SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Şirketleşmek zor iş!

26 Kasım 2014

Şirket-i Hayriye…Türkiye'de kurulan ilk anonim ortaklığıdır. Dönemin padişahı Abdülmecit istedi, Reşit Paşa destekledi, Galatalı banker Manolaki Baltazzi de vapurların siparişini verdi. Böyle kuruldu Şirket-i Hayriye… Zaman içinde işler iyi gitti, şirketin 77 vapuru oldu. Ama sonra araya savaşlar girdi, şirket kötü idare edildi ve batma noktasına geldi. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye'nin ilk anonim ortaklığı olan Şirket-i Hayriye zor duruma düştü. Batıyordu ki, yardımına devlet koştu. Öylece idare ettiler yıllarca… Cumhuriyet dönemine gelindiğinde ise, mal varlıklarıyla birlikte devletleştirildi. Adı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri oldu. Devlet yardımı olmasa, batacaktı, yok olacaktı… Demem o ki, şirket yönetmek öyle kolay iş değil. Futbol kulüpleri de şirketleştikten sonra işin ciddiyetini anladılar. Çünkü artık yöneticiler cepten para koyamıyor. Bağış kabulu yok. Üreteceksin, yetiştireceksin, hizmet edeceksin, karşılığında para kazanacaksın. Bizim kulüplerimiz ne yazık ki bunu yanlış anlıyor. Sadece futbolcu yetiştirip satacaklar ama alt yapı yok. Üçe aldığını beşe satacaklar ama, üçe aldıkları bu futbolcuları vitrine çıkaracak uluslararası başarı yok. Avrupa'daki örneklerine bakın, hepsi holding gibi çalışıyor… Futbolcu yetiştiriyorlar doğru… Ucuza alıp pahalıya satıyorlar o da doğru… Ama bu onları kurtarmıyor. Onları asıl kurtaran, farklı sektörlere yaptıkları yatırımlar. Mesela bakınız Manchester United'in pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren şirketlerde hisseleri var. En önemlisi, kulüp ülkenin en saygın giyim markalarından birinin de sahibi… Manchester United firmasının ürettiği pardösüyü, takım elbiseyi, gömleği Liverpool taraftarı da giyiyor, Manchester City taraftarı da… Çünkü marka ve kalite konuşuyor. Bizimkiler ne yapıyor? Futbolcu yetiştirip satalım diye düşünüyor. Ya da, forma atkı satıp üç beş kuruş gelir elde edelim diyorlar. Hal böyle olunca Galatasaray'ın durumuna düşüyorlar. Bu sıkıntıyı hemen hemen Türkiye'de şirketleşen her kulüp yaşıyor. Ama ne yazık ki şirketleşme sıkıntısı Galatasaray'da su yüzüne çıktı. Ne mi yapacaklar? Şirketlerin başına işi bilen, akıllı ve yatırım konularında uzman isimler getirilmeli. Yabancıysa yabancı… Ama kesinlikle işler profesyonellere bırakılmalı. Vay efendim, bu bizim eski yöneticimiz A.Ş.'nin başına o geçsin derseniz hapı yutarsınız. İflas kaçınılmaz olur. Bunun sonuçlarını da şirketleşen kulüplerin camialarına anlatamazsınız. Kime mi söylüyorum? Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek