SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Ve Adnan Polat suskunluğunu bozdu

Ve Adnan Polat suskunluğunu bozdu

Galatasaray'ın eski başkanı Adnan Polat; İnan Kıraç ve Ünal Aysal'ın kendisi ile ilgili ortaya attıkları iddialara cevap verdi, özellikle Aysal hakkında çok sert ifadeler kullandı.

Polat’ın kendisine ait Renaissance Otel’de düzenlediği basın topantısından öne çıkan açıklamaları şöyle:

*Bu bir basın toplantısı değil, Galatasaraylıların haykırışıdır.

*Ben 2006’da göreve geldiğimde günü değil, geleceği kurtarmaya gelmiştim.

*2006’da göreve başladıktan sonra 6 hafta Florya’da yattım.

*O dönemde oynayan futbolculara teşekkür ediyorum. 8 ay para almadan imkansızlıklar içinde görev yaptılar.

*Zaten elimizden giden Ali Sami Yen Stadı’nın yerine 52 bin kişilik stadyum yaptırdık.

*Ali Sami Yen ‘çökecek’ dediler. Gece uyuyamıyordum. O yüzden acele ettim. Kombine satmıştım.

*Benim tarihe geçmemi istemiyorlardı. Kıbrıs’ta 130 dönüm arazi var, benim dönemimde kazandırılmış. Çivi çakılmadı. Benim önümü tıkadılar yoksa tarihe geçiyordum.

*Duygun başkan emek verenlere yanlış yapıyor. ‘Sandalye’ diyor, ‘tahta parçası’ diyor. Çatı parasını stadın içine kullandık.

*’Senede 1 ya da 2 kere kar yağacak diye stadın üstü neden kapatılır?’ diye 50 bin taş attılar.

*İstanbul deprem bölgesi. Sabahlara kadar stadyumdaydım. G.Saray ailesi ilk kez bir araya gelsin istiyordum.

*Aidatını ödeyen ödemeyen herkese iki kişilik davetiye verdim. İşçileri, metro çalışanları…

*Selahattin Beyazıt aradı ‘Stadyumda kötü şeyler olacak’ dedi. Davetiyelerde Ali Sami Yen yazmıyor diye saygısızlık dediler.

*Bu hatadır dedim, özür diledim. Ama zaten stadyumun içindeki skorboardlarda yazıyordu.

*Ali Sami Yen için kimse bir şey yapmamış. Ben kitap yazdırdım, pul bastırttım.

*Ali Sami Yen’in ailesi albümünü getirdi, para da istemedi. İnan Kıraç bugüne kadar Ali Sami Yen için ne yapmış

*TOKİ Başkanı o gün talihsiz bir konuşma yaptı. Hayatımın en kötü günüydü. Başbakandan özür diledim.

*Özür diledim diye, kulübün içinden bir kesim beni yerden yere vurmaya başladı. Şirket birleşmesinden sonra bir komite kurmuşlar. Amaç benim mali kongrede baskıyla seçime gitmem.

*Yönetim içinde bizi sabote etmek isteyenlerin ismini bile anmak istemiyorum. Gelenekleri yerle bir ettiler.

*O kongrede el kaldıranların çoğu sonra bana ‘ellerimiz kırılsaydı da el kaldırmasaydık’ dediler.

*Bazılarının planlarını bozmuştuk. Bu İnan Kıraç’ın planlarıydı. Kulübün ekonomisini düzelteceğimizi düşünemediler.

*Bana yapılanlara rağmen, Selçuk İnan’la yaptığım anlaşmayı Ali Dürüst’e verdim. Aysal’a tavsiye verdim.

*Aysal’a iç barışı sağlayın dedim. Mali yönden ibra olmuşum, ne olduğu belli olmayan idari ibarsızlığı mahkemelerde yok saydılar. Hukuk tarihinde bir ilktir 46 yargıç oy birliğiyle usulsüz idari ibrasızlığı yok saydı.

*Benim G.Saray’dan beklentim. Genel af çıkartılıp, iç barışın sağlanmasıydı. Aysal’a ‘iade-i itibar’ demeyin dedim.

