SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Bu bir bayrak yarışıdır

Bayram geldi, geçti… Bayramlaşma da bitti. Biter bitmez de Galatasaray'a saldırı, düvel-i muazzama ile kaldığı yerden devam ediyor. Bu ülkede yaşayan bir gazeteci olarak da olanlara seyirci kalamıyorum. Durup dururken TFF Başkanı Demirören'in televizyona çıkarak Fatih Terim olayını kaşıması, “Her başarısızlığa bize bağladılar” demesi bardağı taşırdı. Halbuki; ülke futbolunu yönetenlerin zaten gergin olan ortamı yumuşatması gerekmiyor mu? Hadi biz içimizden sabır çekiyoruz da, ya Galatasaraylı taraftarların daha ne kadar sabrı var ki? Kötü saha sonuçlarına mı, hakem hatalarına mı, yeni teknik direktörün ligimize yabancılık çekmesine mi, fedarasyonların haksız kararlarına mı? Ülke bu kadar gergin iken bunlara ne gerek var?

Galatasaray'da seçimi…

Abilere saygı göstermeyi…

Eleştirmeyi…

Meşru ve mazur görmeliyiz.

Ama; “Kirli oyunlara” meşru diyemeyiz.

Taraftarına kötü davranan, herkesle kavga eden, asan ve kesen Başkan modelinden çok uzakta bir profil çizmişti bize Ünal Aysal… ‘Galatasaray kültürü' ile büyüyen başkanlık makamını doldurabilecek kapasite ve varlığa sahip bir isimdi O… Türk futboluna daha çok hizmet edecekken, kulübün duayenlerini barındıran Divan üyelerinin kendisine olan güvensizliğinden dolayı seçim kararı aldı. Kimine göre “erdemli” denerek onere edilen, kimine göre, “baskın seçim yapıyor” denerek eleştirilen ama beyefendiliğinden bir şey kaybetmeyen bir isimdi “Ünal Aysal”… Kendi yönetimindeki isimlerin sırtından hançerlemesine rağmen sesini çıkarmadı. Seçim gündemine “bayram” arası verildi. Galatasaray kulisleri hareketlendi. Taraftar için hangi ismin seçileceğinden çok kimin ne kadar başarılı olacağı önemlidir. Seçilecek başkan ve yönetimi 3 sene de 27 kupa kazandıran Aysal'ı geçmek zorunda… Tabi her ikisinin de Galatasaray üzerinde oynanan kirli oyunlara karşı direnç göstermesi gerekiyor.

Uzun süreli olmayacak;

Seçim gündeme geldiğinden bu yana her seçim döneminde olduğu gibi Faruk Süren, Ali Dürüst, Turgay Kıran'ın isimleri kulislerde dolaştı. Ancak 3 isim de bu sorumluluğun altına girmeyi Galatasaray menfaatlerine uymayacağı kanaatine vardı. Cemal Özgörkey 2.kez adaylıktan kaçtı. Adnan Öztürk Mayıs'a hazırlanıyor, Mehmet Helvacı gerekli desteği bulamadı. 80'li yıllara damgasını vuran Alp Başkan aday oldu ve her zamanki ketum tavrı ile seçimlere hazırlanıyor. Eski Divan Başkanı Duygun Yarsuvat'ın adaylığı ise herkes için sürpriz oldu. Listesine Aysal'ın yönetimindeki isimleri alarak kulübün işleyişini sürdürmek istiyor. Kim seçilirse seçilsin baskın kanaat Mayıs 2015'te bir kez daha sandığa gidilecek olması…

Yalman gelirse;

Fazla harcamaları kısacaksa…

Taraftar, Yalman'ın seçilmesi halinde takım küçülmeye gideceğini biliyorsa…

Tepki çekeceğini, eleştirileceğini bilmeli ve ona göre hareket etmeli…

Yarsuvat seçilirse;

Başkan Aysal'ın gölgesinde kalacağına inanılıyorsa…

Gerekli maddi işleyişi sağlayabilecekse…

Mayıs ayına kadar görevini sürdürür.

Başkan kim seçilirse seçilsin, enkaz edebiyatı yapmak yerine var gücüyle çalışması gerekiyor. ‘Evet' borç var, kulübün içinde bazı sorunlar var. Ama bunların çözümünü bulacak olanlar da yeni seçilecek başkan ve yönetimi olacaktır. Taraftarlar için kulübün maddi yapısının önemi yoktur. Onlar için önemli olan, ‘Başarı, başarı başarı'dır.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek