SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Trabzon taraftar kurbanı oldu

Hafta sonu Trabzon-spor ile Fenerbahçe arasındaki olaylı maç, Türkiye'nin saat başı değişen gündeminin arasında eriyip gidiverdi.

Ertesi gün gazeteye geldim. Ekonomi servisinde hasta mı hasta Trabzonsporlu arkadaşım var. Şöööyle bir takılayım dedim, aman yarabbi… Başladı saydırmaya; Vay efendim Volkan seyirciyi tahrik etmiş de… Yok efendim verilmeyen şampiyonluk kupasının tepkisiymiş de… Her ne kadar Fenerbahçeli futbolcular “Maça devam etseydik linç edilebilirdik” deseler de, Hamit kardeşim gibi Trabzon-sporlular da olaya farklı pencereden bakıyorlar. Ama eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, yaşanan olayları kimse tasvip etmiyordu. Tribünde gaza gelen bir grup kendini bilmez taraftar koskoca bir camiayı lekeledi. Lekelemek bir yana, bu sezonki geleceğiyle oynadı. Maç devam etse kazanılan o serbest vuruştan gelebilecek bir gol, Trabzonspor'un belki de beraberlikle soyunma odasına gitmesi anlamına gelecekti. Maçın bir de ikinci yarısı vardı… Hadi o kazanılan serbest vuruş gol olmadı diyelim. Seyirci desteğiyle ikinci yarıya farklı bir taktikle çıkacak Trabzonspor belki de maçı alacaktı. Ama kendini bilmez taraftarlar sahaya maytap, taş ve kapı kolu atınca hakem Bülent Yıldırım maçı oynatmaktan vazgeçti. Trabzonspor taraftarı durmayınca, doğal olarak can güvenliği de olmadığı gerekçesiyle karşılaşmayı tatil etti. Gerçekten de Fenerbahçeli futbolcuların ve hakemlerin can güvenliği yoktu. Şimdi top Türkiye Futbol Federasyonu'nda… Trabzonsporlular şimdi “Bize kupamızı vermeyen federasyon, hükmen mağlubiyet cezasını hiç veremez” dese de, kazın ayağı öyle değil. Kurallar ne diyor? Maç tatil edildiyse, karar da 3-0 hükmen Fenerbahçe'nin galibiyeti anlamına geliyor. Muhtemelen çıkacak karar da böyle olacak. Gelen bilgilere göre, Avni Aker de en az 5 maç kapatılacak. Şimdi gelelim senaryolara… Trabzonspor 7'nci sırada… Puanı da 34… Düşme hattındaki üç takımın puanı da 25… Arada 9 puan fark var. Allah korusun bu moral bozukluğuyla çıkacakları maçlarda önemli puanlar kaybedebilirler. Olmaz ya, diyelim ki en kötü senaryo gerçekleşti ve Trabzonspor son haftaya düşme potasında girdi. Sahası da cezası nedeniyle kapalı. O zaman bu yaşananların bedelini kim ödeyecek?.. Kale arkası tribünden kaleci Volkan'a patlayıcı ve yanıcı maddenin yanı sıra taş ve kapı kolu atanlar mı? Kabadayı edasıyla taraftarları tahrik eden Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu mu?.. Yoksa Trabzonspor'u sorumsuzca yönetenler mi? Dilerim ki kaleme aldığımız bu felaket senaryosu gerçekleşmez ve bu sorumluluğu kimse omuzlamak zorunda kalmaz. Başkan, dün yaptığı basın toplantısında hala ortamı geren ifadeler kullandı. Hacıosmanoğlu'na göre, Fenerbahçe küme düşecek, kendileri ise ligde kalacaklar… Lafla peynir gemisi yürümez… Ortalığı yatıştıracağına yine Trabzonsporlu taraftarları tahrik etmeye devam ediyor.

Turgay Ciner'e yakışmadı

Geçtiğimiz günlerde internete bir tape düştü.

Telefonun bir ucunda Turgay Ciner var, diğer ucunda Fatih Saraç… Konuşuyorlar. Konu, Kasımpaşa ile Beşiktaş arasında oynanan maç ve maçta çıkan olaylar. Turgay Ciner, Lig TV'de yayınlanan Maraton programını seyrettiğini ve Şansal Büyüka'nın yanlı yayın yaptığını ileri sürüyor ve Fatih Saraç'a anlatıyor. Sinirli olduğu konuşmasından ve ses tonundan belli. “Az önce” diyor Şansal Büyüka'yı aradım. Fatih Saraç “Eeee” diyor. Ciner anlatmaya devam ediyor. “Ana avrat küfür ettim” diyor. Kasımpaşa'ya haksızlık yapıldığını söylüyor. Bir kere ben Şansal Büyüka'yı iyi tanırım. Kendisine küfredilmesine asla izin vermez. Bunu kendi patronu bile yapamaz. Yaparsa Şansal Büyüka ceketini alıp çeker gider. Böyle de onurlu bir insandır kendisi. İkincisi, tarafsızlık ilkesi. Türkiye'nin en seviyeli ve en tarafsız spor programını yapıyor. Turgay Bey, diğer spor programlarıyla Maratonu karıştırıyor sanırım. “Şansal Büyüka senin babanın oğlu mu?” diye sorabilirsiniz. Değil ama, eğriye eğri, doğruya da doğru demek gerekmez mi?..

 

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek