SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yarış şimdi başladı…

9 Mart 2015

Bu kadar keyifli bir lig mücadelesini çok uzun süredir yaşamamıştık. Her maçın keyfi ayrı ama derbinin heyecanı, keyfi hatta beklentisi bile bambaşka oldu. teknik, taktik ya da hocaların 11 tercihleri bir yana, Fenerbahçe-Galatasaray derbisine başlarken bu sefer öncelikli olarak, Türkiye’nin en büyük iki takımının başında iki Türk hoca ile çıkışlarından duyduğum mutluluğu belirtmek istiyorum.

Maça gelince 4 puan farkla Saracoğlu’na gitmek Galatasaray için avantaj gibi görünse de Fenerbahçe’nin kazanmaya olan ihtiyacı ve seyirci avantajı, derbi maçı bile olsa şu anki lig yarışında tek maçla sonuca gidilemeyeceğinin ve 4 puan farkın kapanmaz olmadığının kanıtıdır. İlk 25 dakika Galatasaray oldukça hızlı ve efektik bir oyun sergiledi ki iki net gol pozisyonu da bu dakikalarda geldi. Daha sonra arkaya yaslanan Galatasaray, Fenerbahçe’nin şiddetli akınlarında sahasından bile çıkamadı. Özellikle ilk yarının son 10 dakikası top orta sahaya bile ulaşamadı. Bunu öncelikle Gökhan’ın Galatasaray’ın sol kanadını fena halde yormasına ve başta Hamit olmak üzere ataklardan dönen topları toplayamamalarına bağlamak mümkün. Normalde Gökhan atağa çıktığında arkasındaki boşluğu kullanabilmek için Telles-Olcan ikilisini oyuna süren Hamza hocanın düşüncelerini bozan da Galatasaray’ın dönen topları toplayamaması oldu. Keza Mehmet Topal’ın bu işi çok iyi yapması ve verdiği mücadele ilk yarı ev sahibi takımın üstünlüğünün nedeni oldu.

İkinci yarı da aynı şekilde başladı. Telles’in bu maçtaki yetersizliği Hamza hocanın Yasin’i oyuna alarak bir hamle yapmasına neden oldu. Buna rağmen Fenerbahçe’nin etkili futbolu Galatasaray’a hareket alanı tanımadı. Takım halinde oyun şablonundan çıkmamaları ve daha çok istemeleri oyuna yüzde yüz yansıdı. Son vuruştaki yetersizlikleri ve biraz da şanssızlıkları ciddi pozisyonları harcamalarına neden oldu. Galatasaray’ın oyunu bu kadar geniş bir alanda kabul etmesi de bir nevi Fenerbahçe’nin ekmeğine yağ sürdü. Arka arkaya gelen ataklardan golün geleceği ayan beyan belliydi ve nihayetinde Kuyt ile maçın son 10 dakiaksında girilirken geldi.

Bu tarz maçlarda ilk yarılar genellikle hocanın taktiği ne olursa olsun futbolcunun psikolojik olarak ortaya koyduğu oyunla şekillenir. İkinci yarı ise hocaların ustalığı gerekir. Yapılan hamleler oyunun sonucunu belirler. Özellikle fizik ve oyun olarak geride olan takımlarda. Bu maç Galatasaray geride olan takımdı. 3. bölgede hiç baskı yapamadı. Orta sahada karşılayamaması defansını yetersiz hale getirdi. Bence Hamit ve Telles tercihleri yanlıştı. Hamleler çok geç geldi ve sonuç olarak Fenerbahçe haklı bir galibiyetle aradaki puan farkını 1’e indirdi.

Galatasaray şampiyonluk yarışında bir şey kaybetmedi. Fenerbahçe yarışta tekrar “Varım” dedi. Resmen yarış tekrar başladı üç takım için. Centilmence bir derbi oldu. Ama hepsinden güzeli derbinin ötesinde yıllar sonra bir Galatasaray Başkanı tribünde Fenerbahçe maçı izledi. Daha ne olsun.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek