SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

“Büyük takımları şampiyon yapmak çok büyük başarı değil. Bu ekipleri uluslararası alanda başarıya götürüyor musun, şampiyon yapıyor musun, işte gerçek başarı budur. Türkiye'de zaten üç takımdan biri şampiyon oluyor. En kötü ikinci, üçüncü oluyor. Bursaspor'la veya başka bir Anadolu kulübüyle bu hedefe ulaşıyorsan, eyvallah.”

“Türkiye'de çay isterken ne diyorsunuz? ‘Taze bir çay lütfen' veya ‘Çayınız taze mi?' ‘Taze' kelimesini hep kullanırız. ‘Tazeyse ver' deriz, Avrupa'ya gittiğiniz zaman ise ‘Bir çay lütfen' dersiniz. Niçin? Orada öyle, burada böyle… Bu lafı futbola, düzene çevirin.”

Antalya'da bir araya geldiğimiz Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Hikmet Karaman söyleşimize bu sözlerle başladı. Deneyimli hocayla; Türk futbolunu, Milli Takımı, Rizespor'u ve hedeflerini konuştuk, futbola dair tespitlerini dinledik…

Mancini ve Prandelli sonrası Galatasaray'la adınız anıldı. Niçin olmadı, eksiğiniz mi var?

“Bununla ilgili çok şeyler söyleyebilirim. Son dönemde medyamızı bu konuda pozitif görüyorum. Yerli hocalara daha çok destek veriyorlar. İsmail Kartal ve Hamza Hamzaoğlu gibi yerli hocaların büyük takımlarda görev almalarından müthiş mutluluk duyuyorum, doğrusu budur. Kendimle ilgili konuşmak istemiyorum, o zaman bireyselliğe girer. Ancak gittiği kulüplerde iz bırakan isimlerin şans alma hakkı vardır. Verilir, verilmez başka.”

Herkes suçlu

Milli Takım'ın durumunu nasıl görüyorsunuz?

“Mevcut tabloyu nasıl ki eleştiriyorsak, asıl özeleştiriyi Milli Takım'ın altyapılarına yapmak lazım. Oraları çok önemli, görmezlikten gelemeyiz. Gruplarda son derece başarısız olduk, ama umutluyum, bu ülkedeki oyuncular kalan maçlarda çok şeyler yapabilirler. İzlanda'dan tabii ki üç gol yenmez, ancak İzlanda Ümit Milli Takımı'nı kim çalıştırıyor? Eski Beşiktaşlı Sverrisson… Onu Almanya'daki seminerde gördüm. Seminerlere katılmak çok önemli. Hele uluslararası seminerleri izlemek şarttır, ben fırsat buldukça gidiyorum. Niye? Çünkü kendimi geliştirmek zorundayım.”

Terim'in yerinde siz olsaydınız ne değişirdi hocam?

“Kuralar çekildiği zaman tablo neydi? Hollanda ile Türkiye favori gösterildi. Ama bizi geçen ülkeler var. Hepimiz suçluyuz, bu işin başında olan bizler, hepimiz hatalıyız. İsim yok, ben, sen, bir başkası. Avrupa'ya kaç kez gittik. Brezilya elemelerini anımsayalım. Seni Macaristan geçmedi mi, geçti. Romanya geçmedi mi… Niye? Adamlar kendilerini geliştiriyorlar. Yunanistan neredeyse her turnuvada var, üstelik ekonomisi de dibe vurmuş bir ülke. Niye biz yokuz? Bir teknik adam gidiyor takımını şampiyon yapıyor, diğeri küme düşürüyor veye küme düşmekten kurtarıyor. Birilerinin farkı da ortaya çıkıyor. Bugünün olayı değil, geçmişin olayıdır. Geçmişte bunun önlemlerini almış olsaydık, bugünlere gelmezdik. Milli Takım hocasını, federasyonu, yönetimleri eleştirmek yerine birlik olmamız şart. Teknik adamlar çalıştıkları kulüplerde standartları yükseltmekle sorumludur. Kovulmak pahasına bunu yapacaklar.”

