SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İşte Fatih Terim’in, ‘Futbolun ABC’si programına yaptığı açıklamalar şu şekilde:

“Biz TFF’nin çalışmalarını anlatacağız. TFF, sadece Süper Lig ve PTT 1. Lig’de değil, başka neler yapıyor onu anlatacağız. Mesela bizim temel eğitim alanında yaptıklarımızın, 10-15 yıl içerisinde A Milli takıma yansıyacağını anlatmaya çalışacağız. Ben ve benden sonraki programlarda çıkan uzman arkadaşlarım, en şeffaf şekilde, seyredenlere her şeyi anlatacağız. Bu sayede herkes her şeyi bilecek. Bu program, TFF’nin her işini, en ince ayrıntısına kadar anlatacak. Her hafta, her programda tüm detaylar anlatılacak. Uygulamalı olarak anlatılacak.

Benim çok değerli bir ekibim var. Uzun zamandır çalıştığım bir ekip var. Onların yanı sıra TFF’nin de ekibiyle beraber geleceği şekillendiriyoruz. Ancak bunu yeterinde anlatamıyoruz. Bu programın amacı da bu olacak. Yelpazemizi çok geniş tutuyoruz. Kadın futbolundan, gençlere, antrenör eğitimlerine kadar futbolun içerisinde ne varsa burada işlemeyi düşünüyoruz.

A’dan başladık bugün. Ben sadece bilgi vereceğim. Arkadaşlarım ise önümüzdeki haftalarda B ve C’sinden başlayacak. Bunu bir tren olarak düşünün, vagon vagon her şey. Fikstür çekiminden başlayın, her şeyi tüm detaylarına kadar anlatacağız. Burada her şey daha rahat anlaşılacak.

Biz bir defa, programın belli bölümlerinde, Avrupa futbolunun son durumlarını da koyacağız. Her zaman, özeleştirisini yapan da bir tarafımız var. Biz, TFF olarak Türk futbolunun var olması için varız. Her yaş grubunda iyi bir ortam oluştururken, teknik adamlarımızı da en iyi şekilde yetiştirmek zorundayız.

Milli takımlar bazında, tüm programları yapıp, gerek içeride gerek dışarıda, mümkünse 2 yıl öncesinden yapılır. Bizim en az 2 senelik programımız bellidir.

Bu sene biz, TFF olarak birçok yeni kurs ve sempozyum açtık. Mesela scout… Artık olmazsa olmaz oldu. Mesela istatistik, analiz. Bu da olmazsa olmaz oldu. İlla kurs değil, birkaç günlük seminer de… Bu sene antrenörlerin, bizim tarafımızdan bilgilendirilmesini sağladık. Ama TFF olarak bizim. Başka birileri değil. Artık liglerde ‘şu lisansın altında kimse çalışamaz’ gibi şeyler koymayı planlıyoruz. Çocukların ve hatta ergenlerin eğitimini, belirli kişilerin yapabileceği ortam oluşturuyoruz. Haliç’deki sempozyumda ilk ders sonrası herkes sıkılmış. Ama sonunda herkes alkışladı. Herkes farkına varıyor. Artık bilimsel ilerleyeceğiz. Zaten öyle olması gerekiyordu ama artık olmazsa olmaz.

Bu adımları atmamızın sebebi, Türk futbolunun ileriye gitmesi. Altyapısının sağlam olması. Biz spor lisesi yapıyoruz. Toplanıyoruz bunun için. Bu sene 90 çocuğumuz başladı. Bunu arttırmak ve her yere açmak için çalışıyoruz. Benim söylediğim şu, ‘yıldız oyuncu olmayabilir ama bu ülkeye yaraşır bir genç çıkmalı buradan’ diyorum. Hedefim bu.

Şimdi uzun vadeli çalışmamızın, ben 10-15 sene koydum. Reformlar 1 senede olmuyor. Bizim hedefimiz şeffaf, olduğu gibi paylaşmak. Güzel eleştirilerle doğruyu buluruz. O kadar çok konu var ve bunların o kadar iyi anlatılması gerekiyor ki… Bir yandan yarışmalısınız, o beklemiyor. Belkide tarihte ilk kez, sezon sonundaki kupanın finaline kadar tarihleri açıkladık. Eskiden Milli takımımız her seferinde aynı takımlarla maç yapardı. Sebebi, 10 gün kala planlanması. Kimseyi bulamıyorduk. Almanlar, 3 sene sonraki olimpiyatların yemeğini bile planlıyordu. Bugün, zaman bu işte çok önemli. Daha önemlisi ise kişi… Siz birine birkaç sene görev veriyorsunuz, o gidiyor yine baştan. Benim genç takımlara tecrübeli hocaları verme sebebim budur. Ben iyi oyunculara hocalık için çok şans verdim. Ama bir teklifte hemen gittikleri için genç takımlara tecrübeli isimleri verdim.

Riva’nın felsefesi şudur: Verebileceğinin en modernini, en çağdaşını vermek. Antrenörlük çok önemli. Pro diye başlayan, aşağı doğru inen… Bunları çok iyi eğitmek gerek. Vereceksin ki, alasın. Saha kötü olduğu zaman kimi suçlarsınız? TFF’yi. Soyunma odası kötüyse TFF’yi… TFF, kendine ait olmasa da ait hissetmek zorundadır. Biz bunu yapacağız. İki senedir ben, diyorum ki yedek kulübelerini büyütelim, 22+3 yapalım. 15 oyuncu bazen kenarda kalıyor. Tribünde ‘beni hiç düşünmüyor’ dersin. Ama yedek soyunsa ‘beni her an alabilir’ dersin. Biz yeni projeler de sunmak zorundayız. Başka ülkelerde uygulanıp, uygulanmaması bizi ilgilendirmemeli. Biz hep onlardan aldık, artık biz de bir şeyler ekmeliyiz. Ne alırsanız alın, uygulamada farklısınız. Çünkü DNA’nız başka.

Geçenlerde ben U16 turnuvasına gittim. Aklıma geldi, Fatih Bey vardı, bana sahalarla ilgili rapor sunmasını istedik. Türkiye’nin her yerini kapsayan, çok iyi bir şey sundu. 1 haftada. Birimlerin yan yana, birlikte büyümesi çok önemli.

Biz 1990-91 yılında. Arkadaşlarımızla toplanıp, kalecilere de antrenman için antrenör lazım dediğimizde, kulüplerin bütçesi el vermez dediler. Şenes Erzik federasyonuydu. Ben yüzlerce şut çekiyordum. Ama şut çekmeyle olmaz ki. Şimdi ise artık mecburi oldu.

Scout’unuz var mı? Var. Kaleci antrenörünüz, kondisyoneriniz, doktorunuz var. Futbol her gün gelişiyor. Avrupa Şampiyonası’na gittiğimizde 22+3’tü takım. 40’a yakın stat vardı. Böyle bir dünya oldu artık. Birçok uluslararası kurs var. Biz diyoruz ki, TFF olarak kendimiz verebiliriz. Biz futbol hakkında olmazsa olmaz her şeyi verebiliriz. İşi ehline teslim etmeyi bilmeliyiz.

Futbol Tasarım Atölyesi diye bir projemiz var. Bu işi seven birçok insanın bir araya geldiği bir ekip olmasını istedim ben. İlk toplantıyı yaptık. Ucu açık bu grubun. Aykırı fikirler, üniversiteli gençler, basının her türlü kısmı, mimar, mühendis gibi çok faklı gruptan, birçok isim futbolun üzerine fikir alışverişinde bulunacak. Herkesin aykırı fikirlerini konuşacağız. Herkesin fikirlerini alacağız. Tek kriter, futbolu sevmek, futbolla ilgilenmek olacak. Hatta futbolu hiç sevmeyen, eleştirisi olan insanlar da olacak. Levent’teki yer yetmezse Riva’ya kadar taşıyacağız işi. Onların fikirlerinin çok önemli bulunacağız zamanlar gelecek.

Adana’dan başladık taramaya. Her şehre gideceğiz. Tüm takım başkanlarıyla bir araya geleceğiz. Tüm temsilciler olacak. Sağlıktan tut hakeme kadar. Hepsiyle bu buluşmayı sağlıyoruz. Adana’daki çok iyi geçti. Herkesi dinliyoruz. Dokunuyoruz herkese. Ne kendi bilgilerimizi saklıyoruz, paylaşmamazlık ediyoruz, ne de başkalarının fikirlerini dikkate almamazlık ediyoruz. Herkese saygımız var. O işi çözeceğiz. Kaçamaz bizden.

FIFA’da 600 dosya var. Biz onları yok etmek için çalışmalıyız. Zevk almak için oynanan bir hale gelmesi için çalışmalıyız. Kavgadan, dövüşten bir şey olmadı. Yılların emeği var. Sonuç aldık, yine alırız. Yeter ki bir olalım, inanalım.

Saha, çim, soyunma odası gibi futbolun içerisinde, belki de herkesin konsantre olduğu sonuç dışında da her faktörü burada inceleyeceğiz. Herkesin, her soruyu sorma hakkı mevcut. Bazen yaptığınız çok şey oluyor ama anlatamıyorsunuz. Bu programla bunu anlatacağız.”

Yayınlanma Tarihi:18:08,