SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fenerbahçe’ye bir diğer efsane

İsmail Kartal, Fenerbahçe'nin efsane kadrosunda yer alan isimlerden biriydi... Turhan Sofuoğlu, Rıdvan Dilmen, Oğuz Çetin ve Aykut Kocaman'dan sonra Kartal da teknik direktör oldu.

Özellikle yaşı 35'in üzerindeki hemen her Fenerbahçeli için 1988-89 sezonunun Fenerbahçe kadrosu efsanedir. (Kaynak: Ntvspor)
Tozu dumana katan ve 103 golle şampiyon olarak Türk futbolunda kırılması çok güç bir rekora imza atan o kadro, sarı lacivertli taraftarlar için unutulmazdır.
Kalede Schumacher, defansta İsmail Kartal, Nezihi Tosuncuk, Müjdat Yetkiner, Şenol Ustaömer, orta sahada Hakan Tecimer, Turhan Sofuoğlu, Oğuz Çetin, ileride Rıdvan Dilmen, Aykut Kocaman ve Hasan Vezir'den oluşan klasik 11, Fenerbahçe tarihinin en başarılı takımlarından biridir.
Ancak o kadronun devamlılığı olmadı, zamanla hepsi birer birer ayrıldı Fenerbahçe'den. Bazıları ise sarı lacivertli camiadan kopmadı ve Altyapıdan A Takım'a kadar pek çok alanda Fenerbahçe'ye hoca olarak hizmet etti.
Bugüne kadar bu isimlerden 5'i Fenerbahçe'de teknik direktörlüğe kadar yükseldi.
Bunlardan ilki Rıdvan Dilmen oldu. Vanspor'da başarılı bir hocalık performansı sergileyen Dilmen, 1999'da Fenerbahçe'nin başına geçti.
Fakat ligde namağlup olmasına rağmen Fenerbahçe'nin UEFA Kupası'ndan elenmesi sonucunda görevini erkenden bıraktı.
Rıdvan Dilmen'den sonra takımın başına Zdenek Zeman getirildi. Ancak Zeman bekleneni veremedi ve Pendik faciası sonrası ülkesinin yolunu tuttu. Yerine ise hem Dilmen hem de Zeman'ın yardımcılığını yapan Turhan Sofuoğlu getirildi.
103 gollü takımın orta sahadaki dinamosu olan Turhan Sofuoğlu'nun bir başta özelliği de 100. golü atan isim olmasıydı.
Turhan Sofuoğlu yönetimindeki sarı lacivertli takım, 19 haftada 11 galibiyet, 5 mağlubiyet, 3 beraberlik alırken, özellikle derbi maçlarının tümünü kazanmasıyla dikkatleri üzerine çekti. Lakabı derbi kralı oldu. Ancak sezon sonu yolar ayrıldı.
Turhan Sofuoğlu ile yollarını ayıran Fenerbahçe Mustafa Denizli ile anlaştı. Ve bu sırada efsane kadrodan kulübeye üçüncü isim girdi: Oğuz Çetin!
Çetin, 2000-01 sezonunda Mustafa Denizli'nin yardımcısı olarak Fenerbahçe'ye hizmet verdi ve antrenör olarak şampiyonluk yaşadı.
Çetin daha sonra aynı şekilde Werner Lorant'ın yardımcılığını yaptı.
Lorant ile yolların ayrılmasıyla Oğuz Çetin 11 Aralık 2002'de Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü oldu. Çetin, 6 Nisan 2003'e kadar yani 1 yıldan biraz fazla bir süre Fenerbahçe'yi çalıştırdı.
2003'te Oğuz Çetin ile yolların ayrılmasının ardından uzun süre 103 gollü takımdan biri teknik direktörlüğe getirilmedi. Ta ki 2010'a kadar. 2009-2010 sezonu sonrası Teknik Direktör Daum ile yollar ayrılınca takımın başına Sportif direktörlük yapmakta olan Aykut Kocaman getirildi.
Rıdvan Dilmen, Turhan Sofuoğlu ve Oğuz Çetin'in teknik direktörlüğünde kupaya uzanamayan Fenerbahçe, şeytanın bacağını Aykut Kocaman ile kırdı. Kocaman, sarı lacivertli takımdaki ilk sezonunda Fenerbahçe'yi şampiyonluğa taşıdı. Böylece Oğuz Çetin'in antrenörlükte yaşadığı şampiyonluğu saymazsak, teknik direktör sıfatıyla 103 gol atan efsane kadronun oyuncuları arasında da bir ilke imza attı.
Kocaman'ın sonraki 2 sezonu ise oldukça zorlu geçti. 3 Temmuz sürecince bir teknik adamın ötesinde yeri geldiğinde başkan gibi takımı ayakta tuttu. Ancak 2 sezon boyunca şampiyonluk kupası Galatasaray'ın oldu. Yine de zorlu süreçte takımı zirvede tutması ve Türkiye Kupası'nda kazanılan 2 zafer Kocaman'ı Fenerbahçe tarihinin gelmiş geçmiş en önemli teknik adamı yaptı.
Bu dönemde Aykut Kocaman'ın en önemli destekçilerinden biri de kendisi gibi 103 gollü takımın değişmez ismi olan İsmail Kartal'dı. Kartal 3 sezon boyunca Aykut Kocaman'ın yardımcılığını yürüttü.
Kocaman'ın yorgunluk gerekçesiyle görevi bırakmasının ardından takımın başına Ersun Yanal geçti. Ancak Fenerbahçe Yönetimi, Yanal'ın İsmail Kartal ile çalışmasını istedi.
İsmail Kartal, antenörlük döneminde 2. şampiyonluğunu Ersun Yanal ile yaşadı. Ve geçtiğimiz günlerde Yanal'ın ani bir kararla istifa etmesinin ardından Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü oldu.
Bakalım Fenerbahçe'de hem futbolculuğu döneminde hem de antrenörlüğü döneminde 2'şer şampiyonluk yaşayan Kartal, aynı başarıyı teknik direktörlüğünde gösterebilecek mi?