SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Maçlarda İstiklal Marşı!

Maçlarda İstiklal Marşı!

Sözcü Gazetesi'nin tecrübeli köşe yazarı Emin Çölaşan, İlhan Cavcav'ın dünkü yaptığı İstiklal Marşı önerisi ile ilgili görüşlerini okurlarıyla paylaştı.

İşte Çölaşan’ın konu hakkında sözleri;

Sevgili okuyucularım, Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav'ın benden daha çok yaşayacağı dün ortaya çıktı!.. Çünkü aklımda hep bir konu vardı ve bugün onu yazacaktım. O benden bir gün önce davrandı, benim söylemek istediklerimi sanki beynimden çalmış gibi aynen kamuoyuna duyurdu. Böylece bizim gazetecilik mesleğindeki “Erken davranmazsan haber elinde patlar” kuralı bir kez daha gerçekleşmiş oldu. Yani şimdi yazacaklarım elimde patladı! Neyse, olur böyle vakalar. İlhan Cavcav şöyle bir öneri getirdi: “Milli maçlarda elbette okunacaktır ama kulüpler arasında oynanan futbol maçlarında İstiklal Marşı okumak artık yasaklansın…”

* * * *

Peki bu olay, yani maçlarda İstiklal Marşı okunması ne zaman ve nasıl başlamıştı? Aranızda bunu anımsayan var mı? Herhalde çok azdır, o halde anlatayım: 1990'lı yılların başında PKK terörü iyice azmıştı. Her gün şehit haberleri geliyordu. Toplum tepkiliydi. Başımızda bugünkü gibi PKK'ya hoşgörüyle yaklaşmaktan, pazarlık masalarına oturmaktan utanmayan bir iktidar yoktu. Toplumun büyük tepkisi iki ayrı olay yarattı. İlki, milyonlarca araç sahibi plakalarına küçük boyda ay yıldızlı Türk Bayrakları yapıştırdı. İkincisi, taraftarlar futbol maçlarında kendiliğinden İstiklal Marşı okumaya başladı. Bu olayda binlerce kişi tarafından hep birlikte okunan marşımız doğal olarak dağınık ve ses birliğinden yoksundu. Bir süre sonra hoparlörler devreye sokuldu. Ulusal marşımız hoparlörden çalınmaya başlandı ve bu uygulama böylece günümüze kadar geldi.

* * * *

Aradan yıllar geçti, günümüz hükümeti PKK'yı neredeyse kardeş kuruluş, Apo'yu ise en büyük dost ve yurtsever ilan etme aşamasına geldi. Üstelik, özellikle Güneydoğu bölgesinde oynanan maçlarda Kürtçü kesim İstiklal Marşı çalınırken yuhalamaya, ıslıklamaya, ayağa kalkmamaya başladı. Plakalara yapıştırılan küçük Türk Bayrakları giderek silindi. İktidar terör karşısında teslim bayrağını çekti. “Kürdistan'a (!)” özerklik verme aşamasına gelindi. Ama en önemlisi, bunları yapan AKP iktidarı karşısında Türk Milleti, beklenen tepkiyi gösteremedi… Bazı şehit aileleri bile üç kuruşluk yardım için AKP'ye yalakalık yapmaya başladı. En “Milliyetçi ve muhafazakâr (!)” olduğu zannedilen kesimler hiç utanıp sıkılmadan oylarını ısrarla aynı partiye verip onun iktidarını sürdürmesini sağladılar. Kısacası, PKK, Apo ve terör konusunda toplum devşirildi. Başka bir deyişle beleş kömür, beleş gıda yardımı, ceplerine konulan üç beş kuruş vesaire ile satın alındı. Bu söylediklerim ne yazık ki tümüyle gerçektir. İtirazı olan varsa çıksın ortaya!

* * * *

Şimdi futbol maçlarını statlarda veya ekrandan izleyen herkese net bir soru soruyorum: Topluca okunan İstiklal Marşlarında eski coşku var mı? Bunu hissediyor musunuz? Yanıtınız herhalde “Hayır” olacaktır. Bir zamanlar ulusal coşkuyla söylenen marşımız artık stat hoparlörlerinden sadece formalite ve alışkanlık gereği çalınıyor. Ekranda bire bir görünen oyuncular, hakem ve yöneticiler ağızlarını açıp kapayarak, çoğu da belki içlerinden “Bir an önce bitsin” diye düşünerek, söyler gibi görünüyorlar! Türk olduğunu söyleyemeyen, Atatürk ve Türklük kavramlarını yok edip yerine İslamcılığı getirmeyi amaçlayan AKP, ne yazık ki bu alanda başarı elde etti. Toplumun büyük kesiminin beyni bu doğrultuda yıkandı. İlhan Cavcav haklı… Eskiden hep birlikte okunan İstiklal Marşımızın da futbol maçlarında artık bir esprisi ve coşkusu kalmadı. Ulusal marşımızı hiç değilse tribünlerde daha fazla küçük düşürmeyelim…