SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Tebrikler Cimbom

14 Nisan 2014

TÜRK basketbolu adına rüya gibi bir organizasyon yaşandı. Her türlü imkansızlıklara rağmen yapılan doğru yatırımın ürünüydü Fenerbahçe-Galatasaray finali… 1998-99 sezonunda Euroleague'de 3. olan Galatasaray'ın hedefi kupayı kazanan ilk Türk takımı olmaktı. Üst üste ikinci kez finale çıkan Fenerbahçe ise geçen sezon kaybettiği kupayı bu kez kaptırmak istemiyordu, hem de ezeli rakibine.

DEV kapışma Galatasaray için rüya, Fenerbahçe açısından kabus gibi geçti ama kazanan Türk basketbolu oldu. Kupa Türkiye'ye geldi.

“PARAYLA satın alanıbilecek en iyi kadro” olarak yorumlanan Ekaterinburg'u yarı finalde 77-70 yenmenin özgüveniyle çıktı Galatasaray sahaya. İlk çeyrekte yakaladığı 19 sayılık farkla da kupayı kazandı. Galatasaray'ın galibiyetinde savunmanın yanı sıra bireysel performanslar da etkili oldu. Lyttle ve Bone ile pota altını iyi kullanan sarı-kırmızılılar, Işıl ile Torrens'in gayretleriyle sonuca gitti. Sarı-kırmızılılar, sakin oynadığı, iyi top çevirdiği ve pota altını kullandığı anlarda etkili oldu. Finaldeki en büyük hikayeyi ise Şebnem yazdı. Tecrübeli oyuncu, attığı 2 kritik 3'lükle Fenerbahçe'nin moral motivasyonunu bozan isimdi.

FENERBAHÇE ise bir ara 21 sayı geriye düşse de son 2 dakikaya kadar oyundan kopmadı. Yapılan basit top kayıpları Fenerbahçe'nin kupaya uzanmasını engelledi. Birsel, Yacoubou, McCoughtry ve Verameyenka'nın beklenen oyunlarından uzak kalması, kupanın kaybedilmesinin nedenleri arasındaydı. Pondexter, takımın en skorer ismi gibi görünse de son periyotta o kadar zorlama atışlar yaptı ki, takımı frenledi.

SONUÇ olarak Avrupa basketbolunun ilk iki sırasını Türk takımları parselledi. Galatasaray şampiyon oldu, Fenerbahçe ikinci. Bir taraf sevindi, diğeri üzüldü. Ancak Türk basketbolu adına Ekaterinburg'da bir gurur günü yaşandı.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek