SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fatih Terim çılgına döndü!

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, 2016 Avrupa Şampiyonası elemeleri A Grubu'nda yarın Çek Cumhuriyeti ile yapılacak maç öncesi düzenlenen basın toplantısını, geçen yıl Gökhan Töre'nin milli takım arkadaşları Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak'a silah göstermesi olayına ayırdı.

Güncellenme: 19:44, 09/10/2014
Fatih Terim çılgına döndü!

Riva’daki TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde basının karşısına çıkan Terim, Gökhan Töre olayının özellikle son iki günde gündeme getirilmesine tepki göstererek, olayın ayrıntılarını paylaştı.

Çek Cumhuriyeti ile yarın yapacakları maçın 24 saat öncesinde değişik şeyler konuşmayı arzu ettiğini aktaran Terim, “Ama hepinizin çok merak ettiği, bugün gazetelere de bakınca, yanlış anlaşılmaları da önlemek için birtakım şeyleri paylaşmak istiyorum” dedi.

Milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu‘nun babasıyla yapılan ve oğlu ile bir diğer milli oyuncu Ömer Toprak’ın Gökhan Töre tarafından silah gösterilerek tehdit edildiği şeklinde ifadeler yer alan röportaja değinen tecrübeli teknik adam, “Röportaj, içinde yalanlar besliyor. Ben oyuncularıyla diyaloglarını, yaşanmışlıklarını genel olarak kimseyle paylaşan biri değilim. Zaten hatalı oyuncuları atmaya kalksak, takım çıkaramayız. Ben bir hata yaptım ve özür diliyorum. Henüz 21 yaşındaki bir çocuğa sahip çıktım. Bu bir hataymış demek ki” ifadelerini kullandı.

Olayın, Türkiye’nin Dünya Kupası elemelerinde Hollanda ile yaptığı maçın ardından gerçekleştiğini aktaran Terim, şunları söyledi:

“Şimdi hafzalarınızı bir sene öncesine götürmek istiyorum. Biz Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda Hollanda ile Dünya Kupası eleme maçı oynadık ve elendik. Dünya Kupası hakkımızı kaybettik. Orada, soyunma odasında da kampı dağıttık. Bir gün sonra uçağı olan oyuncular ve teknik heyetin dışında hiç kimse kamp yaptığımız otele gelmedi. Yanlış olur, hepimiz yapıyoruz ama yalan… Maçtan önce böyle bir şey oldu da biz müdahale etmedik, öyle mi? Hayır. Olay maçtan sonra olmuş. Peki otelde mi oldu? Yine hayır. Önce gece kulübünde oldu. Biz maçın tekrarınını seyredip, kahrolurken, üzülürken, ‘nerede yanlış yaptık, nasıl gol atamadık, nasıl gol yedik?’ derken, gece kulübünde başlayan bir hadisenin hiç yazıldığını görmüyorum. Herhalde üzüntüden gitmişlerdir oraya. Sonrasında otelde devamı da gelmiştir. Bunu o günlerde hemen duymadım. Ne zaman Almanya’ya gittim, Ömer Toprak’tan duydum zaten. Bana konuyu anlattı. Hakikaten hiç tasvip etmediğim, hoşlanmadığım, kabul etmediğim bir davranış şekli. Hiçbir zaman da kabul edemem. Ben de evlat sahibiyim.”

Milli Takım’ın Adana ve Mersin’deki özel maçları için kadroyu açıkladığında da olayı henüz bilmediğinin altını çizen Terim, “Hatırlarsanız, iki arkadaşımız sakat oldukları gerekçesiyle yine gelmemişlerdi. Sonra Ömer Toprak bana Almanya’da konuyu anlatınca, 19 Kasım 2013’ten itibaren Gökhan Töre’yi aşağı yukarı bir senedir milli takıma almıyordum. Yedi maçtır da oynatmadım. Bu arada hepiniz beni oyuncuyu niye kadroya almadığım gerekçesiyle kritik ediyorsunuz. Ben de çıkıp, ‘bundan dolayı almıyorum’ diye size tek kelime demedim” diye konuştu.

“Hani bu hepimizin milli takımıydı?”

Terim, Çek Cumhuriyeti ile yapacakları çok önemli bir müsabaka öncesi konunun tekrar gündeme taşınması nedeniyle basın mensuplarına serzenişte bulundu.

“Arkadaşlar, sizde tuhaf bir hastalık var” diyen Terim, “Olmayanları tenzih ediyorum. 2008’de Çek Cumhuriyeti maçı öncesi de anneleri konuşturdunuz. Siz hasta mısınız ya? Sürekli anneler, babalar. Çek Cumhurilyeti maçı öncesi gittiniz, bir anneye, ‘benim oğlumu oynatmıyor’ diye beyanat verdirdiniz. Bu sefer de bir babayı çıkarıyorsunuz. Hani bu hepimizin milli takımıydı? Bu kadar eksiğimiz varken, siz bir eksik daha koydunuz. Sadece bacak yaralanmaları olmuyor, ruh yaralanmaları da oluyor. İnsanların ruhunu da sakatlıyorsunuz bazen. Burada Gökhan Töre diye biri kalmadı. O kadar neşeyle geldi, o kadar istekle geldi. Şu andaki ruh halinden hiçbirimiz memnun değiliz. Ben Hakan Çalhanoğlu’na da sahip çıkarım, Ömer Toprak’a da. Bugün bakıyorum mevzuyu nerelere getirmişsiniz. Hadi devam edin. Annelere, babalara, eski oynayanlara… Ben, ‘Ya Fatih hoca sen Avrupa’da ofis kurdun, seçmeler yaptın, birçok Türk oyuncusuna şans verdin, Türkiye’de oynamak istemediğini söyleyenlerin hiçbirini açıklamadın’ diyenleri hiç duymuyorum” şeklinde görüş belirtti.

“Tanrım beni dostlarımdan korusun”

Konuyla ilgili haberleri okuduğunu ve izlediğini aktaran Terim, “Tanrım beni dostlarımdan korusun. Ben düşmanlarıma hazırlıklıyım zaten. Ama bu lafı hakikaten söylemek istiyorum. Allahım sen beni dostlarımdan koru” dedi.

Konunun gündeme gelmesinin ardından kendisine danışılmamasından yakınan Terim, “Ya insan, ‘Bu Fatih hocayı 45 senedir tanıyoruz. Adamı bir dinleyelim. Acaba bunun arkasında ne gibi bir oyun vardır, ne demek istiyorlar’ demez mi? Düşünebiliyor musunuz, Türk Milli Takımı’nın tek yetkili hocası, maçtan 24 saat önce bunları konuşuyor. Öğrenilmeli mi? Ortaya çıkmış ise herkes öğrenmeli. Sizin evladınız Gökhan Töre gibi olsa öldürmeli miydim? Bir şans daha vermemeli miydim?” değerlerlendirmesinde bulundu.

Kendisinin, yıllardır bazı oyuncuların sakat olduğu yönünde gönderilen raporlara bir şey demediğini vurgulayan tecrübeli hoca, Mehmet Topal ile Burak Yılmaz’ın MR’ı çekilirken, sağlık heyetine Galatasaray-Fenerbahçe maçına yetişip yetişmeyecekleri yönünde mesajlar atıldığını da aktararak, “Kimlerden mesaj geldiğini gerekirse açıklayacağım. İşte bu zihniyetlerle burada savaşıyoruz. Oynattığımız oyuncuların anne-babalarını da çıkarın, bari iki tatlı laf duyalım. Biz bu kadar mı kötülük ettik. Her insanı almak zorunda mıyız? ” diye konuştu.

Milli takımın 12 sakat oyuncusundan yoksun kaldığını dile getiren ay-yıldızlı teknik adam, “Eksiğimiz tonla ve ağzımızı açmıyoruz. Bir eksik de siz veriyorsunuz. Bir cümle kurmak istiyorum. Biraz ağır olabilir ama bize de çok ağır işler oluyor. Kimse kusura bakmasın. Eline ahlaksızlık fırsatı geçmemiş insanların, ‘ahlaklıyım’ diye böbürlenme hakkı yoktur. Çünkü karakter de kişilik de ahlak da böyle zamanda belli olur. O yüzden, böyle bir durumdayken nasıl davrandığınızla direkt ilgilidir” ifadelerini kullandı.

“Minimum üçer defa arayarak özür diledi”

Terim, yaşanan silah olayının ardından Gökhan Töre’nin her iki oyuncuyu da arayarak özür dilediğini söyledi.

“Minimum üçer defa arayarak özür dilediğini de Gökhan’dan öğrenebilirsiniz” diyen Terim, “Bunlar arkadaşlar zaten. Affedilmeli mi? Etmediler, tamam. Ama benim niyetim, nasıl davrandığım belli. Hangi yanlış anlaşılma olursa olsun korkacak da değilim. Bu formayı, hak etmeyene bundan sonra hiç vermeyeceğim” şeklinde konuştu.

Kendisinin 10-15 sene milli takım hocalığı yaptığını, 30 seneye yakın da teknik direktörlük hayatını sürdürdüğünü hatırlatan Terim, şöyle devam etti:

“Kamplardaki, antrenmanlardaki, maçlardaki ve soyunma odalarındaki hadiselerde, eğer çıkıp oyuncuları göndermeye kalkarsak, bu ülkede oyuncu kalmaz. Koca koca insanlar olarak biz bile hata yapıyoruz, onlar da yapacaklardır. Benim tarzım, tavrım, mümkünse kazanmaktan yanadır. Kendi evladıma da bu şansı verirdim, ona da veriyorum. İster babalar ayaklansın, ister anneler röportaja gitsin. Benim için hiç fark etmez. Doğrum size yanlış gelebilir, eleştirebilirsiniz. İtirazım yok. Yıllar önce yine bir Çek Cumhuriyeti maçı öncesi bize reva gördüğünüz muameleyi tekrar görüyoruz. Bir araştırın bakalım, ne var bu yazıların altında. ‘Hadise doğru değil’ demiyorum ama çok önemli bir şeyi atlıyorsunuz. Verilmek istenen mesaj, kampta böyle bir şey olduğu ve bizim hiçbir şey yapmadığımız. Hayır, kamptan sonra gerçekleşen bir hadise. Hangi gece kulübüne gidildi falan, onlara sorun. Biz kampı dağıtmışız. Kampımızda olsa tabii ki müdahale ederiz. Kimsenin tırnağına bir şey gelsin istemeyiz. Bu görevde bugün benim, dün başkasıydı, yarın da bir başkası olacak. Ama değişen bir şey olmayacak. Benim üzüntüm bunadır. Oyuncumda yaptığı tahribata çok üzülüyorum. Kimin ne olduğunu bildiğim için, öylelerinin yazdıkları bende tahribat yapmaz, ancak beni güçlendirir. Konu budur. Bunu burada kapatıyorum ve çocuğa yazık etmeyin.”

“Bazılarının bana düşmanlıklarını biliyorum”

Bazı kişilerin kendisine düşmanlık beslediğini ve bunu bildiğini dile getiren Terim, “Bir ara tutturdunuz Mesut Özil diye. ‘Adam gelmek istemiyor’ dedik, kimse inanmadı. Bazılarınızın bana karşı düşmanlıklarınızı zaten biliyorum. Ama dostlarıma ne oluyor. Onlar benimle dostane ilişkiler kurmak istese de ölünceye kadar benim için düşman. Yazık değil mi bize? Sizin bizi hazırlamanız gerekirken, eksiltiyorsunuz” şeklinde görüş belirtti.

“Ya gidiyoruz, gelin diye bağırıyorsunuz. Geliyoruz, gitmem için ne lazımsa yapıyorsunuz. Ne yapacağımı ben de şaşırdım arkadaşlar” ifadelerini kullanan Terim, “Lüfen sevindiklerinize bir bakın. Kulüp bazında ve milli takım bazında bu ülkenin sevindiklerine bakın, kim var orada? Beni fiziken, yüz olarak, huy olarak sevmeyebilirisiniz ama lütfen doğruları konuşalım, Başka bir şey istemiyoruz. Hadise olmuş mu? Evet olmuş ve yazılan doğru. Zamanlaması bu mudur? Benim rakiplerim olan 5 takımın antrenörleri Allah aşkına böyle şeylerle mi uğraşıyor? Siz bize manipülasyonla bir şeyler mi yapmaya çalışıyorsunuz? Neden yapıldığını, kimler tarafından yaptırıldığını, biz hepsini biliyoruz. Yeri gelince, ‘burası hepimizin milli takımı’, eleştirirken, sahibi gibi eliştiriyorsunuz. Maça çıkarken de sahibi gibi motive etsenize” değerlendirmesinde bulundu.

– “Eğer bir insana ricayla Türk Milli Takım formasını vereceksem o zaman beni burada çarmığa gerin”

İlk açıklanan kadrodan çıkarılan Kaan Ayhan’ın babasının Abdullah Ercan’ı ve milli takım masörünü arayarak oğlunun başparmağında ağrısı olduğunu, takımında da görev yapmadığını bildirdiğini kaydeden Terim, basın mensuplarına, “Buyurun, sizler babaları bulmaya alışkınsınız. Gidin bulun babayı ona da sorun. Net adres veriyorum” dedi.

Terim, “Eğer bir insana ricayla Türk Milli Takım formasını vereceksem, o zaman beni burada çarmığa gerin. Bu forma bizim formamız, bu ülkenin forması. Bu forma dünyanın her tarafındaki Türklerin forması. Onun için, bunu isteyenler giyecek. Giymediği zaman üzülenler giyecek. Bunun dışında bir şans var. Beni bu görevden alırsanız, başkaları nasıl bakarsa öyle bakar. Ben olduğum sürece bundan sonra bunu isteyerek, ölerek, bayılarak, sevenler, isteyenler giyecek. Yoksa, oram ağrıyor, buram ağrıyor… Burası fedakarlık yeri” şeklinde konuştu.

Tüm kulüplere saygı duyduklarını dile getiren ve İzlanda maçı öncesi Arda Turan’ın kulübünden “Çabuk gönderin” şeklinde birçok faks geldiğini aktaran tecrübeli teknik adam, “Bizim doktorlarımızın gereğini yapacağını söyleyip, iyileştirip gönderdik. Bir arızası olsa, biz zaten oynatmayız. Hakan Çalhanoğlu’nun doktoru ’10 günden evvel idmana çıkamaz, çabuk gönderin’ dedi. Çalhanoğlu oynadı. Demek ki bizim sağlık heyetimiz böyle bakıyor. Bir şey aramak isterseniz, başlayın. Volkan Demirel, ‘ayağım da kopsa elim de kopsa gelir oynarım’ dedi. Maçta sakatlandı çok ağır bir iğne yedi. Çocuk narkozlu şekilde telefon açtı. Ben hayatımda bunları açıklamadım ki. Onun için Fatih Terim’im ben. Ben kendimi kurtarmak için hiçbir zaman paylaşılmayacak şeyleri sizinle paylaşmadım” diye konuştu.

Terim, yöneltilen bir soru üzerine, Gökhan Töre’yi direkt oynatmayı düşündüğünü ancak medyadaki haberler nedeniyle yaşadıklarından sonra bundan emin olmadığını kaydederek, “Dünkü antrenmandan sonra odasında hüngür hüngür ağlarken haber geldi bana. Bunu dramatize etmek için söylemiyorum” yanıtını verdi.

“Oyuncularıma güveniyorum”

Yarınki maç öncesi mevcut oyuncuların yaklaşımlarının, maçı düşünmelerinin, istek, arzu ve coşkularının yerinde olduğunu anlatan Terim, “İlk maçtaki hesapta olmayan puan kaybı, artı kötü oyunumuzun üzüntüsünü, bu maç gidermek için büyük bir konsantrasyon içinde olduklarını söyleyebilirim” dedi

Çok iyi bir takıma karşı sahaya çıkacaklarını vurgulayan Terim, “Ne olursa olsun, kendi evinde Hollanda’yı yenmenin öz güven olarak insana büyük faydası olur. Çok uzun zaman da bir arada oynayan oyuncular var. İlk 11’in 10’u aynı çıkacaktır Çek takımında. Bizim bu sıkıntımız maalesef devam ediyor. Ben oyuncularıma güveniyorum. Oyuncularımın işin bilincinde olduğuna kanaat getirmiş durumdayım, görüyorum, hissediyorum. İnşallah yarın seyircimizle beraber güzel bir netice alırız. Dikkat etmemiz gereken önemli bir takımla oynayacağımız gerçek” diyerek sözlerini tamamladı.

Basın toplantısı boyunca sinirli olduğu gözlenen Terim, konuşmasının önemli bir bölümünü Gökhan Töre ile Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak arasında geçen olaya ayırırken, yarınki Çek Cumhuriyeti maçı için kısa bir değerlendirmede bulunabildi.

Yayınlanma Tarihi:16:31,