SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kriz masası!

8 Ağustos 2014

DÜŞÜNMEDEN konuşmanın cezası, konuştuktan sonra cezaya mahkum olmaktır… Bu sözleri Hz. Ali söylemiş… Çocukluğumdan beri yol haritam olmuştur bu sözler… Yine de hatalarım olmuştur… FENERBAHÇE yine cadı kazanına döndü. Başkan Aziz Yıldırım ile teknik direktör Ersun Yanal arasında anlamsız bir soğuk savaş başladı. ‘ŞEF her zaman haklıdır' teziyle yola çıkmak isterim ama kazın ayağı öyle değil. Başkan sanki krizi seviyor. Her başarılı dönemin ardından kişisel nedenlerle kulübüne zarar veriyor. Bunun bir çok örneği var… YAPTIĞI güzel işleri bu satırlarda çok yazdım. Kulübün efsane başkanı olduğunu da her fırsatta dile getirdim. PERDE arkasında neler olduğunu sordum soruşturdum. Başkanın kaybedilen iki hazırlık maçı sonrasında soyunma odasına girmesi ve ‘Sen dışarı çık Ersun' diyerek futbolcuları azarlaması asla savunulamaz. ŞAMPİYON olmuş bir hocayı hazırlık dönemindeki sonuçlar üzerine futbolcularına karşı itibarsızlaştırmak, bindiğin dalı kesmektir. BELLİ ki başkan bazı şeyleri göze almış. BU ne ilk, ne de son olacak. ŞAMPİYONLUK gecesinde Ersun Yanal'ın apar topar Antalya'ya gidişinin ardından gazetelere yansıyan haberlere tepki gösteren Yıldırım, imza töreninden sonra medyaya tepki göstermişti. O dönemdeki krizi araya giren hatırı sayılır kişiler çözmüştü. HER zaman olduğu gibi yine suçlu medya olmuştu. Uzun sözün kısası, anlık çıkışlar yapan başkan bir yanlışın daha peşine düştü. Yanal bu takıma biçilmiş kaftandır. Kişisel nedenler yüzünden dengeleri bozmanın anlamı yok. ÇOK düşünüp az konuşmak gerek. FATİH Terim'i aynı yöntemle gönderen Galatasaray'ın geçen sene düştüğü durumu hatırlayalım. Bizden söylemesi…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek