SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Aziz Yıldırım’dan suç duyurusu!

Aziz Yıldırım’dan suç duyurusu!

3 Temmuz sürecinde operasyonu gerçekleştiren hakim, savcı ve polislerden şikayetçi olan Fenerbahçe Başkanı savcılığa sunduğu dilekçede ‘illegal yapı’ vurgusu yaptı ve örgütün kumpasına geldiklerini açıkça anlattı.

AMKSPOR / Aytunç ERKİN

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 3 Temmuz 2011'de Türkiye'yi sarsan şike operasyonunda görev alan hakim, savcı ve polislerden şikayetçi oldu. Yıldırım'ın avukatları, 12 Aralık'ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sundukları dilekçede, 17-25 Aralık operasyonlarından sonra devlet içindeki paralel yapılanmanın ortaya çıktığını savundu.

‘Örgüt kurucuları emirler verdi'

Yıldırım'a göre ‘şike kumpasını' kuranlar illegal bir yapı oluşturdu ve yapı şöyle faaliyet gösterdi: “Bu illegal yapının üyeleri; örgüt yapılanması adı altında, örgüt kurucularının ve örgüt yöneticilerinin kendilerine verdikleri illegal vazifeleri, yasalarla kendilerine verilmiş görev ve yetki alanları için (sözde) hukuka uygunluk görünümü kisvesi altında yerine getirmektedir. Görünüşte, vazifesini yapan illegal örgüt üyesi bu polis, hakim ve savcılar, vazife kamuflajı ile illegal yapının kendilerine vermiş olduğu illegal emirleri yerine getirmektedir.”

‘İllegal yapı kumpas kurmuştur'

Aziz Yıldırım dilekçesinde, “İllegal yapı, yakın tarihlerde pek çok stratejik ve kritik kurum ve idari mekanizmaları ele geçirme yönünde ‘kumpas' şeklinde isimlendirilen eylem ve yöntemlere başvurmuştur” dedi ve ekledi: “Bu illegal yapının bir başka önemli hedefi de taşıdığı ekonomik ve sosyal önemi sebebi ile futbol kulüpleri ve yönetimleri olmuştur. İllegal yapı, 17/25 Aralık kalkışması öncesinde, 7 Şubat'ta MİT'e, 3 Temmuz'da ise Fenerbahçe'ye karşı benzer ‘kumpas' eylemleri içinde bulunmuştur.”

3 Temmuz'a giden yolda ‘gölge proje'

Dilekçenin dikkat çekici iddialarından birisi de “Soruşturma aşamasındaki hukuka aykırılıklar” bölümünde yer alıyor. 3 Temmuz 2011'e giden yolda önce Asayiş Şube tarafından ‘Şike ve bahis iddiaları' konulu bir dosyanın hazırlandığı ve bu yazının Organize Şube'ye gönderildiği ifade ediliyor. Ve geliyoruz en can alıcı noktaya: “Bu noktada altı çizilmesi lazım gelen husus, bu soruşturmada da ‘proje' şeklinde isimlendirilen bir gölge dosyanın varlığıdır. Olayımızda proje, Sedat Peker ve silahlı suç örgütü varsayımı üzerine kurulmuştur.” Aziz Yıldırım'a göre, operasyonlar daha önceden kurgulandı. Polisler tarafından o kurguya uygun şekilde yazılan senaryo önce fezlekeye, sonra iddianameye ve en sonunda mahkeme kararına dönüştürüldü. Başkan Yıldırım dilekçesine usulsüz şekilde dinlendiğini de ekledi.

Tahir Kıran ve Poyraz üzerinden Ergenekon'a

Aziz Yıldırım'ın şike operasyonunun amacının Fenerbahçe ile dönemin başbakanı olan Tayyip Erdoğan'ı karşı karşıya getirtmek olduğunu öne sürdüğü dilekçesinde “Soruşturmanın varlığından başkalarının da haberi var mıydı?” başlıklı bölüm de çok önemli. Çünkü, Fenerbahçe'nin nasıl Ergenekon'a bağlandığı anlatılıyor. Ve burada bir isim geçiyor: Tahir Kıran. Türkiye onu Fenerbahçe ve Türkiye Futbol Federasyonu sayesinde tanıdı. 1999 – 2000 yıllarında Fenerbahçe Alt yapı Derneği'nde 2. Başkan olarak görev yaptı. 2008 yılında Futbol Federasyonu'nda Tesislerden Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile ters düşerek kulüpten ihraç edildi.

Zekeriya Öz ile Tahir Kıran ilişkisi

Aziz Yıldırım, Tahir Kıran'ın İstanbul Çamlıca'da, Ergenekon Savcısı ve Şike'yi başlatan Savcı Zekeriya Öz'le ‘neredeyse her gece kağıt oynadığını' iddia ediyor. Yıldırım sözü, Kıran'ın 10 Nisan 2011 tarihinde o tarihte Eskişehirspor Teknik Direktörü Bülent Uygun'la dava dosyasına giren telefon görüşmesine getiriyor. Kıran, Uygun'a “Türk futboluna var ya Ergenekon operasyonu lazım a.k. baştan aşağıya” diyor. Yıldırım bu telefon görüşmesini şöyle değerlendiriyor: “Tahir Kıran, Türk futbolunda, 3 Temmuz 2011 tarihinde yapılan operasyonu, 10 Nisan 2011 tarihinde bilmektedir. Bu konuşmasında Kıran'ın, yapılmasını beklediği futbol operasyonunu Zekeriya Öz tarafından yapılan Ergenekon operasyonu ile aynı isimle isimlendirmesi de tesadüfle izahı olmayan bir durumdur.”

‘Gizli tanık Poyraz neden iddianamede?'

Yine soruşturmada sürpriz bir şekilde ortaya çıkarılan ‘Mobil gizli tanıklar'ı gündeme getiren Aziz Yıldırım, Ergenekon'un gizli tanığı ‘Poyraz'ın 3 Ağustos 2008'de polise verdiği ifadeyi hatırlatıyor. Gizli tanığın ifadesinde yalan söylediğinin kanıtlanmasına rağmen ‘Şike' sürecine de dahil edildiğini belirten Yıldırım'ın dilekçesi şöyle devam ediyor: “İddianamede ifadesine yer verilen ancak başka bir soruşturmada gizli tanık olarak ifade veren Poyraz kod isimli kişinin beyanlarının yalan olduğu ortaya çıkmıştır. Bu yalan ifadeye itibar edilmesinin nedeni müvekkili Ergenekon soruşturmasına dahil etme gayreti olduğudur.”