SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Hayal kırıklığı

19 Mart 2014

SON yıllarda Galatasaray'ı Avrupa arenasında hiç bu kadar kötü futbol oynarken görmemiştim. Sarı-kırmızılı oyuncular sahada öylesine isteksiz mücadele ettiler ki, rakip ceza alanına gitmekte bile zorlandılar. Bölgeler arasında kopukluk vardı ve Galatasaraylı futbolcular bir türlü koordinasyonu sağlayamadılar. Savunmanın hali ise içler acısıydı. Defansın göbeği var mıydı yok muydu belli değildi. Hava toplarında o kadar yetersiz kaldılar ki, ne bu mücadeleyi kazandılar ne seken topları topladılar. Bu inançsızlık kulübedeki hocalara baktığımızda da görülüyordu. Kulübeye baktığımızda sanki maçın galibi ayaklarını uzatıp oturan Mancini, mağlubu ise düşünceli gözlerle sahaya bakan Mourinho gibi görünüyordu.

GALATASARAY'DA iyi olan tek şey vardı o da tribündeki taraftarıydı. Mancini'nin ilk düdükten itibaren orta sahada cirit atan Chelsea'ye önlem almak için 67 dakika beklemesini anlayamadım. Bu dakikada Hakan-Yekta değişikliği sonrası sistem 3-5-2'ye döndü. Bu değişiklikten sonra bile Galatasaray canlanmadı. Kaleci Muslera gününde olmasa Chelsea sahadan çok daha farklı bir skorla galip ayrılabilirdi.

SARI-KIRMIZILILAR ligde de kötü oynuyor burada da kötüydü. Daha doğrusu Galatasaray deplasmanlarda ortada yok. Ne Türkiye'de ne Avrupa'da. Daha önce Avrupa'da çok maç kaybetti Galatasaray ama hiç bu kadar mahkum oynamadı. Nerede TT Arena'da Chelsea önünde kazanamasa bile aslan kesilen Galatasaray, nerede dünkü hali. Arada dağlar kadar fark var. En azından Cimbom maçların 15-20 dakikalık bölümlerinde bile olsa rakip kalede baskı kurabiliyordu. Ancak dün bırakın beraberliği, galibiyeti bunu bile göremedik. Galatasaray pozisyon bile bulamadan kaybetti.

MOURİNHO, Galatasaray'ı çok iyi analiz etmiş. Savunmada iyi kilitledi, gol şansı tanımadı. Hakem Felix Brych çok iyi bir maç yönetti. Umarım bizim hakemlerimiz de onun dünkü performansını izleşip önemli dersler çıkarmışlardır.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek