SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Lafla peynir gemisi yürümez

2 Eylül 2014

TÜRKİYE Futbol Federasyonu Başkanı basın toplantısı düzenliyor. Yabancı sınırlamasından tutun da, tribün anarşisine kadar pek çok konuda ahkam kesiyor. DİYOR ki; “Tribün anarşisini önleyeceğiz.” NASIL önleyeceksiniz? Tribünlere yerleştirilen kamera sistemiyle mi bu futbol teröristlerini tespit edeceksiniz? SONRA ne yapacaksınız? POLİSE mi bildireceksiniz? VELEKİ, yakaladınız? Yaptırım ne olacak? PEKİ, Manisa'da Soma yararına oynanan Süper Kupa maçında yaşanan tribün olayları ile ilgili olarak neler yapıldı? O kadar kamera vardı tribünlerde, maç sonrası tribünde terör yaratanlardan kaç kişi alındı? BU konularda detaylı açıklama yok. İŞİN garibi basın toplantısında bunları soran gazeteci de yok. NASIL sorsunlar, bazıları kendi gazetesinde, çoğu da yandaş basında çalışıyor. Üstelik televizyonda spor programı yapanlara da binlerce TL maaş verip kendisi aleyhinde yorum yaptırmıyor. BABASINA her ne kadar kızıp ağlatsa da, Yıldırım Demirören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kankası… ALLAH korusun bu gazeteci dostlarım es kaza bir yamuk soru sorsalar, işten kovulabilirler. DOĞAL olarak bizim gibi rahat soru soramazlar. Şimdi ŞİMDİ ben bu köşeden rahat rahat sesleniyorum sayın başkana… TÜRK futboluna çağ atlattığınızı söylüyorsunuz. Ama ne yazık ki, dünya üçüncüsü olan bu MİLLİ Takım'ın sizin dönemizinde hiç başarısı yok. YABANCI kontenjanı diye diye, Türk futbolunu yabancı krizinin içine soktunuz. KULÜPLER gönül rahatlığıyla transfer yapamıyor. TRANSFER yapmaya kalkanlar ise, sizin çıkardığınız yabancı oyuncu kısıtlaması nedeniyle kontenjan açabilmek için yabancılara boş yere milyonlarca euro ödüyor. BU boşa giden milyonlarca euro tazminatlar bizim paramız değil mi? KONTENJAN olmasa en azından bu gönderilenler ara sıra kadroya alınıp oynatılabilir. AMA sayenizde tazminat ödeyip gönderiyoruz. Ya da 8-10 milyon dolar ödenen futbolcuları 1 milyon dolara kiraya vermek zorunda kalıyoruz. Eğri oıturup doğru konuşmak gerekirse TÜRK futboluna yararınız değil, zararınız dokunuyor. ŞAHSEN ben yerinizde olsam, bu kadar başarısızlığın ardından bir dakika o koltukta oturmam istifa ederim. ZİRA, Türk futbolunu senden daha iyi yönetebilecek pek çok insan var. Bilesin ki, lafla peynir gemisi yürümüyor sayın başkan…

STAT DEĞİL PATATES TARLASI

HAZIR Türkiye Futbol Federasyonu'nun sayın başkanı Yıldırım Demirören'den laf açılmışken, şu futbol sahalarının durumunundan da söz etmek gerekiyor. GEÇEN yıl gördük. TÜRK Telekom Arena'nın zemini yüzünden, Avrupa'nın diline düştük. Hatta İstanbul'da oynanan Juventus-G.Saray maçı sonrası saha zemini nedeniyle UEFA'nın sitesine bile manşet olmayı başardık. Belki bu durum federasyonun aklını başına getirmiştir, duruma el koyarlar diye düşünmüştüm. YANILDIĞIMIZI Süper Kupa maçı öncesi Manisa 19 Mayıs Stadı'nın zeminini gördüğümüzde anladım. Hadi Manisa 19 Mayıs Stadı'nı bir tarafa bırakalım. BEŞİKTAŞ maçında Mersin Arena'nın durumu neydi öyle… SANKİ sahanın içinde köstebekler dolaşmıştı. YEMİN ederim patates tarlası bile Mersin Arena'nın zemininden iyidir. Bu stat daha bir-iki yıl önce yapılmış ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılmamış mıydı? YOKSA ben mi yanılıyorum? PEK sayın Yıldırım Bey… TARLADAN farksız o statlarda yıldız futbolcular oynuyor. YAZIK değil mi o futbolculara? Birinin ayağı kırılsa vicdanın sızlamayacak mi hiç? Demek ki neymiş efendim? STADI yapıp bırakmakla olmuyor. ONA bakmak da gerekiyor. TFF Başkanı olarak boş konuşacağınıza, önce bu duruma bir el atın. SONRA yine konuşun…

KAPTAN HEPİMİZİN KAPTANIDIR

VOLKAN yeni bir karar almış: BUNDAN böyle konuşmayacakmış. AH benim güzel kardeşim. Yapman gereken bu zaten. O kadar stres altında oynanan bir maçta, dengesiz bir sevinç yüzünden kimse sana ceza veremezdi. AMA “Sahipsiz köpekleri belediye zehirlesin, yoksa iş bana düşecek” dersen, yapıştırırlar adama cezayı… SEN milli takımın kalecisisin. Herkesten daha dikkatli olman lazım. İNSANLAR, rakip takımın taraftarları sana Fenerbahçe'nin kalecisi Volkan olarak belki kızabilirler, ama emin ol Milli Takım'ın kalecisi olarak bağırlarına basarlar. Bu yüzden, ne olursa olsun, senin yıkıcı değil yapıcı olman lazım. ARKADAŞLARIN sinirlenip fevri hareketler yapsa bile, senin onları dizginlemen lazım. RAKİP oyuncuların tahrik edeceğin yerde -ki onların çoğu senin milli takımdan arkadaşın- GALATASARAYLI olsun, Trabzonlu olsun, sevgiyle kucaklamalısın. ÇÜNKÜ sen Milli Takım kaptanısın. Milli Takım kaptanı demek, bu ülkenin kaptanı demektir. MİLLİ Takım kadrosuna seni çağırmayanlara ise asla gücenme… BU yaşadıklarından ders çıkar yeter.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek