SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, Fenerbahçe TV’de yayınlanan Teknik Analiz adlı programda birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“SAHADA KALACAĞIMIZI SÖYLEDİK, YAPTIK”

“Sezon başından başlayarak hikaye anlatmak lazım. Sezon başından itibaren yaptıklarımız ve onların detaylandırılması gerekiyor. Biz sezon başında yaptığımız tüm röportajlarda sahada kalacağımızı söyledik. Sahanın dışında hiçbir zaman kalmayacağımızı söyledik. Bunu da ilk yarı itibarı ile yaptık. Futbolcusuyla, her şeyiyle sahayla ilgilendik sadece.”

“3 TEMMUZ’DA KAYIPLAR OLACAĞI SÖYLENDİ”

“Yorumlamadan sezon başından itibaren anlatmak istiyorum. Büyük bir kongre gerçekleşti. Katılım müthişti. Sonuçları da müthiş oldu. Herkes hissetti ve 9 branşın tamamı da başında bulunan sorumluları da dahil katılım inanılmaz oldu. Fenerbahçe dünyanın en büyük sivil toplum örgütlerinden birisidir. Buradan aldığımız bir enerji var. Katkıda bulunacak bir katılım sağlıyor. 3 Temmuz’da kayıplar olacağı söyleniyordu ama Fenerbahçe güçlenerek büyüdü. Teknik olarak ne yapacağımızı bilemeden geldik göreve. Hiçbir şey belli değildi. Arsenal maçına kadar hiçbir plan yoktu. Salzburg ile eşleştik, daha sonra da malum olayları yaşadık. Avrupa’ya gidemedik bilindiği gibi. Kadro yapılanması ne olacak, hukusal olarak nasıl savaşlar verilecek hepsi sonradan belli oldu.”

“BİZ SORUNLARI KRİZE DÖNÜŞTÜRMEDİK”

“Tüm branşlarımız lider. Çok başarılıyız. Biz böyle bir ortamda Konya ile başladık. Sahanın içerisinde neden sürekli kalmamız gerektiğini orada herkes anlamıştır. Personelinden futbolcusuna kadar kimsenin sorunu yok gibiydi, kazanılan kupalar, başarılar ortadaydı. Bir aile, bir takım ruhu ile kenetlendik ve başta başkan ve yönetim kurulu olmak üzere önemli bir destek bulduk. Takım içerisinde yaşanacak normal hadiselerin başkanımızın duruşu ve refleksleriyle bizi rahatlattığını söylemem lazım. Ekip olarak biz de rahatladık. Hiçbir kriz doğmadan geçirdik o günleri. Sorun her ailede vardır ve olmalıdır. Gelişim sürecinin olmazsa olmazıdır. Biz sorunları krize dönüştürmedik. Farkımız bu oldu.”

“SOW KRİZİNİ PERFORMANS İLE ÇÖZDÜK”

“Sezon başındaki Moussa Sow krizini performans ile çözdük. İlk geldiği günden bu yana teknik olarak çok gelişim sağladı. Moussa’nın performansının başlangıcını yaptık. Oynayan, oynamayan futbolcular ile ilgili seçimler de krizin eşiğinden döndürdü.”

“BUGÜN MESSI BİR YILDIZ, YA DA RONALDO”

“Biz bir kriter koyduk. Oyuncular yıldızı yaratmaya çalışıyor. Bugün Messi bir yıldız, ya da Ronaldo. Bakıyorsunuz onların takıma katkıları ve kulübe kattıkları diret olarak takıma yansıyor. 1 yıllık başarı ya da iniş çıkışlarla olmuyor. Biz de takımda öne çıkacak, yıldız potansiyeli olan oyuncuların yükselişler yaşayarak yukarıya çıkacağına inandık, bunu yapmaya çalıştık. Oyundan düşmelerimiz, bizde de var her takımda olduğu gibi. Oyuncuların performansları, idmanları kayıt altında. Kamuoyunda bizi yönlendirenlere seslenmek istiyorum. Subjektif değerlendirmelerde bir yere tutulursunuz ve bir çok ayrıntıyı kaçırırsınız. Biz, bir çok ayrıntının değerlendirildiği bir sistemin içerisindeyiz. Bizim de gönlümüzden geçenler var ama rakamların da söyledikleri var. Onları görmezden gelemeyiz. Hem gönlümüzden geçeni, hem de rakamların söylediğini birleştirmek durumundayız.”

“BU İŞİN SOSYAL, PSİKOLOJİK YÖNÜ VAR”

“Bu işin sosyal, psikolojik yönü var. Oyuncuları hazırlamak gibi, bir de rakamların söylediği bi veri tabanı bölümü var. Bu sonuçlar size öyle bir söyleniyor ki oyuncunuzun karşısına çıktığınız zaman söyleyecek şeyleriniz oluyor. Başka bir firmaya yaptırdığımız ve bizim yaptığımız ölçümler var. Bireysel olarak inişler olsa bile takım olarak çıkışlarımız var. Tam hızlı koşmalarda inanılmaz artışlar var. Taktik idmanları bunlara göre yönlendiriyoruz, bireysel olarak da aynı şekilde. Öyle oyuncularımız var ki, atletik performansları çok iyi ama teknik katkılarında değişmeler gerektiriyor. Atletik ve performans boyutlarının ikisinin de bir araya gelmesi önemli.”

“ÇIĞIR AÇACAK ÇALIŞMALAR VAR”

“Futbolcuların maçta, idmanda neler yaptığını oyuncuların tamamı görüyor. Bu da onların içerisinde bir yarışma yaratıyor. Antrenman öncesi ve sonrası için çığır açacak çalışmalar var. Ekiplerle ön çalışmalar var. Kimin neler yapması gerektiği ile ilgili ölçümler var. Bu ölçümlerin sonucunda hangi oyuncumuzun neler yapması gerektiği rapor halinde ortada. Müsabaka yoğunluğu, oynayamaması, kart görmesi vs. O durumlarda nasıl çalışması ile ilgili programlar da mevcut. Futbolcularımızın tatilde nasıl çalışmaları gerektiği bile hazırdır. Şu andaki misyonumuzu daha ileriye taşımamız için sorumluluklarımız var. Bu ciddiyette devam etmek için çalışmaları sürdüreceğiz.”

“TÜM CİHAZLARA SAHİBİZ”

“Dünya ile bire bir kullandığımız tüm cihazlara sahibiz. Tüm ekipmanları aldırdık ve kullanıyoruz. Bireysel performanslar için özel cihazlarımız var. Maçların devre aralarında görebileceğimiz verilerin soyunma odasına aktaran cihazlarımız var. Devre arasında yapılan hataları oyunculara verilerle gösterebiliyoruz. Futbolcuların bunları görüp, bu verileri daha verimli kullanmasını kısa sürede sağladık.”

“DAYANIKLILIĞI ÜST DÜZEYDE OLAN OYUNCULARIMIZ…”

“Çok ciddi gelişimler var oyuncular üzerinde bireysel olarak. Dayanıklılık konusunda makasın ağzı dardır, çeşitli etkenlerle bunları arttırabilirsiniz. Takım içerisinde dayanıklılığı çok üst düzey olanlar var. Caner gibi, Gökhan gibi. Cristian’ın da bu kadar dayanıklı olmasını sağlamanız için ekstra şeyler yapılması gerekiyor örneğin. En çok şut atan, ceza sahalarında en çok topla buluşan takım olduk. En çok orta yapan oyunculara sahibiz yine Gökhan ve Caner gibi. Kazanan oyuncularla ilgili belirli rakamlar var. Hava topları veya sahipsiz toplarla ilgili oyuncularımızın kendi aralarında yaptıkları küçük yarışmalar var.”

“YÖNETİMİN OBJEKTİFLİĞİ HOŞUMA GİDİYOR”

“Herkes bir iş yapıyor ve bunu keyif alarak yapmak zorundadır. Keyif almadan bir işi yapamazsınız. Size sunulan imkanların ve size hazırlanmış ortamların değeri vardır. Yönetimin objektifliği benim çok hoşuma gidiyor. Çok sıkıntılı ya da dertli diye tanımladığımız Fenerbahçe’de ekonomik sorun yok. Dolayısı ile futbolcular mutlu, kaygıları yok bu konuda. Organizasyon konusunda hiçbir sıkıntı yok, yemek olsun, programlamalar olsun, hepsi… O gün olması gereken en iyisi her şey. En güzeli olmasa bile o şartlarda olabilecek en iyisi. Herkes bunu biliyor ve bu yüzden herkesin kafası rahat. Fenerbahçe takımında oynayan oyuncuların ortalaması yaklaşık 29. Ben bu yaş ortalamasında bu çalışmaları yaparken olağanüstü sorunsuz şekilde çalışıyoruz. Son derece profesyonel herkes. Bir organizasyona giderken ağlamaları vardır futbolcuların, onları çok beğeniyorum ben. Sonra gidince kalkmak istemiyorlar, komik oluyor o da.”

