SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
“Ülkemden de insanından da umudumu kestim”

“Ülkemden de insanından da umudumu kestim”

Karabükspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas TRT Spor’da yayınlanan FUTBOL VIP programına gündem yaratacak açıklamalar yaptı.

İŞTE TOLUNAY KAFKAS’IN AÇIKLAMALARI…

‘TÜRKİYE'DE FUTBOL İYİ OYNANMIYOR!'

Oraya da baskı var. Hep bana hep bana olmaz. Biz TFF'ye ne kadar yardımcı olursak onlar da o kadar başarılı olur.

Türkiye'de futbol iyi oynanmıyor bu bir gerçek. Futbola benzer bişey oynanıyor. Bu ambiyanstan, yapıdan, belki yetersiz antrenörlerden, yetersiz kulüp yapılarından gibi bir sürü sebep söylenir. İnsana yatırım yapılmıyor. Bunun için en önemli şey beyin gücü ama bizde kıt bulunuyor. Gençlere yatırım yapılmalı. Doğru adamlar bulunmalı. Ben mesela antrenörlüğümü bırakabilirdim bu iş için. Ama bugünden yarına olacak iş değil. Daha da kötü olacak. Çünkü eğitimsiz bu iş olmaz. Yatırım yapmazsak doğaçlama çıkar. 1 tane Arda çıkar, bilemedin 20 yılda 1 tane daha çıkar. Bu da bizi taşımaz. Bunu sadece futbol için söylemiyorum. Cirit atan yok, yüzen yok, çekiç atan yok, Olimpiyata giden yok. 80 milyonda bunun olmaması mümkün değil. Bu insanlara bu çocuklara yatırım yapmamız lazım.

‘SAÇMA SAPAN BİR ŞEY!'

Türkiye ne olduğu belli olmayan bir yapı var. TFF özelinde konuşursak. TFF'de iki tane yapılanma olur. Birisi idari, diğeri teknik. İdari yapılanmada şu çok önemlidir. İngiltere'de milli takımlar antrenörü diye bir şey yok. Milli Takımlar demez! Bu saçmasapan bir kavram. Fatih hoca ile 5-7-10 yıl sözleşme yapılır. Bu çok da doğaldır. Eğer bu konsepte birisini düşünüyorsanız yapılandırır. Ama ondan sonrası hocanın işi değildir. Hocanın yapacağı şey Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupalarına götürmektir. Eğitim başka bir şeydir. Antrenör eğitimi genç futbolcu gelişimi bunu yapabilecek insanları oraya getirmek lazım. İdari yapılanmayı doğru yapmak lazım. TFF'deki idari yapılanmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Türkiye Futbol Direktörü titrini doğru bulmuyorum.

‘OTURDUĞUM YERDE MAAŞ ALAMAM!'

Ben TFF'deki görevimi önümün kapalı olduğunu gördüğüm için bıraktım. Ben sadece orada oturup maaş alamam. O maaşa da ihtiyacım yok. Üretim yapmalıyım. Büyük kulüplerin destek olması lazım. Evet biz genç oyuncu gelişimine destek olacağız diyecekler bunu önce onlar yapacak. Sonra Anadolu kulüpleri yapacak. Yapmıyor mu? Bu ligde olmasınlar. Bu kadar keskin kararlar almak lazım.

‘YABANCI SINIRLAMASI TÜRK FUTBOLUNA ZARAR VERİYOR!'

Yabancı sınırlamasının bu şekilde olması son derece yanlış. Bu yabancı sınırlaması Türk oyuncuların rakamlarını fahiş hale getiriyor. Çünkü dar oyuncu grubu var. Mecburen bunları almak zorundasınız. Bu Türk futboluna zarar veriyor. Milli takıma da zarar veriyor. Yetiştirmeliyiz. Yetiştiremediğimiz noktalara yurt dışından oyuncu getirmeliyiz. Bu rakamlar reel değil. Siz oyuncuya hak ettiğinden fazla para veriyorsunuz. Herif kendini yıldız zannediyor. Sonra yönetemiyorsunuz.

‘MESLEKİ ONURUMLA OYNANDI!'

Trabzon'dan gönderildiğimi medyadan öğrendim. Hiç hoş değildi. Başkanın tasarrufudur. Fakat burada atlanan şu; Kim olursa olsun bu davranış biçimini haketmez. Benim eşim oralı. Ben o kulüp için büyük fedekarlıklar yaptım. Bu şekilde ayrılmak hoş değildi. Mesleki onurumla oynandı. Oraya ait olmadığımı hissettim. Orada göremediğimiz kabul etmediğimiz olaylar varmış. Şimdi gördüm kabullendim. O dönem bizi seven insanların da bir şey söylememesi bizi üzdü. ‘Başkan yanlış yaptın doğru değildi' diyebilirlerdi demediler. Şimdi oraya ait olmadığımızı çok net bir şekilde anladım.

‘FENERBAHÇE'Yİ ÇALIŞTIRABİLMELİYİM!'

Ben Fenerbahçe'yi çalıştırabilmeliyim. İnsan somut başarılarıyla bir yere gelmeli. Avrupa'da bu böyle. Somut başarıları varsa Milan'a da gidiyor. Siz başarılı insanların imkanlarını arttırırsanız bi yerlere gelirler. Getirmezsen belli bir kalıp içinde kalıyor. Kendim için söylemiyorum başka antrenörleri de görebilirler. Kümede bırakmak da başarıdır. Ama bizde sadece şampiyon yapmak başarı olarak değerlendiriliyor. Antrenörün yerlisi yabancısı olmaz İyisi kötüsü olur. Hedefim yurt dışında çalışmak var. Antrenörün yerlisi yabancısı olmaz.

‘KARABÜK EMEKÇİ BAŞKENTİ!'

Bu şehri çok seviyorum. İnsanı çok yardımsever. İşçi kenti, emekçi kenti , emeğin başkenti. Bu bana sorumluluk yüklüyor. Tolunay Kafkas tanımayanlar için zor bir karakter. Tanıyanların çok sevdiği ve birlikte olmak istediği biriyim. Dışı sert içi yumuşak bir adamım. Kötü bir tarafım var son zamanlarda agrsefliğimi üzerimden atmaya çalışıyorum. Hele ki atomu parçalamıyorsanız insanlık adına bir buluşa imza atmıyorsanız daha sakin olmanız lazım.

‘ÖNEMLİ OLAN DERS ALMAK!'

Geçmişte Trabzonspor Teknik Direktörüyken basın toplantısında gazeteci ile tartışmıştınız?

Bir değil iki tane oldu maalesef. Tecrübe kazandım. Orada algılama problemi oluyor. İlişkilerimi kimseyi rahatsız etmemek üzerine üzerine kuruyorum. Biz lider insanlarız, bunlara cevap vermemek lazım. Tecrübesizliğime vermek lazım. İnsanlar hata yapıyor maalesef. Önemli olan hatalardan ders alabilmek.

Osman Özköylü de benzer tartışma yaşadı?

Osman benim arkadaşım. Çok severim çalışkandır. O da fevaran etti. Bunların zararları bize oluyor. Doğru mu değil! Yapmamak lazım ama oluyor bazen. Ama biz dürüst insanlarız. İçimizdekini dışa vuruyoruz bundan zarar gelmez başka insanlar var düşüncede dürüst olmayan çok insan var.

‘KULÜPLER TFF'Yİ YÖNETMEMELİ!'

Teknik direktörlük başlangıcımız çok iyi oldu. İyi sonuçlar aldık. Kayseri'de kupa kazandık Antep'te olağanüstü sezon geçirdik. Antrenörlük seviyesinde bir çizgimiz var. Ama ben hep eğitmen tarafımı ön plana çıkartmak istedim. Çünkü benim için antrenör eğitimi ve eğitmenliği çok önemli konular. Jira'ya dahil olduğumuzda ilk grubun içinde vardım. Avusturaya'da da eğitim aldım. TFF'de bu konuda görev aldım ve katkı sağladığımı düşünüyorum. Benden sonra ne oldu bilmiyorum!

Bu göreviniz çok kısa sürdü?

Bir gelecek göremediğim için oradan ayrılmak zorunda kaldım. TFF'nin misyonu ve vizyonu eğitim olmalı. Kulüpler de TFF'yi yönetmeyi bırakmalı ve destek olmalı.. Bazı şeyleri yapamayacağımı gördüğüm için ayrıldım.

‘ÜLKEMDEN DE İNSANINDAN DA UMUDUMU KESTİM!'

Ben insanlarımızın davranış biçiminden rahatsızım. Bi işin ya doğrusu vardır ya yanlışı, bir insan ya dürüsttür ya değildir, ya namusludur ya namussuzdur, ya şereflidir ya şerefsizdir. Şunu anlatmaya çalışıyorum ülkede devamlı yanlış şeyler savunuluyor. Yanlışı savunursak bu ülkenin futbolunun gelişimine katkı sağlayamayız. Bu ülkenin futboluna katkı sağlamak lazım. Kendi menfaatlerimizi ve çıkarlarımızı bırakıp doğruları yapmak zorundayız. Bunun dışında da kalabilirsiniz iki yere hesap verirsiniz Allah'a ve vicdanınıza. O çıkışı bu sebeble yaptım. Biz Galatasaray ve Fenerbahçe ile aşık atamayız ama saha içinda adil şeffaf ve doğru mücadele olsun.

Türkiye'de futbolu TFF yönetmeli kulüpler değil. Kulüpler her seferinde TFF'yi suçlarsa olmaz. Beğenmiyorsan seçimde oy vermezsin. Şampiyon olan kahraman değil küme düşen de namuzsuz.