*Lütfen İade-i İtibar kelimesini kullanmayın rahatsız oluyorum dedim. Aysal bir gün sonra açıklama yaptı ilk kelimesi; İade-i İtibar

*Görevi bırakmamın ardından 15 Haziran’da Galatasaray Dergisi çıktı kapağı ise bembeyazdı. Derginin başındaki yayın yönetmenini aradım.”Galatasaray beyaz sayfa açıyor, kapağı bu şekilde yapmamızı başkan istedi. Bana kızmayın” dedi. Ne yani biz kirli miydik?

*Bir mektubu F.Bahçeli gazeteciye veriyorlar. Paranın izi Florya’da bulundu ama savcıya evimi, iş yerimi arattıyorlar.

*Galatasaray tarihinde disipline verilen bir başkan yok. Hakaret ettim diye, Disiplin Kurulu Başkanı beni disipline veriyor. Sonra UltrAslan’dan korkusuna kararını geri çekiyor.

*Bir tek sabıka kaydım var. O da, şampiyonlukta stadyuma Aslan getirdim diye verilen 150 tl’lik para cezası..

*İnan Kıraç, Galatasaray kulübünü Eğitim Vakfı’nın altına almak istiyor. Liseli lisesiz ayrımını İnan Kıraç’ın kendisi yapıyor.

*3 Temmuz günü, bizim şikeyle hiçbir ilgimiz olmadığı ortaya çıktı. Ancak bize bunun gururunu yaşatmadılar.

*Aysal diyor ki ‘kötü kulüp aldım’ O zaman güzel pasta vardı. Ama deniz bitince, bırakıp kaçtı.

*328 milyon dolar borç bırakmıştık. Banka borcu 120, cari borç 55 milyon dolardı. Satılmamış 30 bin koltuk vardı.

*30 senelik süreçte Galatasaray başkanlarının tamamının harcamaları 1 milyar dolar yoktur. Ünal Aysal ise 3 yılda yaklaşık 1 milyar dolar harcamıştır.

*Biz nasıl geçmişe dönük vergi borçlarını ödediysek, onlarda ödeseymiş. Umarım Aysal dönemi ile Yarsuvat dönemi ayrı ayrı onaylanır.

*İnan Kıraç benden nefret ediyor. Çünkü olay var. Birincisi, Sportif A.Ş imtiyazlı hisseleri ele geçirip satmak. İkincisi de, ‘ek bütçe’ diyor ama gündem değişip ‘revize’ oluyor. Bu Aysal dönemini aklama operasyonudur. Ama biz uyandık.

*İnan Kıraç, kendisine çok güveniyor ve çok şey biliyorsa Ünal Aysal’ı da yanına alarak canlı yayında karşıma çıksın.

*Galatasaray’ın demokrası devrimine ihtiyacı var. Üyeler bunu yapmalı. Kulüp üyelerin olduğu kadar taraftarında. Kapıları açmalıyız.

*Başarılı bir iş adamı, Galatasaray’ın parasını bu kadar gaddarca harcayabilir mi? Ben burada başka bir şey arıyorum. Galatasaray batma noktasında. Borç olmuş 1.5 Milyar TL. Olacakları söyleyim; Futbolcular birer birer kaçacak.

*Galatasaraylılar için pembe tablo çizmek mümkün değil.

*Beni disipline verebilirler ama kalbimden silemezler.

*Aysal’ın üyeliği kadar benim bu kulüpte atkif görevim var. Biraz kulübü öğrenmeli…

*Faruk Süren’den korktular. ‘Ekonomiyi düzeltir, elimizden oyuncağımız gider diye korkuyorlar. Bundan sonra sessiz kalmayacağız! Artık yeter, konuşacağız.

*Rijkaard’a teşekkür edip, Terim’e anahtarı vermek istedik. Ama Terim ‘Türkiye’de çalışmama kararı aldım’ dedi. Bizden iki ay sonra göreve geldi.

*Bir gece önce ‘orada hoca varken görüşmem’ demişti. Ama Aysal’ın teklifini kabul etti.

*Galatasaray’ın ihtiyacı olan iç barış ve güvendir.