Siz yaptınız mı?

“Yapmaya çalışıyorum, başarılı olduğumu da düşünüyorum. Ben de gittiğim kulüplere orayı çalıştıran meslektaşımın vizyonu yükselttiğine çok tanıklık ettim. Vizyon derken, doktoru var, fizyoterapisti var, analizcisi, sahası, çalışacak aletleri var. Madalyonun diğer yüzünde ise eski teknik adamın bıraktığı hiçbir şey yok. Ama o antrenörler de hep iş buluyor. Teknik adam veya futbolcu, şansı hep aç adama vereceksin.”

Ben çözemem

Sorunun temelinde ne yatıyor sana göre?

“Neymar, Barcelona'dan önce Bayern Münih'in gündemine gelmişti. Rummenigge ne demişti biliyor musun? ‘Ona 80 milyon euro vereceğime bu parayı altyapıya harcarım, 10 tane Neymar yetiştiririm…' İşte reçete bu. Türkiye'nin en büyük sorunu işte bu. Bu sorunu Hikmet tek başına çözemez, herkes düşüncesini söyleyecek, herkes eteğindeki taşları dökecek, tartışacağız, futbolu birlikte yukarıya taşımaktan başka çaremiz yok. Altyapı olayını da yanlış tarif ediyoruz. Örnek vermek istiyorum. Abdullah Avcı hoca Milli Takım'da çalıştı, o süreçte kendini müthiş geliştirmiş. Konuşmalarına bakıyorum, tecrübe kokuyor. Yani oradan çok şeyler almış. Tamam başarısız bir dönem geçirdi, ama müthiş dersler çıkarmış. Belki bir daha Milli Takım'a gelse, başarıyı yakalayacağına inanıyorum.”

Git Erciyes'i kurtar

Peki sen niye olmayasın?

“Ben önemli değilim… Belki bende de bir arıza var. Büyük takımları çalıştırmak çok farklı bir şey… Diğer takımlara gidiyorsunuz, en basiti topa nasıl vurulacağını öğretiyorsunuz. Bunlar altyapıda alınması gereken işler. Büyük bir takıma örnek Bursa'ya gittim. Sevk ve idare orası farklı. Mesela Beşiktaş şampiyon olmazsa zaten ikinci oluyor, en kötüsü üçüncü bitiriyor. Bu takımları Türkiye şartlarında şampiyon yapmak çok büyük başarı değil. Bu takımları uluslararası alanlarda başarıya götürüyor musun, şampiyon yapıyor musun, işte gerçek başarı budur. Türkiye'de zaten üç takımdan biri şampiyon oluyor. En kötü ikinci oluyor. Bursaspor'la şampiyon olabiliyor musun, eyvallah. Ya da başka bir Anadolu takımını şampiyon yapıyor musun, başarı budur. Galatasaray geçmişte kimle şampiyon oldu? Cevat (Güler) hocayla. Biz işte bunu konuşalım. Ben de diyeceğim, git geçtiğimiz sezonki Erciyes'i kurtar. Tartışamıyoruz, alınıyoruz, darılıyoruz. Anadolu takımlarında görev yapan hocaları sırtımızda taşımamız gerekir. Allah'ı var, onlar altyapıdan oyuncuları da kazandırdılar. Bu gelenler nerden geliyor, Anadolu kulüplerinden… Mesela Ozan Tufan örneği var. Ozan'ı üst yapıya alan Ertuğrul (Sağlam) hocaydı.”

‘Düşme potasında 10 tane takım var'

Çaykur Rizespor ikinci yarıda ne yapacak, hava nasıl?

“Hep yağmur yağıyor! (Gülüyor) Beş tane oyuncuya ihtiyaç var. Bunları almamız şart. Kadroyu eleştirmem çok doğru olmaz. Düşer mi, düşmez mi konusuna gelince. Bak ağabey yukarıdaki 8 takım dışında hiç kimsenin garantisi yok. Sekizin dışında herkes düşebilir. On tane takım var potada. Transferler bitsin, önümüze daha rahat bakacağız. Zaten dört oyuncumuz Afrika Kupası'na gitti.

Bakın birçok takımda bu sıkıntı var. İşte tartışmalıyız derken, bu Afrikalı oyuncuları masaya yatırmamız şarttır. Sezon planlaması yaparken bunları konuşmak lazım. Afrika'dan adam alınır mı, alınmaz mı tartışmak gerek. Gitti 2 ay, hadi sakatlandı, ne olacak? Biz antrenörler düşüncelerimizi herkesin yüzüne çatır çatır söylemeliyiz arkadaş. O zaman doğruyu buluruz, Türk futbolunun çıtasını yukarıya çekeriz. Hakaret etmeden eleştireceğiz, kimse kimseden üstün değil.”

‘Salih Uçan'a ne oldu!'

Bursasporlu Ozan Tufan büyüklerde başarılı olur mu?

“Geçmişte mesela İlhan Parlak geldi Fenerbahçe'ye ne oldu? Niye olmadı? Çünkü oyuncu gelişimini tamamlamıyor ki! İtalya'ya giden Salih Uçan ne oldu? Büyük kulüplerde gelişimi tamamlayamayan yetenekli oyuncular kaybolup gidiyor. Herkes hazır adam istiyor, onların peşinde koşuyor. Ülkenin futbol kültürü ve sabrının değişmesi lazım. Bu baskının ortadan kalkması gerekir. Niye? Baskı olduğu anda teknik adamlar doğal olarak hazır oyunculara yöneliyorlar. Niye? Başarısız olmamak için. Buralara Anadolu'dan gelen oyuncuların biraz şansa ve sabra ihtiyaçları var. 1-2 maç kötü oynayınca hemen tribünlerin hedefi haline geliyorlar. Taraftar kabul etmiyor. Adam Anadolu'da takır takır oynuyor, ama büyüklere gelince kötü başlarsa bitiyor, yok ediliyor. Bunun temel nedenleri eğitim, gelişim… Haa önce bizim gelişmemiz lazım, ben bilgiye açım… Bana bilgi gelsin diyorum ama ben gidip bilgiyi buluyorum. Avrupa'da bu işin pirleri oturuyorlar, tartışıyorlar. Futbolun ulemaları bunlar. Benim ülkemin teknik adamları ne yapıyor? Lucescu'ya bakalım. Adam 6 dil biliyor. Onun için Lucescu olmuş. Her ülkeye gidiyor, çalışıyor, araştırıyor, okuyor.”

‘Alex buraya asla gelmezdi'

“10 numara, oyun kurucu… Bu terimler kalktı. Adamlar 9.5 numara diyor, sanki ayakkabı numarası! Geçmişin 10 numaraları fazla koşmayan, orta sahaya gelmeyen, ama zeka seviyesi yüksek oyunculardı. Top gelmeden düşünen, topu iyi kullananlara 10 numara derdik. Alex böyle olmasaydı asla ve asla Türkiye'ye gelmezdi. Bak onunla ilgili bilinmeyen bir şey de söyleyeyim sana ağabey…

Alman Kicker dergisi, Alex, Fenerbahçe'ye imza atmadan önce sportif direktör Hoeness ile görüşme yapıyor. Hoeness, Alex'i istiyor. Teknik adam ne diyor biliyor musun Hoeness'e… ‘Ben koşmayan bir adamı asla almam.' deyip, kestirip atıyor. Ardından Alex, Fenerbahçe ile imzalıyor. Ben Alex'in futbolculuğunu eleştirmiyorum. Ama 10 numara kavramı artık çok değişti. Hemen orta sahaya gelecek, takım oyuncusu olacak, takımla birlikte hareket edecek. Top rakipteyken herkes gibi topun arkasına geçecek, yani 9.5 numara olacak.”

14 farklı takım

Spor Toto Süper Lig'in en tecrübeli teknik direktörlerinden Hikmet Karaman, bugüne kadar 14 farklı takımı çalıştırdı. Karaman, şu an yer aldığı Çaykur Rizespor'da ise 3 farklı dönemde görev yaptı.

Yayınlanma Tarihi:08:36,