SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Bu taraftar seni affetmez!

Dakikalar 34'ü gösterirken Fenerbahçe tribünlerinden inanılmaz bir tezarühat yükseliyor; Her yer rüşvet, her yer yolsuzluk… NTV ekranlarındaki Rıdvan Efendi, fena bozuluyor bu duruma… Vay efendim kimsenin Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanını küçük düşürmeye hakkı yokmuş da, vay efendim başbakan herkesten daha çok Fenerbahçeliymiş de, vay efendim 3 Temmuz sürecinde yaşananları bir tek o bilirmiş de… Adam resmen, 34'üncü dakikada protesto sloganları atan Fenerbahçe taraftarına fırça atıyor… Fenerbahçeliysen, Fenerbahçeliliğini bileceksin Rıdvan Efendi… Milyonlarca Fenerbahçe taraftarına fırça atmak senin haddine düşmez. Sonra aynı Rıdvan Dilmen'i Dolmabahçe Zirvesi'nde görüyoruz. Belli ki Fenerbahçeli yönetici Mahmut Uslu'ya randevuyu da Rıdvan almış. Dolmabahçe'deki zirvede neler konuşuldu, ne sözler alındı bilemem. Bildiğim bir tek şey var, Fenerbahçe'nin Rıdvan Dilmen'e ihtiyacı yok. Başbakanın bir numaralı savunucusu olan Rıdvan Dilmen, acaba en zor günlerinde Aziz Yıldırım'ı niye savunmadı. Savunamazdı çünkü başbakan kızardı. Eyyy Rıdvan kardeşim, biz birbirimizi biliriz. Sen beni tanırsın, ben de seni… Başbakanla aynı fikirde olmadığını çok iyi bilirim. Ama buna rağmen başbakanla yakın ilgi kurmuşsun ya, seni tebrik ederim. Ama unutma ki, başbakanlar bu ülkede gelip geçicidir. Aslolan Fenerbahçe'dir… Ve inan bana, bu Fenerbahçe taraftarı seni asla affetmeyecektir. Bir çift sözüm de Mahmut Uslu'ya… Başbakanla o gün ne konuştunuz. Ben dahil tüm Fenerbahçeli taraftarlar konuştuklarınızı merak ediyor. Gerçeği bilmek hakkımız. Siz yönetici olarak taraftarların düşüncelerine engel olamazsınız. Yanlızca kulubü yönetmekle sorumlusunuz, bu böyle biline…

Yiğidi öldür hakkını yeme

Hakan Şükür'ü seversiniz ya da sevmezsiniz. Ama futbolculuğu gibi yorumculuğuna laf söyleyemezsiniz. Futbolculuğu süresince elde ettiği başarılarla Türk insanı olarak göğsümüzü kabarttı. Son zamanlarda Lig TV'deki tarafsız yorumculuğu da herkesin takdirini kazanmıştı. Her şey iyi gidiyordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın özel izniyle hem milletvekilliği, hem de spor yorumculuğu yapıyordu. Ama AKP'den istifa ettiği gün, yorumculuk hayatı da bitmiş oldu. Bir gün eline bir tebligat geçti. Lig TV'den gönderilen tebligatta, işine son verildiği yazıyordu. Yani bu tebligatın anlamı şu; artık Hakan Şükür'ü Lig TV ekranlarında izleyemeyeceğiz. Ben işte bu iki yüzlülüğe anlam veremiyorum. Benim saflarımdayken her şey mübah, saflarımdan ayrıldın mı her şey günah… Ne yalan söyleyeyim, ben Hakan Şükür'ü görüş anlamında pek sevmem. Sevmemem için nedenlerim de var. Her şeyden önce dünya görüşlerimiz farklı. Sonra gönül verdiğimiz renkler farklı… Amaaa, bu benim Hakan Şükür'ün hakkını savunmayacağım anlamına da gelmiyor. Yiğidi öldür ama hakkını ver diye bir söz vardır. Allah için Hakan Şükür Lig TV'de müthiş yorumlar yapıyordu. Oturup zevkle izliyordum. Ama AKP'lilere göre başbakana kazan kaldırdı, yanlış yaptı. Hal böyle olunca ipini de çekiverdiler.

Ronaldinho sponsora bağlı

G.Saray Drogba transferini gerçekleştirdiği gün, Beşiktaş'ın da Ronaldinho hayali başladı. Ama ne yazık ki, fatura biraz kabarıktı. Beşiktaş'ın ayağını yorganına göre uzatması gerekiyordu. Eğer Ronaldinho transferini gerçekleştirecekse, bunun için bir sponsor bulmalıydı. Ama geçtiğimiz transfer döneminde bu sponsor bulunamadı. Geldi ara transfer. Siyah beyazlı yöneticiler kolları sıvadı, ensesi kalın Beşiktaşlı işadamlarının kapısını çaldı. Beşiktaş'ın düzene giren bütçesini alt-üst etmeden Ronaldinho'yu transfer etmeyi düşünüyorlar. Menajerini İstanbul'a çağırdılar. Fiyat aldılar, nabız yokladılar. Alınan fiyatlar Beşiktaşlı işadamlarına bildirildi. Şimdi siyah-beyazlı camianın kulislerinde Ronaldinho'nun ara transferde işinin bitirileceği konuşuluyor. Ama hala net bir şey yok. Fiyatta anlaşıldı mı? Sponsor olacak işadamı bu rakamı kabul etti mi? Tüm bu sorular cevap bekliyor. Eğer her şey yolunda giderse Ronaldinho, ligin ikinci yarısında siyah-beyazlı formayı giyebilir.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek