SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İşin sırrı sevgide

28 Mart 2014

GALATASARAY önceki yıllarda başarılı sonuçlar alırken bugünkü takımdan ne daha pahalı oyuncuları ne de bu derece kaliteli isimleri vardı kadroda. Ancak bugün başarı daha fazla olması gerekirken gerilerde. Doğrusu durum oldukça vahim gözüküyor.

ÖNCEKİ dönem takımda birliktelik ve takımdaşlık vardı. Oyuncular beraber sevinip beraber üzülüyorlardı. En azından doğum günlerini bir arada kutluyor, yemeklere katılıyorlardı.

ŞİMDİ ise saha içi tartışmalar, futbolcuların oyundan çıkarken hocalarına yaptığı tavırlar izleyenleri hayrete düşürüyor. Kısacası disiplinsizlik had safhada. Fenerbahçe ve Beşiktaş'a baktığımızda ise durum çok farklı. Onlarda lider pozisyonda olan oyuncular ve yöneticiler bu işi daha başarmış görünüyorlar. Özellikle Fenerbahçe'ye baktığımızda ekip olma ruhu çok yüksek. Futbolcular sahada birbirlerine çok bağlı olmanın yanında dışarıda da birlikte. Maç sonu otobüs içindeki görüntüleri bile bunu anlamak için yeterli. Sarı-kırmızlı takımda ise kaptan Selçuk'un futbolcular üzerinde bir etkisinin olmadığını düşünüyorum. Yani takımda abinin kim olduğu belli değil. Bırakın belli olmasını herkes ‘abi' rolünde. Bir de yöneticiler ve teknik adam Mancini duruma el koyamayınca arzu edilen ortam oluşturulamıyor. Kısacası ve en önemlisi de eğer bir takımda sevgi ortamı sağlanamıyor ise o kulübün başarılı olması asla mümkün değildir.

Emanetçi hocalar daha mı iyi?

GEÇTİĞİMİZ hafta takımlarından ayrılan iki teknik adamdan sonra onların yerine devam eden ‘emanetçi' hocalar oldukça başarılıydı. Kayserispor'da Ertuğrul Seçme, çok kritik iki galibiyete imza atıp ligde kalma umutlarını yeşertti. G.Saray'ı 40 yıl sonra yenen takımın hocası olarak tarihe geçti. Bursaspor'da İrfan Buz, takıma hava getirdi.

HATIRLARSANIZ Chelsea'nin emanetçi hocası Di Matteo takımını Şampiyonlar Ligi şampiyonu yapmıştı. Oralarda oluyorsa bizde neden olmasın. O yüzden emanetçi hocalara şimdiden başarılar. Yolları açık olsun…

Sergen sıkıldığı için ayrılmadı

GAZİANTEPSPOR'DAN istifa eden Sergen Yalçın'ın şehirden sıkıldığı için bu görevi bıraktığı iddia edildi. Ancak benim bildiğim Sergen öyle kolay pes etmez. Öğrendiğim kadarıyla kulüple başka sıkıntılar yaşadığı için bıraktı. Zaten öncesinde de bir ayrılma sinyali vermişti.

SERGEN, Gaziantepspor'a gittiğinden bu yana önemli işler başardı. Düşer denilen takımı kritik galibiyetler ve sonuçlarla tanıştırdı. Ligin 10. sırasında düşme tehlikesinden uzaklaşmış bir takımı bıraktı. Yani hocalık deneyiminde başarılıydı.

PEKİ hal böyleyken bırakma sebebi gerçekte ne idi? Sergen'in kendisi ile görüşmedim ancak yakın çevresinden öğrendiğim, yönetimle arasındaki sıkıntılardı. Yani Sergen kulübün daha kurumsal olmasını istemiş ancak bu başarılamayınca görevi bırakmış.

KEŞKE İbrahim Kızıl başkan bu sorunları çözüp Sergen'le yola devam etseydi. Eğer Kızıl bunu yapabilseydi hem takımına önemli bir iyilik yapar hem de seneye yeni hedeflere koşabilirdi.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek