SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Diyeceğim şudur!

15 Mayıs 2014

BENİM taraftarlık anlayışım; renklere olan sevgimdir. KİŞİLERLE çok fazla ilgilenmem… ANCAK bu düşüncem bir kulübün geçmişinde iz bırakan efsanelere olan saygımı değiştirmez. YAKLAŞIK 20 yıldır Fenerbahçe muhabirliği yapıyorum. Mesleğimin uzun bir bölümünü sarı-lacivertli kulübü takip etmekle geçirdim. ALİ Şen döneminde bu camianın içinde buldum kendimi. KİMLER geldi, kimler geçti. Hepsi birer değerdi. ŞAMPİYONLUKLAR, kupalara şahit oldum. DÜNYANIN hiç bir kulübü sonsuza kadar zirvede kalamaz. FENERBAHÇE son 15 yılda istikrarlı bir tablo sergiliyor. BU başarılı çizgide en büyük pay kuşkusuz başkan Aziz Yıldırım'ındır. KULÜBÜ devraldıktan sonra büyüttükçe büyüttü. SEZAR'ın hakkını Sezar'a teslim ettikten sonra asıl konuya geleyim. BAŞARILAR tek başına kazanılmaz. SARI-lacivertli kulüpte bir Alex gerçeği olduğunu kabul etmek gerek. BREZİLYALI hem futbolu hem de adamlığı ile Fenerbahçe'nin efsaneleri arasına adını yazdırdı. ÜLKESİNE döndükten sonra da formasını giydiği camiaya karşı saygılı- sevgili duruşuyla takdir topladı. AMK'ya verdiği röportajda da bu çizgisinden çıkmadı. HERKES kendine göre haklıdır. AZİZ Yıldırım, Alex'i bu kulübe kazandıran başkan olarak anımsanacak. AYNI zamanda onu gönderen de Yıldırım… NASIL getiriyorsa öyle de gönderebilir. BEN gidişine üzülmüştüm. DAHA doğrusu gönderiliş şekline… KEŞKE… Neyse polemiğe gerek yok… HERKES şampiyonluğun tadını çıkarsın… DİYECEĞİM şudur… GERÇEK olan Fenerbahçe'dir… Gerisi teferruat…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek