SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İşte en iyi 20 ara transfer!

Spor Toto Süper Lig'in ara transfer döneminde son 15 senede yapılan ve o sırada veya sonrasında büyük etki yaratan 20 ismi sıraladık...

Spor Toto Süper Lig'in ara transfer döneminde son 15 senede yapılan ve o sırada veya sonrasında büyük etki yaratan 20 ismi sıraladık. 4 Büyükler'in yaptığı kadar gönderdiği isimler de listeye girdi, çok ucuza alıp hiç kimsenin beklentisinin olmadığı ancak büyük katkı yapan oyuncular da...
TOLGA SEYHAN Trabzonspor, Malatyaspor'dan o döneme göre pahalı bir bonservisle 1.5 milyon euroya Tolga Seyhan'ı Malatyaspor'dan kadrosuna kattı. Tolga müthiş bir çıkış yaptı, Milli Takıma kadar yükseldi ve sonrasında takımına da önemli bir ücret kazandırarak Shakhtar'a gitti. Neredeyse hiç oynamadan geri geldi ve kariyeri dibe doğru gitti.
Frankfurt'tayken Galatasaray istedi ama futbol oynamak, kendini geliştirmek için Gaziantepspor'u seçti. Ligin en iyi yerli forvetlerinden biri olması beklenen bir oyuncu için 550 bin euro, rayiç düşünüldüğünde hiçbir şey. O sezon oyunuyla Gaziantepspor'u ilk 4'e soktu. Sonrasında mali krizlerle sarsılan Güney ekibinin düşüşüne engel olamasa da en iyi yerli forvetlerden biri olarak anılıyor.
Kocaelispor'dan Galatasaray'a geldiğinde kimseyi heyecanladırmadı. Ancak, sahaya adım attıktan sonra Fatih Terim'in 2. Galatasaray dönemindeki en önemli oyuncusu haline geldi. Orta sahaya getirdiği dinamizm, kuvvet, gole katkı özellikleriyle sarı kırmızılıları son haftaya kadar şampiyonluk yarışının içinde tuttu.
Mustafa Denizli ona Beşiktaş'ta şans vermedi, vermedi, bir Rizespor maçında "Sahaya çık" dedi. Erkan Zengin, fazla heyecanlıydı ve çok şey yapmak istiyordu. Parıltılı anlar beklerken hayalkırıklığı oldu. 2009/10 sezonu devre arasında Eskişehirspor'a gönderildi. Sonra o Erkan, kendisine duyulan güvenle İsveç Milli Takımı'na kadar yükseldi.
Kartalspor'dan devre arasında ne kadar ücrete Bursaspor'a geldiği hiçbir kayıtta yok. Ancak, o dönemin yetenekli stoperi sonrasında büyük etki yarattı. Bursa'da takım kaptanı oldu. Trabzonspor, Beşiktaş ve Fenerbahçe formaları giydi. UEFA Avrupa Ligi yarı finali gördü. Toprak sahadan çıkan bu yetenek, ülkenin en önemli stoperlerinden biri oldu.
İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da gösterdiği performansla dudak ısırtan Webo, gündemde birçok yıldız isim dönerken transferin son günlerinde Fenerbahçe ile imzaladı. Taraftar Webo yerine daha yıldız bir ismi bekliyordu ve hayalkırıklığı yaşadı. Ancak, takımın Türkiye Kupası, UEFA Avrupa Ligi yarı final başarılarında önemli pay sahibi oldu. Taraftarlara kendini ispatladı.
Fenerbahçe'de Zico onu sürekli oynatmaya çalıştı ama büyük takım stresini atamadı. Gaziantepspor'da baskısız ortamda ligin en iyi kanat oyuncularından biri haline geldi. Elini çabuk tutan Şenol Güneş, 3.25 milyon euroya ara transfer döneminde onu Trabzonspor'a kazandırdı. Şimdi ise Trabzonspor'un en büyük yıldızı Olcan Adın...
Samsunspor'u kümede tutacaktı ama başaramadı. Akhisar'da ise hem Zeus'a hem Perseus'a dudak ısırtacak "büyüklükte" bir performans sergiledi. Kesin düşecek denilen Akhisar, üstüste galibiyetlerle kümede kaldı. Mızrağın keskin ucu ise her maç Theofanis Gekas oldu. Gidişiyle üzene dek, o yarım sezonluk performansıyla tüm Akhisar'ın sevgilisi haline geldi.
Adanaspor'da yetenekli bir golcüydü. Herkesin dikkatini çekmişti. Galatasaray'a 2003/04 devre arasında 200 bin euro bedelle transfer oldu. Sonrasında Galatasaray'a şampiyonluklar yaşadı. Gitti, yine bir ara transfer döneminde geri geldi. O dönemi hatırlayan Galatasaraylılar, Necati'nin yaratttığı farkın şampiyonu belirlediğini söylerler.
Portekiz Milli Takımı'nın forvetiydi, Werder Bremen'de spektaküler goller atıp, bazen saç baş yolduruyordu. Beşiktaş, forvetini arıyordu ve buldu getirdi. Almeida, sakatlık şanssızlığına rağmen Beşiktaş'ta iyi iş yaptı. Her sezon 10 gol civarında atmayı başardı. Ligin en önemli pivot santraforlarından biri olduğunu kanıtladı.
Fenerbahçe, forvet arıyordu ama elindeki madeni keşfedemedi. Gökhan Ünal'ı Trabzonspor'dan getirmek için Burak Yılmaz alındı. O Burak Yılmaz, Trabzonspor'da beklenen patlamayı yaptı. Ligin gol kralı oldu. Avrupa kulüpleriyle adı anıldı. O sezonla ilgili en ilginç anektod ise, ligin son haftası eski kulübü Fenerbahçe'yi şampiyonluktan eden golü atmasıyla herhalde.
Beşiktaş, forvet ararken Corinthians'tan sadece 150 bin euroya 20 yaşındaki Bobo'yu getirdi. Her şeyi yapabilen, yetenekli Bobo zamanla Beşiktaş taraftarını mest etti. Attı, attırdı. 5.5 sezon siyah beyazlı formayı terletti. Beşiktaş tarihinin en çok forma giyen ve en çok gol atan yabancısı olduktan sonra, bonservisi elinde kulüpten ayrıldı.
Fenerbahçe, Alex'e uyum sağlayacak, genç ve kuvvetli bir pivot santrafor arıyordu. Kariyeri sallantılı, kendini ispat edememiş Brezilyalı Marcio Nobre 500 bin euro gibi düşük bir maliyetle Cruzeiro'dan Fenerbahçe'ye geldi. İlk maçıyla fark yarattı. Fenerbahçe 11 puan geriden gelip şampiyon oldu. Daha sonra Mert adını alarak içimizden biri oldu.
Everton, Valencia gibi kulüplerde Avrupa'nın vitrinine çıkma şansı varken bu fırsatı kullanamadı. Dibe battı ve Beşiktaş onun için tekrar yüzeye çıkma şansıydı. 800 bin euro bedelle, Portekiz çetesinin en gösterişsiz ismi olarak geldi. Ancak, sonrasında en gösterişli ismine, takımın en büyük yıldızı konumuna geldi. 15 milyon euro civarı teklifler geldiği söylendi. Şimdiyse durum fazla karışık...
Kim derdi ki, bir devre arasında sadece 700 bin euro bedelle Karşıyaka'dan sessiz sedasız gelen bu kaleci, zamanla Türkiye'nin en iyi yerli kalecisi olarak anılacak. Sonra Trabzonspor tarihinin en çok maaş alan oyuncusu konumuna gelecek. Sessiz sedasız Onur, çalışarak zirveye kadar çıktı.
3 Temmuz'la sarsılan Fenerbahçe, direnerek yoluna devam etmeye çalışıyordu ama Bienvenü'den istediği performansı alamadı. Moussa Sow, gelişiyle olumlu bir etki yarattı ve takımı zirve yarışında tuttu. Hem o sezon, hem sonrasında gösterdiği performansla Süper Lig'in en önemli yıldızlarından biri olduğunu kabul ettirdi.
Fenerbahçe, Anelka'yı alırken, Galatasaray Metz'den ismi duyulmamış Franck Ribery'e 2.5 milyon euro verdi. Sami Yen'e çıktı, her iki kanadı da otoban yaptı. Ligdeki beklerin ömrünü çürüttü adeta. Galatasaray taraftarını mest etti. Ancak, sezon sonunda maaşının geç ödenmesi nedeniyle kulüpten ayrıldı. Şimdi Ballon D'or'a aday gösteriliyor.
Aziz Yıldırım döneminin parıltılı yıldızlarından biriydi. Fenerbahçe'ye geldi, oynadığı oyunla, çalımları ve kalitesiyle herkesi büyüledi. Bazen oynadı, bazen canı istemedi. 1 sezon sonra da Bolton'a geldiği 10.7 milyon eurodan, 4 milyon daha fazla rakamla gitti. Geride bir hoş sada bıraktı.
Avrupa'nın bir çok deviye anılırken Galatasaray ile imzaladı. Tüm dünyada manşetlere çıktı. Sakatlık geçmişi, Galatasaray sistemine uyum sağlamakta zorlanması nedeniyle kendini gösteremedi. Ancak, Mancini'nin gelişiyle birlikte Mourinho dönemindeki Sneijder'i bize gösterdi. Juventus'a attığı golle Galatasaray'a yüzde 100 adapte olduğunu gösterdi.
Chelsea'ye Şampiyonlar Ligi kupasını kazandırdıktan sonra Çin'e gitti. Uyum sağlayamadı. Kariyerinin son döneminde, yine büyük bir iddia, meydan okuma istiyordu. Galatasaray formasıyla tüm Avrupa'ya meydan okumayı seçti. İlk senesinde çeyrek final gördü. İkinci senesinde Juventus'u geride bıraktı. Drogba, hala Avrupa'nın tüm kulüplerinde forma giyebilecek kalitede bir oyun ortaya koyuyor.