“SEZON BAŞINDA ÇATIŞMALAR OLDU ANCAK…”

“Takım içerisindeki ahengin kazanılmasındaki en büyük etkeni önce yönetim, daha sonra biz getiririz. O kurgunun başlangıcını yönetim yapamazsa bu iş olmaz. Biz o konuda hiç sıkıntı yaşamadık. Oyuncularımızın katılımı bazı şeyleri beraberinde getirdi. Son dakika galibiyetleri ile ilgili çok şey söylendi. Ben de bir şeyler söylemek istiyorum. Takımın 5-6 kere son dakika golü atıyorsa nasıl istendiğini, puanın nasıl değerli olduğunu görmesi gerekiyor herkesin. Bu işin bir altyapısı var. O duyguları kullanacak kondisyonu ortaya çıkarmak için çalışıp, dayanıklılık vs. gibi öğeleri geliştirmek gerekiyor. Sezon başında çatışmalar yaşadık ancak şimdi herkes donanımını bildiği için ona göre hareket edebiliyor. Bu çok önemli.”

“İSTEDİĞİMİZ ZAMAN YENİLMEYİZ”

“Kazandığımız halde mutlu olmadığımız ya da daha farklı şekilde kazanmamız gereken maçlar var. Bunları biz biliyoruz. Oyunu forse etmek için rakibe oyun oynatmadığımız maçlar da var. Biz istediğimiz zaman hiçbir takıma yenilmeyiz, en azından kaybetmeyiz. Biz böyle bir takımız. Rakiplerimize çok ciddi saygılar göstermemiz gerekiyor. Hiçbir takıma karşı küçümseme yapmak kabul edilir bir şey değil. Bizdeki felsefe budur, bu felsefeyi de kabul etmek durumundayız ve her futbolcumuz da etti.”

“TOP RAKİPTEYKEN DAHA İYİ…”

“Bir takım ekiklerimiz var idmanlarda. Taktik disiplin ve maçların bazı bölümlerinin beni rahatsız eden bölümleri var. Bunları gidermek adına çalışıyoruz. Daha fazla çalışmalıyız. Hafta içinde çalışacağımız çok zaman var. İstediğimiz süreci daha iyi yapmak istediğimiz zamanlar var. Özellikle top rakipteyken daha iyi oynamalıyız. Hücumlarda boyumuzu kısaltmalıyız.”

“100 GOL İDDİAMIZ YOK”

“100 gol barajı diye bir iddiamız yok. Biz atabildiğimiz kadar gol atmaya çalışıyoruz. Kendi içimizdeki yarışlarda herkesin kendi içindeki skorlarda en iyisini yaptırmaya çalışıyoruz. Kimse aldığımız puanlarla ilgili eleştiride bulunamıyor. Bu skorlara takılmış değiliz, bizim takıldığımız skorlar oyuncuların kendi içindeki skorlardır.”

“ORTA SAHA SKORA KATKI YAPMALI”

“4 oyuncumuzda ağırlık. Orta sahadan katılım olması gerekiyor. Orta saha oyuncularımızın skora katkısı olması gerekiyor. Şöyle bir gerçek var, duran toplar konusunda oldukça başarılıyız. Orta sahanın skora daha çok katkı sağlamasını yapmak zorundayız. Bununla ilgili ikinci yarıda çalışmalarımız olacak.”

“GENÇ OYUNCULARLA İLGİLİ ÇALIŞMA OLACAK”

“Başkanımızla ciddi konuşmalarımız oldu. Genç oyunculara artık yönelme zamanı geldi. Artık gidişat maliyetlerin artması herkesi sıkıntıya sokacak. Zaman içerisinde genç oyuncularla ilgili çalışmalarımız olacak. Scout ekibimiz yeni kuruldu, çalışmaya başladı. Bunların hepsi olacak ancak bizim öncelikli hedefimiz bu sezon şampiyon olmak. Kiralık giden oyuncuların çok sıkı takip ediyoruz. Genç oyunculardan oluşan 10 isim 2 etaplı kamp çalışmalarımıza katılacak. Birkaç oyuncumuz özellikle çok yetenekli. Bir planımız var, birkaç girişimle iyi bir altyapı organizasyonu içerisinde önemli işler yapacağız.”

ALTYAPI İÇİN; “OYUNCU ÜRETEMİYORUZ”

“Gereksiz olduğunu düşündüğüm birkaç tartışma konusu var. Yabancı sorunu, her zaman dile getirdim. Yabancı oyuncu sınırı ile altyapıların kalkındırılması tamamen farklı şeyler. Altyapı ayrı, yabancı konusu ayrı bir kavramdır. Süper Lig’i biz nasıl konumlandırıyoruz, neyi hedefliyoruz? Bu soruların cevabını bulmamız gerekiyor. Şampiyonlar Ligi’nde her sene takımlarımızın olmasını mı isteyeceğiz, Avrupa’da her sezon şampiyonluğa oynayan bir yapıyı mı benimseyeceğiz. Biz ucuz bir lig değiliz. Çok önemli paralar dönüyor. Bir çok Süper Lig takımının yaz dışında spor okulu yok, altyapısı yok. Yazın yapıyorlar, bunu da para kazanmak için. Şehrin değerleriyle oluşturulan bir altyapıya ciddi şekilde eğilindiğini ben düşünmüyorum. Oyuncu üretemiyoruz.”

6+0+4 PATLAMASI; “KURAL DEĞİŞMEZ”

“Kulüpler birliği bir toplantı yaptı ve karar aldı, biz de kulüp olarak imza attık. Bundan sonra da süreç başladı. Takımımızı ona göre kurduk. Kadro olarak en mağdur takım biziz. İkinci bir 3 Temmuz vakası, UEFA’da hakkını aramış ama alamamış bir Fenerbahçe. Çok üzücü karşılıyoruz. Ben oyuncularım adına çok üzülüyorum. Yobo, Kadlec gibi oyuncularımı ben kadroya alamıyorum bir karar verildi diye. Biz mahallede top oynarken bile kural değiştirmezdik. Futbol sorunları sürekli kural değiştirerek çözemeyiz. Bir karar verilir. 6+0+4’ün temelini bana anlatın? Siz, altyapıya önem vermeden altyapıyı nasıl geliştirebilirsiniz bu kuralla. Oyun devam ederken kural değişmez.”

TRANSFER İÇİN BU SÖZLER!..

“Bu işi yapmaya başladığımdan beri zorlandığım taraf devre arası transferidir. Bir takımdan bir oyuncuyu almak, göndermek çok zordur. Bizim bir planımız yok bu konuda açıkçası. Ama Fenerbahçe’nin böyle bir transfer gücü var. Şunu alalım, bunu alalım gibi bir planımız yok. Giderken değil, biterken almaktır oyuncuyu doğru olan. Fenerbahçe’nin çıkarları söz konusuysa eğer oyuncu alınır. Bizim bir kadromuz var. Bu kadroyla devam etmek bizim amacımız.”

“BİZİM OYUNCULARIMIZ DA ÜZÜLÜYOR…”

“Bizim oyuncularımız da üzülüyor bazı şeyleri söylerken, kadro dışına alırken ya da oynamayan oyuncularımızın ne kadar üzgün olduğunu biliyorsam Fenerbahçeli oldukları için bir o kadar da sevinçli olduklarını biliyorum.”

“YABANCI İLE İLGİLİ KALİTE…”

“Yabancı konusuyla ilgili artık bir kalite yakalamanın zamanı geldiğine inanıyorum. Üst düzeyde bir kalitenin oluşmasını sağlamalıyız. Futbol oynama şarlarının artık daha üst düzeye gelmesi gerekiyor. Daha iyi ortamlarda taleplerin yerine getirilmesi gerekiyor. İngiltere, Almanya bunu başardı, İtalya başaramadı. Hatalarından dönemiyorlar. Stat kaliteleri, organizasyonları biraz uzaklaştı. İspanya bunu yapmaya devam ediyor. İngiltere ve Almanya’da dikkat edin, daha kalabalık ortamlara karşı oynanıyor futbol.”

KARABÜK’TE ZEMİNE TEPKİ!..

“Biz Karabük’te kötü oynadık, daha güzel bir zeminde daha iyi bir zeminde oynanabilirdi. Buzun üzerinde biz Eskişehirspor’dayken idman bile yapamadığımız zamanlar oldu. Resmen buz tabakasının üzerinde paten yapacak duruma geldik. Artık bunlar olmamalı. Eskişehir’de, Antalya’da Bursa’da statlar bitiyor. Rize’de örneğin çok güzel, küçük, kompakt ama çok güzel yapılar var. Bu tarz gelişimler olmalı.”

“BİZ ŞAMPİYON OLACAĞIZ”

“Biz şampiyon olacağız. İpi önde göğüsleyeceğiz. Biz başarılı olmak için ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Hem oyuncularımız, hem de biz başta camia ve taraftar, başkan, herkes şampiyonluğu istiyor. Çok doğal ve masum bir istek. İştahımızı taraftarın düşündüğünden fazlasına taşıyarak yeni iştahlar yaratmayı hedefleyeceğiz. Kimsenin şüphesi olmasın.”

“NE HAYALKIRIKLIĞI, NE DE SÜRPRİZ”

“Hiçbir oyuncumun performansı ile ilgili ne kimsede hayal kırıklığı yaşadım, ne de beklentilerimin çok üzerine çıktı. Dünya Kupası’na katılacak oyuncularımız var. Kuyt, Emenike, Yobo, Bruno Alves gidecek. O oyuncularımızın o noktalara hazırlıkları bizim için önemli. Bunları da konuşuyoruz. Eminim sezon sonuna doğru performanslarını daha yukarıya çıkaracağız.”

“UMUDUMUZ OLAN GENÇLER VAR”

“Çok umudumuz olan genç oyuncularımız var. Türkiye’nin en iyi 4 kalecisine sahibiz. Erten, son derece iyi bir gelecek vaadediyor. Çok çok gelişiyor. Salih için önümüzde bir süre daha var. Yetenekleri üst düzeyde, oyunculuk karakterini oturtması gerekiyor. Anadolu takımlarında Salih önemli mesafeler katedebilirdi. Daha entellektüel bir yapıda olması gerekiyor Fenerbahçe’de olması için. İkinci yarıda daha farklı bir Salih izlemek istiyoruz. Sen de mi buradasın dedim dün ona, ben bu takımın oyuncusu değil miyim dedi bana. Çok güzel performanslar bekliyorum ondan. Salih, özgüveni yüksek bir çocuk. Alper var örneğin. Caner, Emenike, Sow gibi oyuncularımız da var bunlar da yaşlı değil. Tam yaşlarındalar. Hiçbir oyuncuyu ayırmamak gerekiyor.”

“BEN GAYET SAĞLIKLIYIM”

“Sağlığım ile ilgili yaşadığım bir sürprizdi. Check up’larda çıkan sürpriz bir şeydi. Ben gayet sağlıklıyım. Başkanımıza teşekkür etmek istiyorum. Stent mi takılacak, yapılsın mı yapılmasın mı diye çok konuşuldu. Bizzat eşlik edip bana destek verip moral vermesi bende bir sorumluluk duygusu yarattı. Son kontrollerim de yapıldı, gayet iyiyim. Spor da yapıyorum. Sağlığımla ilgili bir şikayetim olmadı bugüne kadar.”

YANAL’IN 2014 MESAJI…

“Bütün insanılığa ve dünya üzerindeki her insana sağlık, mutluluk diliyorum. Her canlı mutlu olmayı hak ediyor. Böyle bir dünyada herkesin mutlu olması imkansız. Ben herkese mutlukluk diliyorum. Ülkemizin dostluk, barış içerisinde yaşadığı, ayrımcılığın ayrıcalıkların olmadığı, çağdaş bir ülke olarak tekrar bir yıl yaşamamızı ümit ediyorum. Herkesin gönlünden geçenler olsun.”

Yayınlanma Tarihi:16:57,