SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Türkiye Futbol Direktörü ve A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim, asıl hedefinin günlük başarılar değil, uzun yılları kapsayan bir çalışma yapmak olduğunu söyledi.

Terim, Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin (TSYD) Antalya Belek’teki Gloria Golf Resort Otel’de düzenlediği 51. Yıl Sporun Zirvesi Semineri’nde “Futbolumuzun milli patronundan yol haritası” konulu panele katıldı.

Gazeteci Faik Gürses’in yönettiği oturumda, Terim, Türk futbolu ve milli takımla ilgili projelerini anlattı.

“Bu görevi sadece milli takımı çalıştırmak ve milli takımlar teknik direktörü olmak için kabul etmedim” diyen Terim, “Burada uluslararası yarışmalar çok önemli ancak bu defa ki gelişim bunları neden göstererek olmamalıydı. Türkiye Futbol Direktörü, Türkiye Futbol Federasyonu’ndaki (TFF) arkadaşlarımızla birlikte üzerinde tartışılmış konuşulmuş ve fikir birliğine varılmış bir unvandır” diye konuştu.

Terim, TFF’nin başkanı ve yönetim kurulunun vizyonları ve yenilikçi tavırlarının da bu anlaşmada ve bu isimde önemli rol oynadığını kaydederek, şunları söyledi:

“İki kez milli takım teknik direktörlüğü yaptım. Bu kez normal teknik direktörlüğü kabul edemezdim. Bu ülkenin futboldaki sorunlarını daha derinden ve geleceğini inşa etme adına, bilgimi, birikimimi, iletişimimi, ilişkilerimi, tüm mesaimi, ayrıca yüreğimi koymak gerektiğini düşündüğüm için geldim. Bu kez gelişimin genel açılımı budur. Bunun için çalışmaya ve mücadele etmeye hazırım ve son derece kararlıyım.”

Asıl hedefinin günlük başarılar olmadığını anlatan deneyimli teknik adam, “Ülkemize zaman kazandırmak adına önümüzdeki 2016 Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazanmak için elimizden geleni yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın ama asıl hedefimiz günlük başarılar değil, uzun yılları kapsayan bir çalışma yapmak” dedi.

Terim, “Aptallığın en büyük kanıtı aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç beklemek” diye bir söz bulunduğunu hatırlatarak, “Biz aynı şeyi defalarca yaptık bu sefer yapmaya niyetim yok. Söylemle eylemi aynı anda aynı şekilde götürmeye niyetliyim. Yaptık yaptık aynı sonuçları aldık, değişik sonuç alamadık. Yaptıklarımıza, yapamadıklarımıza, yapanların nasıl yaptıklarına, yapamayanların neden yapamadıklarına bakarak bir yol haritası hazırladık” ifadelerini kullandı.

“DEVRİM ZAMANIDIR”

“Artık aydınlanma dönemindeyiz, artık reform hatta rönesans zamanıdır” diyen Terim, şöyle devam etti:

“Artık birlikte Türk futbolunun, hatta sporunun geleceğini inşa edebilmek için devrim zamanıdır. Bu süreçteki en önemli silahım sabır ve azim. Umarım ülkemde tüm paydaşlar da aynı sabrı gösterirler ve hedefe birlikte yürürüz. Pansuman yapmayı sevmiyorum, yapmadım. Sorunları mümkünse temelinden çözmeye kararlıyım. Geçmişteki yaşadıklarımızdan ve biriktirdiklerimden bu süreci en iyi şekilde geçirmeye kararlıyım, kararlıyız. Sadece başarılı işler değil, önemli işler yapma konusunda çok kararlıyız.”

“EĞİTİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATACAĞIZ”

Eğitim seferberliği başlatacaklarını vurgulayan Terim, “Teorik eğitimlerimizin tamamı, ve uygulamalı eğitimlerimizin altyapısını online eğitim yoluyla vereceğiz. Yol ve konaklama masraflarından kurtulacağız. En başarılı eğiticilerle, tüm eğitim alacak arkadaşlarımızı elektronik ortamda bir araya getirmeyi düşünüyoruz. Bunları kaçıranlar tekrar tekrar izleme imkanına sahip olacaklar. Online sistemiyle soru sorabilecek, cevap alabilecekler” şeklinde konuştu

Terim, TFF şemsiyesi altındaki tüm antrenörlerin en gelişmiş en yeni bilgiye ulaşmasını sağlamak zorunda olduklarını söyledi.

“BİLGİ VE BİLİMDEN YARARLANACAĞIZ”

Birlikte gelişip, birlikte geliştireceklerini belirten Terim, şunları kaydetti:

“Bilgi ve bilimden yararlanacağız. Tecrübeyi de gözardı etmeyeceğiz. Geniş bir bilim kurulu kurduk. Prof. Dr. Mehmet Kurtoğlu’nu başına getirdik. Bu kurul, birçok dalda uzman olan akademik bilimde öne çıkmış uzman arkadaşlarımızdan oluşacak ve bize özellikle eğitimde danışma kurulu olarak çalışacak. Spor biliminden, spor hekimliği, tıp, sosyoloji, psikoloji ve ekonomiden bu grup sayesinde faydalanacağız. Şu anda kurulmaya başlandı bile.”

Terim, aynı anda bir de teknik kurullarının olacağını ifade ederek, “Futbola yıllarını vermiş teknik adamlarımızdan, basın mensuplarımızdan, idarecilerimizden, çeşitlilik arz eden ama futbolu uzun yıllardır soluyan bir gruptan oluşacak. Bu kurulların çalışması için kime öneri götürdüysek, severek, isteyerek katılması bizi son derece mutlu etmiştir” diye görüş belirtti.

“TÜM ÜNİVERSİTELERLE BERABER ÇALIŞACAĞIZ”

Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde yaşayan akademisyenlerle önemli çalışmalara imza atacaklarını söyleyen Terim, “Türkiye’deki tüm üniversitelerle beraber çalışacağız” dedi.

Terim, futbolu okula sokmaları gerektiğini geçmişte de söylediklerini ancak bir türlü istedikleri sonucu alamadıklarını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sonuç, yine aynı noktadayız. Belki olduğumuz noktadan da daha gerideyiz. Bu beni çok üzüyor. Beni üzdüğü gibi birçok spor insanını da üzmelidir. Esas öz kaynak okullardır, dünyada herkes okullardan faydalanır. Tedbirler aldık ama ana arteri bir türlü açamadık. Bu kez en önemli hedeflerimden bir tanesi olacak. Mümkünse Sayın Milli Eğitim Bakanımızla, onun da ekibindeki insanlarla görüşüp bu konuda, bu ülkenin çocuklarına el atmaktan büyük zevk alacağız. Onun da bu konuya duyarlı olacağına inanıyorum. Spor bakanımızla da aynı şekilde devam edeceğiz. Bu konudaki projemiz, önerimiz hazır ve çok tecrübeliyiz.”

“SADECE MİLLİ TAKIMLARA OYUNCU ARAMIYORUM”

Okulları sporcuların çıktığı ana merkez haline getirmeleri gerektiğini vurgulayan deneyimli teknik adam, “Kız, erkek çocuklarını, çok yetenekli olduğu herhangi bir dala kanalize etmeden, sadece okumasını istediğimiz bir ortama sokuyoruz. Çıkacak sporcular dünya yıldızı olmasın, iyi bir insan olsun. Sosyal faaliyeti gelişmiş, sigara içmeyen, içki içmeyen, terörist olmayan bir ortamı da sağlamamız bizim görevlerimizden bir tanesi. Sadece Türk milli takımlarına oyuncu aramıyorum” şeklinde konuştu.

Herkesten bu konuda duyarlılık beklediğini anlatan Terim, “Bu konuda bir türlü başarılı olamadık. Kızımın diploma törenine gittiğimde önümde anormal uzun bir zenci vardı. ‘Kim’ dedim? okulun en iyi basketçisi olduğunu söyledi. NBA’e hazırlanıyormuş. Maçlarına göre imtihanları ayarlanıyor ayrıca burs alıyor. Biz burstan vazgeçtik, sıkmadan sporuna güzel bir şekilde devam edelim. TFF olarak üstümüze ne düşüyorsa yapalım diyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de 30, 40, 50 binlik üniversiteler bulunduğunu anlatan Terim, şunları kaydetti:

