SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fenerbahçe’nin orta sahadaki dinamosu Alper Potuk, şampiyonluğun öyküsünü açıkladı.

“Şampiyon olurken kritik maçlar oynadık. Ancak en kritiği içerdeki Beşiktaş derbisiydi. 10 kişi kalmıştık. Geriye düşmüştük. 2. yarı müthiş oynadık. 3-3’lük beraberliği yakaladık. Penaltımız verilmedi.”

SERGİLEDİĞİMİZ FUTBOLLA ŞAMPİYONUZ MESAJI VERDİK

19. şampiyonluğun kısaca hikayesini anlatabilir misin?

Bu benim Süper Lig’de ilk şampiyonluğum. F.Bahçe’ye geldiğim ilk yılımda ilk şampiyonluğu kazanmak gerçekten büyük mutluluk verici. Çok mutluyuz takım olarak. Harika yıl geçirdik. Çok iyi puan farkıyla şampiyon olduk.

23 yaşında şampiyonluk yaşadın, nasıl duygu?

F.Bahçe’ye gelirken hedeflerim arasında şampiyonluklar yaşamak vardı. Yeni şampiyonluklar eklemek isterim.

YOLUMUZDA İNANARAK YÜRÜDÜK

Ligde de Torku Konya mağlubiyeti ile başlamak sizi nasıl etkiledi?

Evet, sezon başı bir kaç sıkıntımız olmuştu. Konyaspor mağlubiyeti, arkasından Şampiyonlar Ligi’nden gelen üzücü haber. Kötü bir sezon başlangıcı idi. Ama biz iyi bir takım olduğumuzu biliyorduk ve inancımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Sezon başından beri bu şampiyonluğa inanarak yürüdük. Sonunda da mutlu sona ulaştık.

Sonra müthiş bir seri yakaladınız, Trabzon ve Beşiktaş beraberlikleri aldınız ama ilk yarı bittiğinde puan farkı 8'di.. Bekliyor muydunuz bu farkı?

Tabii Konya maçından sonra iyi takım olduğumuzu, iyi futbolcular olduğumuzu biliyorduk. Bunun farkındaydık. Diğer takımların da kaybetmesiyle biz de üst üste kazanarak puan farkını daha da açtık.

ELEŞTİRİLERE ALDIRIŞ ETMEDİK

İkinci yarıda bir ara çok sakatlıklar oldu. Sivasspor, Eskişehir ve Elazığspor maçları sonrası takım olarak eleştiriler aldınız. Bu krizleri nasıl atlattınız?

Bir şanssızlık oldu devre arası kampında. Ben de sakatlanmıştım orda. Bayağı bir sakatımız oldu. 2-3 maç kaçırdık. Puan kayıpları yaşadık. Puan farkı 4’e indi. Kamuoyu olsun medya olsun “puan kapandı, şampiyonluk gitti” gibi yansıttılar. Biz onlara hiç aldırış etmedik. Kendimizden emindik. Şampiyon olacağımızdan fazlasıyla emindik. Aynı şekilde devam ettirdik.

Bu bir aylık süreçte Beşiktaş ve G.Saray'ın da kötü sonuçlar alması F.Bahçe'nin işini kolaylaştırdı mı?

Tabii kolaylaştırdı. Puan farkını açtık. Bizim güvenimizin de daha çok artmasına sağladı. Ancak iki rakibimiz böyle olmasa da biz sezon sonunda mutlu sona ulaşacağımızı biliyorduk.

Trabzon deplasmanında adeta “Biz şampiyonuz” mesajı verdiniz. Sezonun en kritik maçı mıydı ?

Bence çok kritik maçlar oynadık. O maçlardan birisiydi. En kritik maç mıdır bilemem.

Senin için en kritiği hangisiydi?

Benim için içerdeki Beşiktaş maçıydı. 10 kişi kalmıştık, ilk yarı geriye düştük. İkinci yarı müthiş bir oyun oynadık. 3-3’ü yakaladık. Verilmeyen penaltılarımız, gollerimiz vardı. O maçı söyleyebilirim.

Küçükken idolün Daniel Amokachi imiş. Neden Amokachi?

Küçükken mi?

Küçükken öyleymiş?

