SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ah o rüzgar olmasaydı

12 Eylül 2014

Sanki çıktık İzlanda'nın karşısına, takır takır top oynadık. Sanki maç boyunca sağdan, soldan, ortadan bindirmeler yaptık. Rakip bunaldı da, nefes alamaz hale geldi sanki… Ama o rüzgar yok mu o rüzgar. Mahvetti bizi… Aslında o rüzgar olmasa maçı alırdık. İlk yarıda rüzgara karşı oynadık. İkinci yarı tam rüzgarı arkamıza alacaktık, rüzgar durdu. Maçtan sonra tekrar başladı. Koskoca Fatih Terim'in savunması böyle… Biliyor musunuz? Bahane bulmak aciz insanların işidir. Erkek gibi diyeceksiniz ki; Olmadı arkadaş… Beceremedik biz bu işi… Kıçı kırık bir İzlanda'yı yenemedik. Bırak yenmeyi, bir puan bile alamadık. Şimdi grubun en sonuncusuyuz. Buyrun size Yıldırım Demirören ve Fatih Terim yönetimindeki Milli Takım… Eskiden maç dediğimiz zaman, akan sular dururdu. Şöyle ki; Fatih Terim yönetiminde Avrupa Kupası maçları sırasında oğlumun düğünü vardı. Düğün sahibi olmama rağmen Türkiye'nin Almanya'ya 3-2 yenildiği o maçı, yan odaya kurulan televizyondan izlemiştim. Şimdi nerede o günler. Ben Yıldırım Demirören'in yerinde olsam, bir dakika oturmam o koltukta. Git kardeşim, sen babanın şirketlerinde çalış. Baban seni şirketlerden uzak tutuyormuş… Sebebi de işleri karıştırıyormuşsun… Türk futbolu senin sayende yerle bir oldu… Hala anlamıyorsan yazıklar olsun sana… Ama bu hezimete rağmen çıkmış pişkin pişkin demeçler veriyorsun. Fatih Hoca'ya da, hayret ettim. Hocam, “Sahada yıldız yoktu” demek kolay. O yıldızları oynatmak senin elinde. Madem ki yıldız değiller, o zaman neden kadroya aldın o çocukları? Sözün özü… Martaval okumayı bırakıp, geleceğe bakalım. İstanbul'da Çek'leri yenecekmişiz. Fatih Hoca öyle diyor. Ben de diyorum ki, bu akılla, bu mantıkla çok zor.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek