SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yönetim olarak Galatasaray’ı ileriye taşımak için farklı vizyonlar belirlerdiklerini söyleyen Aysal, “Bu vizyonlar doğrultusunda kulübün borcunu ödemek için değerli varlıkların satılması gerekiyordu. Bu varlıkları satabilmek için genel kuruldan izin istedik ancak buna karşı çıktılar. Bu adım kulüp adına iyi düşünce ve projelerimizi söndürdü diyebilirim” diye konuştu.

ANDERLECHT ÖRNEĞİ

Sözlerine Belçika’da bir dönem dibe vuran Anderlecht’i anlatarak devam eden Ünal Aysal, “Kulüp kötü zamandan geçerken giderleri azaltıp öz kaynak ve alt yapıya önem verildi. Sonrasında kulübün geleceği hazırlandı ve Anderlecht o kötü durumdan bugünlere geldi. Bunun ekonomik açıdan kötü durumda olan kulüplere örnek olması gerekiyor.” sözlerini kullandı.

“Galatasaray’da görev yaptığım yıllar içerisinde kulübüm özelinde Türk Futbolu’nu da anlamış bulundum. Galatasaray olarak son yıllarda yalnızca bir oyuncuyu büyük takımlara satabildik. Bilindiği üzere Arda Turan’ı Atletico Madrid’e verdik. Orada oldukça başarılı bir performans sergiliyor.”

GALATASARAY ANDERLECHT’TEN DAHA İYİ!

Anderlecht ile Galatasaray arasında oynanan ve 1-1 sonuçlanan ilk karşılaşmayı da değerlendiren Aysal, “Kağıt üzerinde Galatasaray daha iyiydi. Kadrosundaki oyuncular ve Avrupa kültürü açısından büyük bir kulüp. Ancak Anderlecht oyun olarak kendi performansının üzerine çıktı ve iyi bir maç çıkardı. İyi oyununu Arsenak deplasmanında da gösteren Belçika temsilcisi 3-0’dan 3-3’e geri dönüş yaparak ne kadar dirençli bir takım olduğunu da gösterdi.”

BRÜKSEL’İ ÇOK SEVİYORUM

Galatasaray’daki başkanlığı sona erinde yeniden Belçika’ya dönen Ünal Aysal, 3 yıl boyunca İstanbul’da keyifli zamanlar geçirdiğini ancak 40 yıldır yaşamını sürdürdüğü Brüksel’i çok sevdiğini söyledi. “Burayı çook seviyorum. Spor yapmayı, futbol izlemeyi, Belçika’yı seviyorum. Brüksel benim yabancı gibi hissetmeye bile zamanımın olmadığı tek yer. Sürekli çalışıyorum”

Son güncelleme: 18:19 26.11.2014