(Gülüyor)

Şu anda idolün kim?

Bizim kaptanımız Emre ağabeyi gerçekten küçükken de izliyordum. Şimdi Fener’e geldim, kaptanlığımızı yapıyor. Onu örnek almaya çalışıyorum. İnşallah onun gibi bir kariyere sahip olurum.

Ersun Hoca’nın en kritik hamlesi?

Bize sezon başında daha ilk günden “Bu takım şampiyon olacak, bu takım şampiyon olacak” dedi. Her maça çıkmadan öne yaptığı toplantılarda, bizim ne kadar iyi oyuncular ve iyi takım olduğumuzu söyledi. Her maç öncesi neredeyse hazırladığı videolarla bizi maça hazırladı. Ersun Hocamızın şampiyonlukta büyük etkisi oldu.

BASKANDAN GÜÇ ALIYORUZ

Aziz Yıldırım çok iyi spor adamı. Babacan birisi ve takımda kimin ne sorunu varsa çözüyor. Ondan güç alıyoruz. Bize desteği fazla.

Aziz Yıldırım nasıl bir başkan, anlatır mısın?

Ben F.Bahçe’ye gelmeden önce de nasıl başkan olduğunu biliyordum. Spor camiasında da herkes zaten bilir nasıl iyi bir başkan olduğunu. Hangi maça baksanız orada. Takımı hiç yalnız bırakmıyor. Başkanımızı çok seviyoruz.

Samandıra’ya geldiğinde neler yaşıyorsunuz?

Başkan gelince herkes bir toplanıyor kendisine geliyor. Çünkü başkanımız geliyor. Oturuyoruz. Çay içip muhabbet ediyoruz. Açıkçası güç alıyoruz ondan.

Diyalogları nasıl, baba gibi midir?

Geldiği zaman herkesle tek tek ilglenir. Tek tek konuşuyor. Dediğiniz gibi ailenin babası gibi kimin ne sorunu varsa halletmeye çalışıyor. Üzücü anlar yaşadık ancak inşallah içeriye girmeyecek.

İMAJIMA ALIŞAMADIM

Şampiyonluk turu sonrası masörler 4 makas getirdi, takım saçımı kesti. Tur atılırken traş olmak planlı mıydı? Makas nerden çıktı?

Makas o bizim masörlerimizin bandajları kestikleri makas. Zaten daha önceden de söylemiştik. Şampiyon olunca kestireceğim saçlarımı diye. Masörler makasları getirdi, bir anda 3-4 tane. Ben de oturdum oraya, takım arkadaşlarım kesti.

Alıştığın bir imaj vardı, şimdi yeni imajını yadırgadın mı?

Daha tam alışamadım ama yavaş yavaş alışıyorum. Dışardan da olumlu tepkiler alıyorum. Yavaş yavaş alışmaya çalışıyorum.

TT Arena’da saç kestirecek miydin, bu çok tartışıldı?

Ben “şampiyon olunca saçımı kestireceğim” dedim. Rekabetten değil TT Arena’daki maçta denk gelirse kestirecektim. Zaten sakatlanıp TT Arena’ya da gidemedim. Ama puan farkı çok fazla olduğu için bazı kesimler o saçıma taktılar.

ALPER’E GÖRE FENER

Volkan: F.Bahçe

Mert Günok : Geleceğin en büyük kalecisi.

Erten: Sessiz yakışıklı

Caner Erkin: Agresif

Bruno Alves: Keban barajı

Gökhan Gönül: Azim

Egemen: Spartaküs

Bekir: Zlatan Bekiroviç

Michal Kadlec: Sempatik

Hasan Ali: Dilsiz

Serdar Kesimal: Kabasakal

Mehmet Topal: Örümcek

Mehmet Topuz: Kangal

Raul Meireles: Yengeç

Cristian Baroni: Evli, mutlu, çocuklu

Emre Belözoğlu: Kaptan

S.Şahin: Gençlerin abisi

Salih Uçan: Yakışıklı, sempatik, bonus, cimri

Samuel Holmen: Adam

Dirk Kuyt: Karakter

Moussa Sow: Secde

Emenike: Shrek, Canavar

Pierre Webo: Fizik

(Akşam)