SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İşte gole giden adamı indirmeyen oyuncu…

İşte dünyada eşi benzeri görülmemiş centilmenlikler...

Alpay Özalan - 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndaki Hırvatistan-Türkiye karşılaşmasında, maçın son bölümünde kontra atakta Vlaović'e faul yapmadı bu centilmence hareketinden ötürü UEFA tarafından Fair Play ödülüne layık görülmüştür.
Andrew Flintoff - 2005 yılında Edgbaston’daki kriket maçında Flintoff, yaptığı hata ile maçın kaybına neden olan rakip oyuncu Brett Lee’nin üzüntü içinde yerde oturduğunu görünce onun yanına giderek elini sıktı ve kendisini teselli etti.
Aykut Canik - 1998 yılında Göztepeli Aykut Canik, Zonguldakspor maçında fenalaşan hakem İsmet Cengiz'in rahat nefes alabilmesi için yere yatıp sedye görevi üstlenerek eşine az rastlanır bir davranışa imza atmıştır.
Aykut Kocaman - 1996'da şampiyonluk yarışında geride bıraktıkları rakipleri Trabzonspor'a gösterdiği saygıyı belirten beyanatı ile Dünya Fair-Play Komitesi tarafından Davranış Kutlama Mektubu ile onurlandırılmıştır.
Ercan Kol - 1994 yılında Samsun-Trabzon maçında çalınan penaltının ardından taraftarlar hakem Ergün Yücedağ'a fiili müdahalede bulunmak üzere sahaya girdi. Samsunsporlu Ercan Kol kendini tehlikeye atarak hakemin soyunma odasına gitmesini sağladı...
Frank Ordenewitz - 7 Mayıs 1988'de Köln - Werder Bremen maçında ceza alanı içinde topa el ile dokunduğunu itiraf etmiştir. Bu davranışı ile FİFA Fair Play Ödülü'nü kazanmıştır.
Gary Lineker - 15 senelik profesyonel futbol kariyeri boyunca ne sarı ne de kırmızı kart görmemiştir ve bu sebeble FİFA Fair Play Ödülü'nü kazanmıştır.
Hilal Coşkuner - , 12 yaşındaki Hilal Trabzon'da Okullararası Kros Birinciliği'nde altın madalyaya koşarken, rakibinin sakatlanması üzerine finişe değil rakibine koştu. Hilal bu davranışıyla 2006 Dünya Fair-Play Baron Coubertin Büyük Ödülünü aldı.
Jack Nicklaus - 1969 Ryder Cup golf finalinde iki adımlık mesafeden vuruş yapmak yerine topu bırakınca maç tarihe berabere biten ilk golf maçı olarak geçti.
Jacques Glassmann - Marsilyalı oyuncularında kendilerini arayarak 250.000 franlık rüşvet teklif ettiğini söyleyen futbolcu FIFA Fair-Play Ödülü'nü kazandı.
John Landy - 1956'da maraton koşucusu, yarış esnasında Ron Clarke takılıp yere düşünce koşmak yerine geri dönüp Clarke’ı yerden kaldırdı. Yarışa geri dönen Landy inanılmaz bir şekilde yarışı kazanmayı başardı. Üstelik Dünya rekorundan 6 saniye farkla...
Konyaspor - Trafik kazası sonrasında felçli kalan Norveçli oyuncu Branimir Poljac'ın ülkesine kazanılan şampiyonluk kupası götürüldü, takım otobüsü de Branimir Poljac'ın resmi ile kaplandı. Bu davranışlar kulübe uluslararası centilmenlik ödülü getirdi.
Lutz Long - Alman uzun atlamacı Lutz Long, Berlin’de iki kez çizgiye basarak diskalifiye olma riskiyle karşı karşıya rakibi Owens'a çizginin çok daha gerisinden atlamayı tavsiye etti ve altın madalyadan oldu.
Mark Taylor - Avustralya kaptanı, Peshawar’daki kriket maçında Brian Lara’ya ait 375 sayılık dünya rekorunu kırma şansı yerine Avustralya şampiyonluğunu tercih ettiğini söyleyerek buna gerek duymadı. Maç berabere bitti.
Paolo Di Canio - West Ham ile Everton arasında oynanan maçta uzatma anlarında Everton kalecisi Paul Gerrard'ın sakatlık yaşaması üzerine yere Di Canio, sağdan gelen ortayla topu boş kaleye göndermek yerine eliyle tuttu.
Pedro Zaballa - Sabadell forması giyen oyuncu kaleye şut atacakken Real Madrid kalecisi ile çarpıştı. Golü atma şansı varken topu kasıtlı olarak eliyle iten Zaballa, kulübü tarafından cezalandırılırken, İspanyollar ise zafer kupası ile ödüllendirdi.
Sylvie Telliez - 1967 yılında Fransa Atletizm Şampiyonasının 200 m. yarışmasının bitiminde Sylvie Telliez altın madalyayı Cabrielle Mayer'e bıraktı. Zira Mayer final ipini göğüslemeye pek az kala düşmüştü.
Stirling Moss - 1958'deki şampiyonada rakibi Mike Hawthorn’un aracıyla spin attığını yakından gören Moss, yarış sonrası Hawthorn’dan düşülecek puanlara sürücünün hiçbir suçu olmadığını söyledi ve şampiyonluk 1 puan farkla Hawthorn’a gitti.
Turgay Bahadır - Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Bursasporlu Turgay Bahadır'ı Samsunspor maçında golü eliyle attığını söylediği için Sportif Davranış dalında ''Şeref Diploması'' ile ödüllendirilmiştir.
Bobby Jones - 1923-1930 yılları arasında 13 büyük turnuva kazanan golfçü, 14.'sünü de kazanacakken yanlışlıkla topa ikinci kez hafifçe dokundu. Hakemlere yaptığı faulü söyleyen Jones, 1 vuruşluk ceza aldı ve turnuvayı kaybetti.
Dede - Eskişehirspor'un kendi evinde St. Johnstone ile oynadığı UEFA Avrupa Ligi 2. Ön Eleme Turu maçında Dede, rakip takımdan bir oyuncunun sakatlığı nedeniyle korneri bilerek auta atıp, topu rakip takıma vermesi nedeniyle bu ödüle aday gösterildi.
Judy Guinness - 1932 Los Angeles Olimpiyatları’nda eskrimde finalde jüri kararıyla şampiyon ilan edilen sporcu, jüriye puanları yanlış hesapladıklarını ve rakibine 2 puan daha yazılmasını söyledi. Guiness’e bu dürüstlüğü şampiyonluğu kaybettirdi.
Saint Etienne - 30 Kasım 1967 Saint-Etienne Avrupa Kupası için Benfica karşılaştı. Rakibin sert oyunu ve kaba davranışlarından ötürü moral bozukluğu içerisinde maçı kaybeden Saint Etienne'in hocası Albert Batteux'e iki Fair-Play ödülü verildi.
Fenerbahçe U15 Takımı, rakibi 10 kişi kalınca TFF temsilcisine başvurarak kendi takımlarındanda bir oyuncu çıkartıp 10'a 10 maça devam edince Dünya Gençlik Fair Play Ödülünü Kazandı.
Villie White - 1965 yılında 3 denemesinde de düştüğü için son elemeye giremeyen Mary Rand' e bir şans daha tanınmasını jüriden talep eden sporcuya bu davranışı Uluslararası Amerikan Şampiyonasını kaybettirdi.
Özgürcan Özcan - 2005 yılında Galatasaray'ın genç golcüsü Özgürcan Özcan, PAF maçından attığı ve hakemin saydığı golü "elle attım'' diyerek iptal ettirmiş, bu centilmenliğiyle de Uluslararası Fair-Play Komitesi'nden Davranış Şeref Diploması almıştı.
Özhan Canaydın - G.Saray'ın eski başkanı merhum Özhan Canaydın, Fenerbahçe'ye 6-0 yenildiği maçta kendi camiasının tepkisini çekmek pahasına rakibin gollerini alkışlayarak, 2002 yılında Uluslararası Fair-Play Komitesi tarafından ödüllendirildi.
İsmet Karababa - Konyalı genç kaleci İsmet, hakemlerin gol vermediği pozisyonun yanlış değerlendirildiğini söyleyerek takımının küme düşmesine neden olmasına rağmen, bu hareketiyle dünyanın en centilmen sporcusu seçildi.