir bakanımızdır. Bu konularda kendisinin adının da geçmesi açıklamayı yapanlar adına da büyük bir talihsizliktir.

“TURGAY DEMİREL TARAFSIZ KALMALI”

Turgay Demirel FIBA Avrupa başkanı. Onunla ilişkilerde sorun olur mu? Bir de Euroleague yönetimi ile FIBA arasında sıkıntılar var…

– Turgay Demirel şu anda Türkiye'yi uluslararası düzeyde temsil ediyor. Eğer genel kurulumuz bu görevi bize verirse onunla iyi ilişkiler içinde olmak ve onu desteklemek dışında bir düşüncemiz olmaz. Onun güçlenmesi için, Euroleague ilişkilerinin de daha iyi olması için elimizden geleni yapacağız. Euroleague kuruluşundan bu yana içinde olduğum bir kuruluş. Başkanı da bir Türk dostu, yakın arkadaşım Bertomeu. Bu iki kurum arasındaki sorunların çözümü için de önemli katkılarımın olacağını düşünüyorum.

Turgay Demirel de artık tarafsız bir pozisyonda. Avrupa'nın başkanı durumunda. Kendisinin de bu süreçte, bulunduğu pozisyon itibariyle tarafsız kalması gerekiyor. Bir aday için imza vermek, o adayı desteklemek adına kulüpleri aramak uygun değil. Şu anda vefat etmese İzlandalı başkan FIBA Europe başkanı olacaktı. O kişi Türkiye'deki adaylardan bir tanesini destekler miydi? Turgay Demirel'in de o konumda aynısını yapmasını bekliyorum.