“Buralarda spora yatkın kimse yok mu? Yıldız olmasın ama sporu yaparsa iyi bir insan olarak çıkar. Sporun olduğu yerde kirlilikler, pislikler olmaz. Dostluğu, arkadaşlığı, sosyal yaşamı gelişir. Bu konuda dertliyim derdime de ortak arıyorum bulacağımı da inanıyorum. Hepimiz aynı gemideyiz. Gemi batarken bir tarafı yükselir. Yükselen tarafta olmanız sizin zarar görmeyeceğiniz manasına gelmez. Bunun için tam desteğinizi istiyorum.”

Terim, geçen sezon Galatasaray’ın başındayken aldığı cezayla ilgili şimdiki görevine başladıktan sonra Türkiye Futbol Federasyonu’nda (TFF) bazı kişilerden özür dileyip dilemediği konusuyla ilgili soruya şu yanıtı verdi:

“Ben bir görev yapıyorum. Bu görevi de oturduğum yerde yapmıyorum. Bir misyon yükleniyorum. Bu misyon da bazen 25 milyon bazen de 80 milyon insana karşı oluyor. Özür dilenecek yerde özür dilerim. Ben cezamı çektim. Ben oyundan atılma sebebime itiraz ettiğim için bu cezayı aldım. Keşke olmasaydı. Haklı olduğum yerleri de buraya geldiğimde ifade ettim. Keşke benim sahanın kenarında 4. hakemlerle konuştuklarımı anlatsalar. Bu konuşmaların dörtte üçünde şakalaşıyoruz ama size dörtte birini yansıtıyorlar. Özür dilemem gerekiyorsa özür dilerim, bundan da üzüntü duymam.”

Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini’nin “Türk hocaları kendilerini geliştirmiyor” ifadesiyle ilgili bir soruya ise Terim, “Bu onun fikridir. Türk antrenörünün kendini geliştirmek için birçok yolu denediğini ve iyi noktada olduklarına inanıyorum” cevabını verdi.

“TFF’YE HENÜZ YABANCI OYUNCUYLA İLGİLİ ÖNERİMİ SUNMADIM”

Fatih Terim, Spor Toto Süper Lig’de uygulanan yabancı sınırlamasıyla ilgili henüz TFF’ye bir öneri sunmadığını belirtti.

Artık yerli futbolcularında yurt dışında oynaması gerektiğini savunan Terim, yabancı futbolcu konusuyla ilgili de “TFF’ye henüz yabancı oyuncuyla ilgili önerimi sunmadım” dedi.

Bir başka soru üzerine de tecrübeli teknik adam, milli takımlarda oynayan futbolcuların kendi takımlarında rakipken yaptıkları kavgaların milli takımı etkilemediğini söyledi.

Kolay kolay hiçbir şeyin milli takımı etkilemediğini anlatan Terim, “Biz bu problemlerden arınarak ülkeye örnek davranışlar sergilemek zorundayız. Etkilerse de bir formül buluruz ve krizi yönetiriz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE YETENEKLİ OYUNCU BİTMEZ”

Ara transfer döneminde sadece Eskişehirsporlu futbolcular Veysel Sarı ile Tarık Çamdal’ın isimlerinin geçtiğinin hatırlatılması üzerine Terim, sadece bu iki futbolcunun değil Türkiye’de birçok yetenekli oyuncunun olduğunu dile getirdi.

Artık milli takımlara alt liglerden de oyuncular alacaklarını anlatan Terim, şöyle devam etti:

“Türkiye’de yetenekli oyuncu bitmez. Bu yetenekli oyuncuları bulmakta çok zorluk çektiğimizi de zannetmiyorum. Bundan sonra araştırmacılar alt ligleri seyredecek. Yetenekli oyuncularımızı doğru yetiştirmeliyiz. Bunun için de antrenörlerimizi çok fazla eğitmemiz lazım.”

“EĞİTİCİLERİ EĞİTECEĞİZ”

Görevinin en önemli ayağının altyapıları yeninde düzenlemek olduğunu anlatan Terim, şunları kaydetti:

“Altyapı ve yeniden yapılanma kelimelerinden yıldım. Herkesin ortak fikri, tesis eksikliği. Bu bir şekilde giderilir ancak bizdeki eksik olan, eğiticilerin eğitimidir. Bu konuda çok duyarlıyım. Ayrı bir seferberlik yapacağımızdan herkes emin olabilir. Futbolda eğitim çağı 6 yaşına kadar indi. Bu çocukların eğitimi de ehil ve uzman kişilerin elinde olması lazım. Altyapıdaki en büyük reformumuz eğiticilerin eğitimi olacaktır. Eğiticilerin eğitimi önceliklerimizden bir tanesi. Bir çok altyapımıza, denetçi arkadaşlarımızı gönderip eksiklerini tespit edeceğiz.”

Yurt dışındaki Türk futbolcuların kendileri için çok önemli olduğunu anlatan Terim, “Özellikle Almanya için yeni bir dizayn düşünüyoruz. Ülke dışındaki Türk futbolcular bizim için önemli. Yurt dışını ihmal etmeden sonuna kadar çalışacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

Son zamanlarda Belçika futbolunun çıkış yakaladığını anlatan Fatih Terim, başka ülkelerden model almak yerine kendi futbol modellerini oluşturmaları gerektiğini vurguladı.

Dünyadaki bütün futbol ülkelerinin rol modellerini bildiğini söyleyen Terim, “Bütün modellere hakimiz ama her şeyi alıp getirerek monte edemezsiniz. Tabii ki güzel şeyleri alırız ama bunu tamamen Türk insanına adapte etmek zor. Kimse yerinde durmuyor herkes bir atak içinde” ifadelerini kullandı.

“YAPTIĞIM UYGULAMALARLA BİRÇOK TEKNİK ADAM YETİŞTİ”

Fatih Terim, “Kendiniz gibi bir teknik direktör yetiştirmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Yaptığım uygulamalarla, Türk futboluna şu anda birçok teknik direktörün hizmet ettiğini görüyorum. Bundan büyük haz alıyorum. Eğer bir Fatih Terim daha bekliyorsanız bu olmaz. Ya Fatih Terim’i geçer ya da Fatih Terim gibi olmaz. Ben bildiğim her şeyi genç antrenörlere aktarmaya hazırım.”

Terim, özellikle 3. Lig’de oynayana futbolcuların yaşadığı askerlik görevleriyle ile ilgili sıkıntılar için de çözüm üreteceklerini anlattı.

Gelen bir soru üzerine kadın futboluna da değinen Terim, bu konuda da ciddi adımlar attıklarını kaydetti.

Terim, son olarak futbolcuların, antrenörlerin ve hakemlerin örgütlenmesi konusundaki bir soru üzerine de şunları söyledi:

“Futbolun ana unsurları, futbolcular, hakemler ve teknik direktörler. Bu üçü birleşse, bu ülkede bazı şeyleri değiştirebilir mi? Ben değiştireceği inancındayım ancak dernekler yasası kanununda bir şey yapacağımızı da sanmıyorum. Antrenörler olarak konuşuyorum, sayımız 20 bini bulmuş. Desek ki ‘bu maçlara çıkmıyoruz’ kimsenin kılı kıpırdamaz, üzülmez, etkisi de olmaz. Hakemler dese ki ‘biz maçlara çıkmıyoruz’ hiçbir etkisi olmaz. Ben ‘bir anayasal hakkı alalım, sonra greve gidelim’ demiyorum. Eğer bu 3 grup, futbolda bir araya gelse etkisi çok fazla olur. Hatta kimse rahat hakaretler, yalanlar, iftiralar atamaz, o kadar kolay olmaz. Herhalde bir gün bir araya gelecek. Bunun için görüşeceğim ve bir araya gelmeleri için elimden geleni yapacağım.”

Bu arada, panel öncesinde oturumu yöneten Faik Gürses ile Fatih Terim’in masasının önündeki led panel yere düştü. Bu sırada çıkan ses nedeniyle Gürses bir tedirginlik yaşarken, Terim’in espri yaparak dolu su bardağını Gürses’e vererek “Al bunu iç” demesi salonda gülüşmelere neden oldu.

Yayınlanma Tarihi:14:22,