SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yunus Yıldırım, TV'deki spor programlarını yakından takip ettiğini söyledi.

Türkiye'nin en tecrübeli hakemlerinden biri; Yunus Yıldırım… Tam 22 yıldır hakem camiasının içinde olan Yıldırım, Antalya'da yapılan MHK hakem seminerinde Türkiye'de hakem olmanın zorluğunu ve o psikolojiyi Hürriyet’e açıkladı.

İşte satırbaşları…

– Her zaman yönetmiş olduğum bir maçı yeniden tekrar izlerim. Yorumlarını dinlerim. Pozisyonları, görüntüleri incelerim. Bunları izledikten sonra bir dahaki maça daha iyi hazırlanma konusunda kendime bir takım veriler elde ederim.

– Hemen hemen her TV programını izlerim. Maçtan sonra gider TV'yi açarım. Ama bana katkısı olduğu müddetçe izlemeye devam ederim. Eleştiriler farklı boyutlarda kişiselleştirilip eleştiri boyutundan çıkıp suçlamaya dönünce izlemem. Bu da benim en doğal hakkım.

‘KENDİME DERS ÇIKARIYORUM’

– Verdiğim kararlar mutlaka tartışılacak. Sonuçta ben de TV'deki yorumcu da kendi işini yapıyor. Önemli olan benim buradan gerekli dersleri çıkartıp, öz eleştiri yapmam. Tüm yorumlar, senin istediğin gibi olumlu olamaz. Önemli olan gelen eleştirileri hakemliğine katkı sağlayacak şekilde dikkate almaktır.

– Hayatta hatalı verdiğiniz bir takım kararlar varsa, bu zaman zaman sizi düşünceye, moral bozukluğuna sevk eder. Aynı durum hakemlik de böyledir. Saha içerisinde 90 dakika boyunca doğruluk oranı ne kadar yüksek karar verdiysek, o maç sonunda biz de onun büyük mutluluğunu yaşıyoruz.

‘6 HAKEM BİZİ İLERİ GÖTÜRÜR’

– Bu sene itibarıyla uygulanan 6 hakemli sistemden dolayı gelecek nesillerde bence hakemlik çok daha iyi noktalara taşınacak. Hakemlik, her geçen gün daha kurumsal bir yapıya kavuşuyor. Bu sisteme geçilmesi çok doğru bir karardı.

‘FUTBOLCULAR KÖTÜ NİYETLİ DEĞİL’

– Türkiye'de görev yapan futbolcular art niyetli diyemem. Ben hiç kimseyi art niyetli olarak görmüyorum. Sadece sahada oyuncular kazanmak uğruna zaman zaman bir takım hatalar yapıyor. Ben de bunu bir hata olarak görüyorum.

‘PENALTI KONUSUNDA ÖNYARGIM YOK’

Yıldırım, “Zor penaltı çaldığım konusunda bir algı var. Ama ben kurallar ne derse onu yapıyorum” dedi.

– Kamuoyunda benim maçlarda penaltı çalmadığım yönünde bir önyargı mevcut. Ancak benim penaltı çalma konusunda bir kaidem veya önyargım yok. Sonuçta UEFA ve FIFA talimatları, oyun kuralları neyi gerektiriyorsa onu yerine getirmeye çalışıyorum. Bazen yanlış verilen penaltılar olduğu gibi, benim bazen görmeyip veremediğim penaltılar da olmuş olabilir. Ama bunların tamamı oyun kuralları içerisindedir. Kişisel olarak bu benim vermiş olduğum karar değil.