SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Utanma pazarı!

27 Aralık 2013
LİGİN 15. haftasında Kasımpaşalı Donk'un Beşiktaş maçında yapmış olduğu hareketle ilgili çeşitli kesimlerden farklı yorumlar geldi. Bana göre bunlardan en ilgincini UEFA Başkanvekili, aynı zamanda Türkiye Futbol Federasyonu Onursal Başkanı olan sayın Şenes Erzik yaptı. Erzik yorumunda, “FIFA ve UEFA'nın sosyal sorumluluk ve fair play komitelerinde başkanlık yapmış birisi olarak son derece üzgünüm ve utanıyorum” dedi.
Öyle ya!.. UEFA'daki görevi nedeniyle son derece etkin ve karar alıcı bir makamda bulunan sayın Erzik, hepimizin bildiği gibi dolaylı da olsa futbolumuzun içinde yer almayı başarıyor. Türk futbolunun içindeki pozisyonu ve konumuna baktığımızda tam bir “ombudsman” gibi davrandığını görüyoruz. Uzun yıllardır federasyon başkanlığı seçimlerinde onun istediği ya da yanında olduğu aday başkan seçildi. Genelde güçlünün yanında yer almayı iyi beceriyor! Üstelik hangi siyasi irade iktidara gelirse gelsin onlarla çabucak kaynaşması ise takdire şayan bir durum!
Bu işin sorumlusu kim?
BURAYA kadar her şey tamam da; neredeyse Türk futbolunda her şeyi belirleyici durumdasın… O zaman niye “Utanıyorsun” diye sormazlar mı adama?
Sorarlar tabii ki…
TÜM bu özellikleriyle futbolumuzun geleceğini dizayn eden Şenes Erzik bana göre sadece Donk'un pozisyonundan değil, Türk futbolunun içinde bulunduğu bir çok durumdan da utanıyordur aslında ama söyleyemiyor!.. Çünkü söylemek işine gelmiyor.
Gereğini neden yapmadın
ÇOK iyi biliyor ki o zaman kendisine; “Futbolumuz bu duruma düşerken sen neden gereğini yapmadın; kimden korktun? Doğru ve başarılının yanında olmayıp, kişisel menfaatlerini mi ön plana çıkardın?” diye soracaklar.
O yüzden hiç kimse bana, “Ben Donk'un yaptığı hareketten utanıyorum”dan falan bahsetmesin. Asıl utanması gerekenler, Türk futbolu lime lime edilirken sesini çıkaramayanlardır. Öyle değil mi sayın Erzik?
Parayı veren düdüğü çalar
ERKEZ Hakem Kurulu, Donk pozisyonunun yanıtı çok basit olmasına rağmen, kuralda açıkca yazılanları da bir kenara bırakıp yine UEFA Hakem Komitesi Üyesi ve eğitimci Uilenberg'e sormuş.
MHK ne iş yapar!
UİLENBERG elbette bu konuda yorum yapacak yetkin kişilerden birisi ve üstelik Türk hakemlerinin eğitimciliğini de yapıyor. Ancak ortada öyle acı bir tablo var ki; ne zaman MHK'nin başı sıkışsa hemen onu devreye sokuyor. Sanki oyun kurallarını bilenler veya okuyanlar bir şey anlamıyor gibi. O zaman kural kitabına ne gerek var? Uilenberg gelsin tüm maçları bildiği gibi yönetsin, hatta o da yetmez MHK Başkanlığı da yapsın! Nasıl olsa bizim MHK her şeyi ona soruyor.
ÜSTELİK gözden kaçan en önemli konu Uilenberg'in Türkiye Futbol Federasyonu'ndan eğitim için hatırı sayılı paralar alması. Bu tartışmalı konulardaki açıklamalarına baktığımızda ise “parayı veren düdüğü çalar” demeden edemiyoruz.
Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek